Дізнайтеся, як використовувати yıldırım у реченні турецька. Понад 64 ретельно відібраних прикладів.
Ben yıldırım gibi koştum.
Translate from турецька to англійська
Tom üç kez yıldırım tarafından çarpıldı.
Translate from турецька to англійська
Tom, yıldırım tarafından çarpıldı ve öldü.
Translate from турецька to англійська
Tom yıldırım tarafından öldürüldü.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım kuleye isabet etti.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım tehlikeli olabilir.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım kuleyi vurdu.
Translate from турецька to англійська
Tom yıldırım tarafından çarpıldı.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım gökyüzünü aydınlattı.
Translate from турецька to англійська
Evini yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım bir fırtına anında oluşabilir.
Translate from турецька to англійська
Dün eve yıldırım düştü.
Translate from турецька to англійська
Fırtına bir sürü yıldırım üretti.
Translate from турецька to англійська
Uzakta bir yıldırım parlaması gördüm.
Translate from турецька to англійська
Alandaki büyük bir ağacı yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Hastanedeyim. Yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Bu ağaca yıldırım düştü.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım Tom'un evini vurdu.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım kadar hızlı koştum.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım suya değdiği zaman ne olur?
Translate from турецька to англійська
Yıldırım evini vurdu.
Translate from турецька to англійська
Tom'u yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Onu yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Onu yıldırım çarpmıştı.
Translate from турецька to англійська
Beni yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Tom'u yıldırım çarpmasını ve ölmesini diliyorum.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım bazen aynı yere iki kez çakar.
Translate from турецька to англійська
Ben bunun doğru olduğuna yemin ederim ya da yıldırım beni çarpsın.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım tarafından çarpılan evi gördüm.
Translate from турецька to англійська
Ağaca yıldırım düştü.
Translate from турецька to англійська
Büyük ağaca yıldırım düştü.
Translate from турецька to англійська
Otuz yıl önce saate yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Dün gece gök gürültüsü ve yıldırım vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un kullandığı trene yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Bir yıldırım uzun boylu ağacı vurdu.
Translate from турецька to англійська
O, bir yıldırım tarafından üç kez çarpıldı.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım neredeyse anlıktır.
Translate from турецька to англійська
Norveç'te 300'den fazla geyik, bir yıldırım tarafından öldürüldü.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım beni bir süre için kör etti.
Translate from турецька to англійська
Mary'ye üç kez yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Mary'nin evini yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un evini yıldırım çarptı.
Translate from турецька to англійська
Ben yıldırım tarafından üç kere çarpıldım.
Translate from турецька to англійська
Sen yıldırım tarafından üç kere çarpıldın, değil mi?
Translate from турецька to англійська
O, yıldırım tarafından üç kere çarpıldı.
Translate from турецька to англійська
Onlar üç kez yıldırım tarafından çarpıldılar.
Translate from турецька to англійська
Biz üç kez yıldırım tarafından çarpıldık.
Translate from турецька to англійська
Uzaktan yıldırım flaşları gördüm.
Translate from турецька to англійська
Tom'un ahırı geçen sene iki kez yıldırım tarafından çarpıldı.
Translate from турецька to англійська
Tom'un evine yıldırım düştü ve temeline kadar yandı.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım çakıyor.
Translate from турецька to англійська
Yıldırım meşeyi ayırdı.
Translate from турецька to англійська
O, yıldırım çarpması sonucu kurtuldu.
Her şey yıldırım hızında oldu.
Kütüphanenin önündeki ağaç yıldırım tarafından vuruldu.
Hayat düşen bir yıldırım gibidir. Güzelliğin saltanatı tek günlüktür. Hepsi birbirine benzeyen ölülerin kafataslarına bakıp ibret al!
Tom'un olduğu uçağı yıldırım çarptı.
Onu üç kez yıldırım çarptı.
Üzerine üç kez yıldırım düştü.
Yıldırım hızıyla koştum.
Yıldırım çarpıp öldü.
Yıldırım çarpması sonucu öldü.
"Yıldırım ilçesi hangi ile bağlıdır?" "Bursa."
Tom'un bindiği trene yıldırım düştü.