Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Головна
Додатки
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр підтримкиЗворотній зв'язок
Додатки

iPhone + iPad

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Mac + Safari

Центр підтримки, список оновлень, Завантажити

Google Chrome

Центр підтримки, Завантажити

Mozilla Firefox

Центр підтримки, Завантажити

Opera

Центр підтримки, Завантажити

Microsoft Edge

Центр підтримки, Завантажити
Підтримка
ЗавантажитиЦентр підтримкиДоступні мовиПовернення грошейСкинути парольВідновити ліцензійний ключПолітика конфіденційності
ЗВОРОТНІЙ ЗВ'ЯЗОК
Зворотній зв'язокTwitterБлог
Мова
безкоштовні сервіси
Онлайн перекладачВідмінювання дієслівПереглянути Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Приклади речень турецька зі словом "yanına"

Дізнайтеся, як використовувати yanına у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.

Senin yanına oturabilir miyim?
Translate from турецька to англійська

Herkese karşı kaba davranamazsın ve sonsuza dek onun yanına kalacağını bekleyemezsin.
Translate from турецька to англійська

Köpek adamın yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Yanına bir şemsiye almadı.
Translate from турецька to англійська

Tom, Mary'nin yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Tom otobüste Mary'nin yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Tom konserde Mary'nin yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Tom neredeyse yanına bir şemsiye almayı unutuyordu.
Translate from турецька to англійська

John'un yanına oturdum.
Translate from турецька to англійська

Tom böyle bir şey yapamaz ve yanına kar kalmaz.
Translate from турецька to англійська

Ben annemin yanına koştum.
Translate from турецька to англійська

O, onun yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Onun yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Şemsiyeni yanına al.
Translate from турецька to англійська

Arabamı kapının yanına park ettim.
Translate from турецька to англійська

Biz masayı o pencerenin yanına koyduk.
Translate from турецька to англійська

O, otobüste onun yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Onun yanına oturdum.
Translate from турецька to англійська

O, onun yanına oturdu ve sessizce dinledi.
Translate from турецька to англійська

Gözleri kapalı olarak onun yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Buyur. Bunu yanına al. Faydalı olabilir.
Translate from турецька to англійська

O, başka bir yerde olmayı dileyerek onun yanına oturdu
Translate from турецька to англійська

Yanına bir kazak al böylece üşütmezsin.
Translate from турецька to англійська

Bu sabah yanına bir şemsiye almalısın.
Translate from турецька to англійська

Yağmur yağmaya başlar diye yanına bir şemsiye al.
Translate from турецька to англійська

O onun yanına diz çöktü ve onun adının ne olduğunu sordu.
Translate from турецька to англійська

Bu katlanan şemşiyeyi yanına al. Yararlı olabilir.
Translate from турецька to англійська

Herkes onun yanına oturmak istiyor.
Translate from турецька to англійська

Lütfen masayı duvarın yanına koy.
Translate from турецька to англійська

Yanına bir fotoğraf makinesi almayı unutma.
Translate from турецька to англійська

O zaman yanına bir şey almadı.
Translate from турецька to англійська

Yaptığı hileyi yanına kar bırakmamalısın.
Translate from турецька to англійська

Öldüğünde onu yanına alamazsın.
Translate from турецька to англійська

Tom şemsiyesini yanına almayı unuttu.
Translate from турецька to англійська

Yanına bir şemsiye almayı unutma.
Translate from турецька to англійська

Yanına oturabilir miyim?
Translate from турецька to англійська

Islanıp üşütmek istemezsin, bu yüzden bu şemsiyeyi yanına al.
Translate from турецька to англійська

Shihai bir Çince kitabı alıp Wang öğretmenin yanına gitti ve sorular sordu.
Translate from турецька to англійська

Bunu Tom'un yanına bırakamazdım.
Translate from турецька to англійська

O gelmek istemiyorsa ben onun yanına giderim.
Translate from турецька to англійська

O neredeyse onun yanına giderim.
Translate from турецька to англійська

Onun yanına gitmek istiyorum.
Translate from турецька to англійська

İzni olmadan nasıl gidebilirim yanına?
Translate from турецька to англійська

Kim sevdiğinin yanına gitmek istemez?
Translate from турецька to англійська

Tom pencerenin yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Tom kitap okurken pencerenin yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Tom babasının annesine yanına gömülmesini istiyor.
Translate from турецька to англійська

O onun yanına bir sandalye çekti.
Translate from турецька to англійська

Tom kanapede Mary'nin yanına oturdu.
Translate from турецька to англійська

Tom kumlu plajda Mary'nin yanına oturdu.

Tom kumun üstünde Mary'nin yanına oturdu.

Tom iki kupa kahveyle mutfaktan döndü ve Mary'nin yanına oturdu.

Tom yanına bir şemsiye almadı.

Tom Mary'ye şemsiyesini yanına almasını tavsiye etti.

Tom'un yanına gitmemizi ve ona partiye hazırlanması için yardım etmemizi öneriyorum.

Mary dolaptan ütü masasını çıkardı ve onu açtı, pencerenin yanına yerleştirdi.

Eğer üşüyorsan buraya gel ve ateşin yanına otur.

Eğer üşüyorsan buraya gel ve bilgisayarın yanına otur.

Eğer üşüyorsan, gel ateşin yanına otur ve kendini ısıt.

Tom bir şişe şarapla Mary'nin yanına gitti.

Bugün yanına bir şemsiye almalısın.

Tom kutuyu masasının yanına yere koydu.

Tom bankta Mary'nin yanına oturdu.

Abd dünyanın her yanına buğday ihraç eder.

Mary'nin yanına gelmeli miyim?

Tom Mary'nin yanına oturmak istiyordu.

Şemsiyeni yanına alman akıllıcaydı.

Beni yanına almanı istiyorum.

Bunu yanına almanı istiyorum.

Tom'un yanına oturdum.

Tom'un yanına oturabilir miyim?

Yanına iki parça bagaj aldı.

Tom bavulunu Mary'nin yanına koydu.

İkinci ayna kapının yanına asıldı.

Bak, gözaltında değilsem, o zaman beni arkadaşlarımın yanına geri götürmeni istiyorum.

Ona gideceksin, hatırını soracaksın, yanına oturacaksın.

Tom şemsiyesini yanına almadı.

Yanına para al!

Yağmur ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.

Yağmur yağması ihtimaline karşı şemsiyeni yanına al.

Tom'u çocuklarımın yanına salma.

Senin yanına gelemem Tom.

Lütfen çöpünü yanına al ve onu özenli bir şekilde at.

Yanına gidip, onunla konuşmaya cesaret edebilir miydin?

Tom'un yanına çömeldiler.

İşlenen günahlar kimsenin yanına kalmaz.

Ateşin yanına gel.

Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.

Bugün yanına bir şemsiye alsan iyi olur.

Tom Mary'nin yanına oturdu ve foto albümünü açtı.

Kimsenin ettiği kimsenin yanına kalmaz.

Öğretmen onun yok olduğunu göstermek için onun adının yanına bir işaret koydu.

Yanına bir şemsiye almana gerek yoktu.

Yağmur yağma ihtimaline karşı yanına bir şemsiye alsan iyi olur.

Yağmur gibi görünüyor. Yanına bir şemsiye alsan iyi olur.

Yerinde olsam onun yanına gitmem.

Sadece güvenli tarafta olmak için neden yanına bir şemsiye almıyorsun?

Onun giysileri odanın her yanına dağılmış ve şapkasını yatağın dibinde buldu.

Kamerayı yanına almayı unutma.

Pencerenin yanında olan ön sırada Tom'un yanına oturmayı tercih ediyorum

Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська
Translate from турецька to англійська