Дізнайтеся, як використовувати yaratan у реченні турецька. Понад 21 ретельно відібраних прикладів.
Ontario Sansür Kurulu 1980'de Günter Grass'tan uyarlanmış "Teneke Trampet" filmini yasakladı ama medya bu yasağı saçma buldu ve hatta Canadian Broadcasting Corporation (CBC) sorun yaratan görüntüleri o gece ülke çapında ulusal haberlerde gösterdi.
Translate from турецька to англійська
Moskova’da kendi elleriyle bir mucize yaratan genç bir Kırgız kadın, Dağıstanlıları şaşırttı.
Translate from турецька to англійська
Dağıstanlılar, Moskova'da kendi elleriyle bir mucize yaratan Kırgız bir kız yüzünden şaşırıp kaldılar.
Translate from турецька to англійська
Bütün farkı yaratan Güneş'tir.
Translate from турецька to англійська
O fark yaratan şeydir.
Translate from турецька to англійська
Güçlük yaratan biri terk etmeli.
Translate from турецька to англійська
Farkı yaratan karakterdir.
Translate from турецька to англійська
Farkı yaratan kısım işte bu.
Translate from турецька to англійська
Bütün farkı yaratan buydu.
Translate from турецька to англійська
Beni yaratan, cennetin babası Tanrı'yı seviyorum.
Translate from турецька to англійська
Bugün dünyada var olan sorunlar onları yaratan düşünce düzeyiyle çözülemez.
Translate from турецька to англійська
Yaratan, terbiye eden ve bağışlayan Allah'ın ismi ile sözüme başlıyorum.
Translate from турецька to англійська
Dünyayı ve içindekilerin tümünü yaratan, yerin ve göğün Rabbi olan Tanrı, elle yapılmış tapınaklarda oturmaz. Herkese yaşam, soluk ve her şeyi veren kendisi olduğuna göre, bir şeye gereksinmesi varmış gibi O'na insan eliyle hizmet edilmez.
Translate from турецька to англійська
Yeri göğü yaratan RABden gelecek yardım. O ayaklarının kaymasına izin vermez, Seni koruyan uyuklamaz.
Translate from турецька to англійська
Yargı reformu özellikle endişe yaratan bir konu.
Translate from турецька to англійська
Özellikle endişe yaratan bir sektör tarım.
Translate from турецька to англійська
Küfür etmeden küfür etkisi yaratan bir cümle söyler misin?
Translate from турецька to англійська
Deniz veganlığı kuşku yaratan bir beslenme biçimi.
Translate from турецька to англійська
William, tekstil endüstrisinde devrim yaratan vizyoner bir liderdi.
Translate from турецька to англійська
William günlük sorunlar için yenilikçi çözümler yaratan yetenekli bir ürün tasarımcısıdır.
Translate from турецька to англійська
Cezayir'in ekonomik geleceği hakkında belirsizlik yaratan birçok şey var.
Translate from турецька to англійська