Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "yürüyen"

Дізнайтеся, як використовувати yürüyen у реченні турецька. Понад 50 ретельно відібраних прикладів.

Acele yürüyen yolda kalır.
Translate from турецька to англійська

Ona "yürüyen sözlük" deniyor.
Translate from турецька to англійська

Köpeği ile yürüyen küçük bir çocuk var.
Translate from турецька to англійська

Tabiri caizse, o yürüyen bir sözlüktür.
Translate from турецька to англійська

Tom yürüyen insanları gözlemlemeyi sever.
Translate from турецька to англійська

Bay Johnson, adeta, yürüyen bir sözlüktür.
Translate from турецька to англійська

Ken ile yürüyen kız May'dir.
Translate from турецька to англійська

Tavanda yürüyen bir örümcek gördüm.
Translate from турецька to англійська

Orada yürüyen adam öğretmenimiz.
Translate from турецька to англійська

O, yürüyen sözlük dediğimiz şeydir.
Translate from турецька to англійська

Ona yürüyen sözlük denilir.
Translate from турецька to англійська

Caddede yürüyen iki yabancı var.
Translate from турецька to англійська

Sokakta yürüyen iki yabancı var.
Translate from турецька to англійська

Sahilde yürüyen güzel kadını fark etmekten kendimi alamadım.
Translate from турецька to англійська

Yürüyen merdiven aniden durdu.
Translate from турецька to англійська

Yürüyen merdivene binerken lütfen tırabzanı tut ve sarı çizginin içinde dur.
Translate from турецька to англійська

Tom arabasında oturuyordu, yürüyen insanlara bakıyordu.
Translate from турецька to англійська

Acelesi olmayan insanlar yürüyen merdivenin sağ tarafında durur.
Translate from турецька to англійська

Piet gerçekten yürüyen bir sözlük.
Translate from турецька to англійська

Sen yürüyen bir sözlük müsün?
Translate from турецька to англійська

Mary bandonun önünde yürüyen bir kızdı.
Translate from турецька to англійська

Babam, tabiri caizse, bir yürüyen sözlük.
Translate from турецька to англійська

Çayırda yürüyen bir geyik vardı.
Translate from турецька to англійська

Bir sopa ile yürüyen yaşlı adam Tom'un onun caddeyi geçmesine yardım etmesini istedi.
Translate from турецька to англійська

O, onların dediği gibi, yürüyen bir ansiklopedi.
Translate from турецька to англійська

Edward White uzayda yürüyen ilk Amerikalı oldu.
Translate from турецька to англійська

1965 yılının Mart ayında, Sovyetler Birliğinden Aleksey Leonov uzayda yürüyen ilk insan olmak için Voskhod 2'den ayrıldı.
Translate from турецька to англійська

Benim ayakkabı bağcığım yürüyen merdivene takıldı.
Translate from турецька to англійська

Orada yürüyen kız, benim kızım.
Translate from турецька to англійська

Neil Armstrong, Ay'ın yüzeyinde yürüyen sadece 12 kişiden biridir.
Translate from турецька to англійська

Tom'la yürüyen kız Mary'dir.
Translate from турецька to англійська

Tom yürüyen merdivenlerden korkar.
Translate from турецька to англійська

Karanlıkta yürüyen kör bir adama el feneri tutma.
Translate from турецька to англійська

Sami bir yürüyen merdiven tamir ediyordu.
Translate from турецька to англійська

Sami'nin ilaçları onu yürüyen zombi gibi hissettirdi.
Translate from турецька to англійська

Tüm dünya yürüyen merdiven kullanıyor.
Translate from турецька to англійська

Yürüyen merdivenlere dikkat et.
Translate from турецька to англійська

Yürüyen merdivene ters bindi.
Translate from турецька to англійська

Ali yürüyen karizma resmen.
Translate from турецька to англійська

Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.
Translate from турецька to англійська

O'dur tek başına gökleri geren, denizin dalgaları üzerinde yürüyen.
Translate from турецька to англійська

Yürüyen merdiven arızalı.
Translate from турецька to англійська

Yürüyen merdivenlerden korkuyorum.
Translate from турецька to англійська

Aracımızın yürüyen aksamında sıkıntı yoktur.
Translate from турецька to англійська

Yürüyen merdiven çok kalabalık olduğu için yanındaki normal merdivenden çıktım.

Yürüyen palet zafere gider.

Ali ölmüş ama gömülmemiş yürüyen bir ceset gibi.

Ali sağdan yürüyen bir solcu.

Ali soldan yürüyen bir sağcı.

Tom arabada oturup yürüyen insanlara bakıyordu.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська