Дізнайтеся, як використовувати vicdan у реченні турецька. Понад 33 ретельно відібраних прикладів.
Herkesin, fikir, vicdan ve din hürriyeti hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.
Translate from турецька to англійська
Tom'un diğer insanların yiyeceğini çalmakla ilgili vicdan azabı yok.
Translate from турецька to англійська
Tom'un düşündüğünü herkese söylemekten hiçbir vicdan azabı çekmiyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom yalan söylemekten hiçbir vicdan azabı çekmiyordu.
Translate from турецька to англійська
Tom sınavda kopye çekmekten hiçbir vicdan azabı çekmiyordu.
Translate from турецька to англійська
O, öyle yaparken hiç vicdan azabı çekmedi.
Translate from турецька to англійська
Tom vicdan azabı çekiyor gibi görünüyor.
Translate from турецька to англійська
Kopya çekerken vicdan azabı çektim.
Translate from турецька to англійська
Seni affettim bu sana yaşadığın sürece vicdan azabı olarak kalsın.
Translate from турецька to англійська
Vicdan azabı çekiyorsun, değil mi?
Translate from турецька to англійська
O, vicdan azabı hissetti.
Translate from турецька to англійська
Onun hakkında vicdan azabım var.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin arabasını çaldıktan sonra vicdan azabıyla doluydu ve bir kalemde sildi.
Translate from турецька to англійська
Dil vicdan oluşturur.
Translate from турецька to англійська
Vicdan azabı çekiyorum.
Translate from турецька to англійська
Vicdan azabı ve pişmanlık eş anlamlı değildir.
Translate from турецька to англійська
Huzursuz vicdan kendine ihanet eder.
Translate from турецька to англійська
Benim bir vicdan azabım vardı.
Translate from турецька to англійська
Benim vicdan azabım yok.
Translate from турецька to англійська
Vicdan olmadan bilim yalnızca ruhun mahvolmasıdır.
Translate from турецька to англійська
İyi bir vicdan en iyi yastıktır.
Translate from турецька to англійська
Vicdan hiç iyileşmeyen ve ondan kimsenin ölmediği bir yaradır.
Translate from турецька to англійська
Vicdan hiç iyileşmeyen ve kimsenin ölmediği bir yaradır.
Translate from турецька to англійська
Biraz vicdan muhasebesi yaptım.
Translate from турецька to англійська
Vicdan denen şey nedir?
Translate from турецька to англійська
Artık yurtla, ulusla hiçbir vicdan ve düşünce bağı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve ulus bağımsızlığının ve onurunun koruyucusu durumunda bulundurulması nasıl uygun görülebilirdi?
Translate from турецька to англійська
Erzurum'da On Beşinci Kolordu Komutanına 21 Mayıs 1919'da yazdığım bir şifrede: "Genel durumumuzun almakta olduğu korkunç şekilden pek üzgün olduğumu; ulusa ve yurda borçlu olduğumuz en son vicdan ödevini yakından, birleşik çalışmayla, en iyi yapabileceğimiz kanısıyla bu son görevi kabul ettiğimi; bir an önce Erzurum'a gitmek isteğinde bulunduğumu, ama Samsun ve yöresinin durumu, güvensizlik yüzünden kötü bir sonuca varma niteliğinde bulunduğundan, buralarda ister istemez birkaç gün kalmak gerekeceğini" bildirdikten sonra, "beni şimdiden aydınlatmaya yarayacak bir şey varsa bildirilmesini" rica ettim.
Translate from турецька to англійська
Ali'ye vicdan borcum var.
Translate from турецька to англійська
Her pişmanlık vicdan azabı demek değildir.
Translate from турецька to англійська
Bu yapılan vicdan rahatlatmaktan başka bir şey değil.
Translate from турецька to англійська
Onda ne bir vicdan ne bir utanma, hiç bir şey yok!
Translate from турецька to англійська
Evet, sizde hiç vicdan yok!
Translate from турецька to англійська
Sende vicdan kırıntısı yok!
Translate from турецька to англійська