Дізнайтеся, як використовувати yasak у реченні турецька. Понад 88 ретельно відібраних прикладів.
Adem'in yasak meyveyi neden yedi?
Translate from турецька to англійська
Bu bina şimdi yasak bölgededir.
Translate from турецька to англійська
Bu yasak bir alandır.
Translate from турецька to англійська
Bu telefonu kullanmam yasak.
Translate from турецька to англійська
Flaşlı fotoğraf çekmek bu noktadan itibaren yasak.
Translate from турецька to англійська
Burada balık tutmak yasak.
Translate from турецька to англійська
Bazı şeyleri yapmam yasak, bunu anlaman lazım.
Translate from турецька to англійська
Bu yasak!
Translate from турецька to англійська
Yasak bölgede mi bulundun?
Translate from турецька to англійська
Burada sigara içmek yasak.
Translate from турецька to англійська
Bu bilgiyi ticari amaçlı kullanmak yasak.
Translate from турецька to англійська
Avustralya'da otostop yasak mı?
Translate from турецька to англійська
U dönüşü yasak!
Translate from турецька to англійська
Sigara içmek burada yasak.
Translate from турецька to англійська
Tükürmek yasak
Translate from турецька to англійська
Bu alan yasak bölge.
Translate from турецька to англійська
Tom, sigara içilmesi yasak yerlerde sigara içen insanlardan hoşlanmaz.
Translate from турецька to англійська
Bu yasak.
Translate from турецька to англійська
Orada, onlar onun yasak olduğunu söylemez. Aslında, onlar onun zorunlu olduğunu söyler.
Translate from турецька to англійська
Onlar bunun orada yasak olduğunu söylemezler. Aslında onun zorunlu olduğunu söylerler.
Translate from турецька to англійська
Onu yasak ettiler.
Translate from турецька to англійська
Burada yüzmek yasak.
Translate from турецька to англійська
Ev hayvanları burada yasak.
Translate from турецька to англійська
Sigara içmek yasak.
Translate from турецька to англійська
Bu kesinlikle yasak.
Translate from турецька to англійська
Burada nefes almak yasak.
Translate from турецька to англійська
Konuşmam yasak.
Translate from турецька to англійська
Bunun hakkında konuşmam yasak.
Translate from турецька to англійська
Sanırım bunu yapmam yasak.
Translate from турецька to англійська
Bunu yapmam yasak.
Translate from турецька to англійська
Çime basamam. Yasak.
Translate from турецька to англійська
Çimlerde yürümek yasak ama ya koşmak?
Translate from турецька to англійська
Köpek yasak.
Translate from турецька to англійська
Öğrencilerin öğretmenler odasına girmesi yasak.
Translate from турецька to англійська
Hah, senin 'yasak büyüler'in bana karşı işlemeyecek!
Translate from турецька to англійська
Park etmek yasak!
Translate from турецька to англійська
Pharamp yasak yere park ettiği için para cezası ödedi.
Translate from турецька to англійська
Sigara içmek artık tüm iç hat uçuşlarında yasak.
Translate from турецька to англійська
Bu alan halka yasak bölge.
Translate from турецька to англійська
Bunu burada yapmak yasak.
Translate from турецька to англійська
Yasak meyve en iyi tada sahiptir.
Translate from турецька to англійська
Ben bunun yasak olduğunu düşündüm.
Translate from турецька to англійська
Burası alkol satışının yasak olduğu bir kasabadır.
Translate from турецька to англійська
Yasak meyve her zaman en tatlısıdır.
Translate from турецька to англійська
Silah taşımak yasak.
Translate from турецька to англійська
Dans etmek yasak.
Translate from турецька to англійська
Tom'un dışarı gitmesi yasak.
Translate from турецька to англійська
Yasak meyve en tatlıdır.
Translate from турецька to англійська
Havuza giriş yasak.
Translate from турецька to англійська
Saat 10'dan sonra dışarıda kalmam yasak.
Translate from турецька to англійська
Dur! Burada park etmen yasak.
Translate from турецька to англійська
Sami'nin yasak ilişkisi patladı.
Translate from турецька to англійська
Bunu yapmak yasak mı?
Translate from турецька to англійська
Sami ve Leyla yasak aşk ilişkilerine devam ettiler.
Translate from турецька to англійська
Sami yüzülmenin yasak olduğu bir bölgedeydi.
Translate from турецька to англійська
Yasak hiç kimse tarafından kale alınmıyor artık.
Bunu yapmak yasak burada.
Göze yasak olmaz.
Yaşadığım apartmanda hayvan beslemek yasak.
Ming Hanedanlığında (15. yüzyılın başlarında), Pekin'in merkezi Yasak Şehir'di.
O saatte dışarı çıkmam yasak.
Giremezsiniz, yasak.
Nefs-i müdafaa yasak değildir.
Ailenin ülkeden ayrılması yasak.
Yasak önümüzdeki üç ay boyunca geçerli olacak.
Oraya galoşsuz girmek yasak.
Ödevini bitirmeden bilgisayar yasak.
Bu nehirde yüzmek neden yasak?
Bu bilardo salonunda pike yapmak yasak.
Yasak ne zaman kalkacak?
Yasak ne zaman uygulamaya girecek?
Naima Salhi hakkında konuşmak da mı yasak yahu?
Dışarı çıkmam yasak.
Bu taburda devrecilik yasak.
Sen bana yasak, ben sana tutsak.
Okulda ruj sürmek yasak.
Okula rujlu gelmek yasak.
Kasayla bal yasak.
Yasak baldan tatlıdır.
Temel otobüsteyken cep telefonuyla Dursun'u arayıp konuşmaya başlamış. Diğer yolcular durumu fark edince otobüste telefonla konuşmanın yasak olduğunu söyleyip Temel'i uyarmışlar. Bunun üzerine Temel telefona fısıldayarak "Ula Dursun, otobüste cep telefonuyla konuşmak yasakmış. Haçan sen konuş, ben dinliyorum da" demiş.
Kravatsız giriş yasak.
"Sokağın diğer tarafına gitmeliyiz." "Buradan geçmek yasak. Bir sonraki trafik ışığında geçmeliyiz."
O yasak elmadan bir ısırık aldı.
Bıçak dahil bütün kesici ve delici aletler yasak kapsamına giriyor.
Yasak olmasına rağmen inşaat şantiyesine gittiler.
Giriş yasak!
Okulda koşman yasak.
Buraya giriş yasak diye duydum.