Дізнайтеся, як використовувати yaramaz у реченні турецька. Понад 100 ретельно відібраних прикладів.
O, yaramaz bir çocuktur.
Translate from турецька to англійська
Havadan şikâyet etmen bir işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Yaramaz kız kaleminin sonunu çiğneme alışkanlığı içinde.
Translate from турецька to англійська
Onlara karşı çıkmak hiçbir şeye yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Şu ayakkabılar tırmanma için işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
İşe yaramaz şeyi atın.
Translate from турецька to англійська
Kim bana" bir boka yaramaz" diyor?
Translate from турецька to англійська
Teklifiniz işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
O şimdi öğle yemeğinde dışarıda olacak, bu yüzden hemen aramamız bir işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Ben yaramaz bir çocuktum.
Translate from турецька to англійська
John sahtekâr satıcının işe yaramaz bir makine parçasını alırken onu kandırdığını iddia etti.
Translate from турецька to англійська
O kitap işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Veri tamamen işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Pratiği olmayan teori işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Tom oldukça yaramaz bir çocuktur.
Translate from турецька to англійська
Sinirlenmeniz işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Bilgisayarınıza bağırmak işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Keşke böyle işe yaramaz bir şey almasaydım.
Translate from турецька to англійська
Keskin bir göz olmadan keskin bir bıçak işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
İşe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
O işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Bu işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Bu, işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Kocam işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
O benim için işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
İşe yaramaz hissediyorum.
Translate from турецька to англійська
Onun planları teoride her zaman kulağa hoş geliyor ama uygulamada işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Onlar şu anda işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Tom yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Tom'un işe yaramaz olduğunu biliyordum.
Translate from турецька to англійська
Kitapları neredeyse işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Dökülen süt için ağlamak bir işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Zamanını o işe yaramaz kimse için boşa harcıyorsun!
Translate from турецька to англійська
Çocuğun yüzünde yaramaz bir sırıtma vardı.
Translate from турецька to англійська
Tom yaramaz değil.
Translate from турецька to англійська
Tüm kaliteli elemanlarımız gitti, geriye böyle işe yaramaz olanlar kaldı.
Translate from турецька to англійська
Plan işe yaramaz mı diyorsun?
Translate from турецька to англійська
Sürekli koşuşturan yaramaz çocuklardan hiç hazzetmem.
Translate from турецька to англійська
Şimdi özür dilemen işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Cazibeniz burada işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Çocuklarım çok yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Bu anahtar bu kilitte işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Hatta denemek bile işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Bu internet sitesi işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Tom sadece bir tembel işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Bu tamamen işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Bu kitap kesinlikle işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Denemek işe yaramaz.
Translate from турецька to англійська
Sen yaramaz bir çocuksun.
Translate from турецька to англійська
Yaramaz çocuklara katlanamıyorum.
Translate from турецька to англійська
Yaramaz oğul, babasını sevdi.
Translate from турецька to англійська
Tek kelimeyle işe yaramaz biri.
Translate from турецька to англійська
Tom yaramaz bir çocuktu.
Tom yaramaz, değil mi?
Yaramaz mıydın?
Artık düşünmeye devam etmek işe yaramaz.
Homeopati işe yaramaz.
Erkekler çok işe yaramaz.
Kelimesi kelimesine çeviriler işe yaramaz.
Ağzınla kuş tutsan da işe yaramaz.
Onlar işe yaramaz.
Tom işe yaramaz.
Sorunu daha fazla tartışmak işe yaramaz.
Bu her zaman işe yaramaz.
Bu bütünüyle işe yaramaz.
Pinokyo, seni yaramaz çocuk!
Tüm dualar işe yaramaz.
İtalyan televizyonu işe yaramaz.
O tamamen işe yaramaz.
Onun görüşü işe yaramaz.
O, yaramaz erkek çocuğunu kovalarken onun ayakkabılarından biri çıktı.
Bu dolma kalem işe yaramaz.
Yaramaz kız bir masum havası üstlendi.
O bütün çabalarını işe yaramaz buldu.
Eğer bunu bir ritmle yapmazsan işe yaramaz!
Ben işe yaramaz mıyım?
Her zaman korkan insanların işe yaramaz olduğunu düşünüyorum.
Bu işe yaramaz hale geldi.
Kendini gizlemen işe yaramaz.
Denediğin her şey işe yaramaz.
Yaramaz çocuklara tahammül edemiyorum.
Anlaşmak için onu ikna etmeye çalışmak işe yaramaz.
Tom'un planı işe yaramaz.
Ağlamak işe yaramaz.
Bu alet hiçbir şeye yaramaz.
Ben yaramaz bir çocuk muydum?
Bu benim için işe yaramaz.
Bir dua, iman olmadan işe yaramaz.
Issız bir adada para işe yaramaz.
Polis bize köprünün işe yaramaz olduğunu söyledi.
Benim kumbaram benim yaramaz kız kardeşim tarafından kırıldı.
O, yaramaz çocuğa sinirlendi.
O zamazingo işe yaramaz.
O zımbırtı işe yaramaz.
Bu çocuk çok yaramaz.
O yaramaz.
Tom yaramaz bir çocuk.
Yaramaz çocuklar arkadaşına kızın saçını çekmesi için gaz veriyorlar.
Tom böyle bir yaramaz.
Tom genellikle bu durumlarda işe yaramaz.