Дізнайтеся, як використовувати yüce у реченні турецька. Понад 14 ретельно відібраних прикладів.
Yüce Allah sonradan kaldıramayacağı bir taş yaratabildi mi?
Translate from турецька to англійська
Yüce Tanrı, Tanrı olmayı unuttu.
Translate from турецька to англійська
Sana yüce şeref sözümü veriyorum.
Translate from турецька to англійська
Stalin'i bedenlenmiş tanrısal ruh sahibi erişkin bir yüce varlık olarak gören çok insan var.
Translate from турецька to англійська
Yüce düşüncelerin olduğundan eminim.
Translate from турецька to англійська
O, oturma odasında yüce İsa'nın bir resmine sahip.
Translate from турецька to англійська
Onlar yüce dolara tapıyor.
Translate from турецька to англійська
Onun dövüş sanatları kahramanlığı zaten yüce mükemmellik seviyesine ulaştı.
Translate from турецька to англійська
Yüce Allah sizi çok mutlu eder.
Translate from турецька to англійська
Eğitimin en yüce amacı nedir?
Translate from турецька to англійська
Bu şekilde yardımda bulunması Tom'un yüce gönüllülüğündendi.
Translate from турецька to англійська
Ulus ve ordu, kurtuluş yolu düşünürken bu atadan gelen alışkanlık dolayısıyla kendinden önce yüce halifeliğin ve padişahlığın kurtuluşunu ve dokunulmazlığını düşünüyor.
Translate from турецька to англійська
Yüce Yaradan'ı ancak yarattıklarında bulmak mümkündür.
Translate from турецька to англійська
Akla aykırı olduğu söylendiği için, dışsal ve yüce bir iradeye itaatten geri çekilmeyi istemek gülünç olur. Çünkü hükümetin prestiji, tebaasını kendi fikirlerine göre doğru ve yanlışı yargılamada özgür bırakmaması, yasama erkinin reçetelerine göre bırakmasında yatmaktadır.
Translate from турецька to англійська