Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "yaşama"

Дізнайтеся, як використовувати yaşama у реченні турецька. Понад 73 ретельно відібраних прикладів.

Eğer yurt dışında ilk yaşama deneyiminse, Kanada gidilecek iyi bir yerdir.
Translate from турецька to англійська

Birçok insan New York'ta yaşama şansına atlardı.
Translate from турецька to англійська

Kendinizi toparlamalısınız ve yaşama cesaretle katlanmalısınız.
Translate from турецька to англійська

Herkesin yaşama hakkı vardır.
Translate from турецька to англійська

Yaşama maliyetleri yükseliyor.
Translate from турецька to англійська

Yaşlı adam yaşama isteğini kaybetti.
Translate from турецька to англійська

Ölümden sonraki yaşama inanıyorlar.
Translate from турецька to англійська

Kadınlar erkeklerden daha uzun yaşama eğilimindedir.
Translate from турецька to англійська

Yakında kırsal yaşama alışacaksın.
Translate from турецька to англійська

Para kazanma onun yaşama nedenidir.
Translate from турецька to англійська

Büyük bir şehirde yaşama isteğim yok.
Translate from турецька to англійська

İstediğimiz yerde yaşama hakkımız var.
Translate from турецька to англійська

Düzensizden düzenli bir yaşama geçmek için çabalayacağım.
Translate from турецька to англійська

Şimdi ruhsal çöküntü yaşama.
Translate from турецька to англійська

Kimse birbirini kandırmadığı sürece herkes özgürce yaşama hakkına sahip olmalı.
Translate from турецька to англійська

O, onun yaşama biçimini kıskanıyordu.
Translate from турецька to англійська

Yaşama isteğini kaybettim.
Translate from турецька to англійська

Tom'un Boston'da yaşama arzusu yoktu.
Translate from турецька to англійська

Böyle davranma hakkına sahibim çünkü sen yaşama sevincimi öldürdün.
Translate from турецька to англійська

Tom doğumdan sonra yaşama inanır.
Translate from турецька to англійська

Beni yaşama bağlamak için geç kaldın.
Translate from турецька to англійська

Tom doğumdan sonra yaşama inanıyor.
Translate from турецька to англійська

Merak kediyi öldürdü ama hoşnutluk onu yaşama geri getirdi.
Translate from турецька to англійська

Tom bağımsızlık ile yalnız yaşama arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from турецька to англійська

Ölümden sonraki yaşama inanmıyor.
Translate from турецька to англійська

Ben koyu inançlı bir adamım ve ölümden sonraki yaşama inanıyorum.
Translate from турецька to англійська

Anlamsız hain bir yaşama azıcık anlam katmak istedim.
Translate from турецька to англійська

Ölümden sonraki yaşama inanıyor.
Translate from турецька to англійська

İnsanlar çalışmak için yaşama yerine yaşamak için çalışıyorlar.
Translate from турецька to англійська

Dünyanın her yerinde yaşama imkânınız olsaydı nerede yaşamak isterdiniz?
Translate from турецька to англійська

Çok şükür, oğlum yeni okulundaki yaşama çabucak uyum sağladı.
Translate from турецька to англійська

İstediğin gibi yaşama, elinden nasıl geliyorsa öyle yaşa.
Translate from турецька to англійська

Kişisel bilgisayarın gelişmesi insanların çalışma tarzında, yaşama tarzında ve birbirleriyle etkileşime girme tarzında devrim yapmıştır.
Translate from турецька to англійська

İnanan biriyim ve ölümden sonraki yaşama inanıyorum.
Translate from турецька to англійська

Bir insanın yaşama hakkı varsa öyleyse bir insanın aynı zamanda ölme hakkı da olmalı. Eğer yoksa, o zaman yaşamak bir hak değil ama bir zorunluluktur.
Translate from турецька to англійська

Bir insanın yaşama hakkı varsa, aynı zamanda ölme hakkı da olmalı. Eğer yoksa; o zaman yaşamak bir hak değil, zorunluluktur.
Translate from турецька to англійська

Tom'u yaşama döndürebilirdin.
Translate from турецька to англійська

Tom hayallerindeki yaşama sahipti.
Translate from турецька to англійська

Bazı Batılılar ruhlarının var olduğuna ve sonsuz yaşama sahip olduklarına artık inanmıyorlar.
Translate from турецька to англійська

Ölümden sonraki sonsuz yaşama inanır mısın?

Yaşama maliyetleri hızla arttı.

Tom yaşama isteğini kaybetti.

Tom'un iyi bir yaşama sahip olmasını istiyorum.

Yaşamak için çalış; çalışmak için yaşama!

O, bu kırsal yaşama yavaş yavaş alışıyor.

Onun daha iyi bir yaşama ulaşmak için büyük bir isteği vardı.

Ben uzaylı yaşama inanmam.

Ben yaşama ilgimi kaybettim.

Babasının ani ölümü nedeniyle, ülke dışında yaşama planlarını terk etti.

Ebedi yaşama inanıyor musun?

Yaşama gücü yorulmadan zamanın geniş bir süreci için bir fiziksel veya zihinsel aktivite taşıma kapasitesidir. Sen sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürerek sağlıklı ve dengeli bir diyet tüketerek, eğitim tarafından yaşama gücünü artırabilirsin.

Yaşama tarzım bu.

Mısır'da yaşama fikri Fadıl için heyecan vericiydi.

Bu şehir çok yüksek bir yaşama maliyetine sahip.

Daha düşük bir yaşama maliyeti olan bir yere taşınmayı planlıyorum.

Mary yaşama sebebimdir.

Aydın ve ilerici bir hayat sürdürebilmek için en önemli şartlardan biri: yaşamak ve yaşama izin vermek.

Dünyanın her yerinde yaşama imkânın olsaydı nerede yaşamak isterdin?

10 metre ötede parti var, bende yaşama sevinci yok.

Bende yaşama sevinci yok.

Müslüman halkı Rumların boyunduruğu altında bırakmayıp yaşama haklarını ve varlıklarını koruma amacıyla, Trabzon'da da birtakım kişiler ayrıca bir dernek kurmuşlardı.

Yeni bir yaşama yelken açıyorum.

Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış, bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yoktur.

Eğer elin günah işlemene neden olursa, onu kes. Tek elle yaşama kavuşman, iki elle sönmez ateşe, cehenneme gitmenden iyidir.

En kusursuz cinayet, yaşama sevincini öldürmektir.

Alabalıkların yaşama alanı orasıdır.

Mizah duygusu geliştirme ve olayları mizahi bir ışık altında görme çabası, yaşama sanatında ustalaşırken öğrenilen bir hiledir.

Ölüm sonrası yaşama iman ediyor musun?

Ölümden sonraki yaşama inanıyor musun?

Tüm yaşama hevesimi kaybettim.

İyi yaşama hoş geldiniz.

Elias'a orada yaşama şansı verilmişti.

Her çocuk yaşama hakkına sahiptir.

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська