Дізнайтеся, як використовувати yukarıya у реченні турецька. Понад 41 ретельно відібраних прикладів.
Tom Mary'nin yukarıya çıktığını duydu.
Translate from турецька to англійська
Yukarıya bakın.
Translate from турецька to англійська
Merdivenlerden yukarıya koştuktan sonra nefes nefese kaldım.
Translate from турецька to англійська
Vin Diesel şınav çekerken kendini yukarıya çekmez, dünyayı aşağıya iter.
Translate from турецька to англійська
Onu yukarıya götür.
Translate from турецька to англійська
Onlar yukarıya koştular.
Translate from турецька to англійська
Biz yukarıya doğru baktık.
Translate from турецька to англійська
Tom'u yukarıya gönder.
Translate from турецька to англійська
Tom yukarıya geri gitti.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin ofisine doğru merdivenlerden yukarıya koştu.
Translate from турецька to англійська
Tom kutuları yukarıya taşıdı.
Translate from турецька to англійська
Yukarıya tavana baktı.
Translate from турецька to англійська
Onlar merdivenlerden yukarıya gitti.
Translate from турецька to англійська
Tom merdivenlerden yukarıya çıktı.
Translate from турецька to англійська
Tom ve Mary her ikisi de yukarıya bakar.
Translate from турецька to англійська
Yukarıya bakma.
Translate from турецька to англійська
Ben yukarıya baktım.
Translate from турецька to англійська
Kutuyu yukarıya kaldırdı.
Translate from турецька to англійська
O, yukarıya baktı.
Translate from турецька to англійська
O yukarıya baktı.
Translate from турецька to англійська
Mary yukarıya baktı.
Translate from турецька to англійська
Onlar yukarıya baktı.
Translate from турецька to англійська
Tom ayak seslerini duydu ve yukarıya baktı.
Translate from турецька to англійська
Yukarıya baktın, değil mi?
Translate from турецька to англійська
O yukarıya baktığında, balkonundan ona bakan yakışıklı genç bir adam gördü.
Translate from турецька to англійська
Ne kadar yukarıya gidersek hava o kadar soğuk olur.
Translate from турецька to англійська
Biz yukarıya giderken hava incelir.
Translate from турецька to англійська
Daha yukarıya giderken hava incelir.
Translate from турецька to англійська
Asansör bozuldu. Çatı terasına kadar 7 kat yukarıya yürümen gerekiyor.
Translate from турецька to англійська
Tom Mary'nin merdivenlerden yukarıya çıktığını gördü.
Translate from турецька to англійська
Bunu benim için merdivenlerden yukarıya taşır mısın?
Translate from турецька to англійська
Ben merdivenlerden yukarıya gelen ayak seslerini duyabiliyordum.
Translate from турецька to англійська
Sadece bu sokakta yaklaşık 200 metre boyunca yukarıya gidin.
Translate from турецька to англійська
Yukarıya gitme zamanı.
Translate from турецька to англійська
Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarıya çıktık.
Translate from турецька to англійська
Beni yukarıya itersen dala ulaşabileceğimi düşünüyorum.
Translate from турецька to англійська
Yukarıya geri döndüm.
Translate from турецька to англійська
Ağız kenarlarını yukarıya doğru çekersen, burnundan nefes alamazsın. Gerçi bu doğru değil ama yine de şimdi gülümsemeni sağlamış oldum.
Translate from турецька to англійська
Pencere de yap, boyu yukarıya doğru bir arşını bulsun. Kapıyı geminin yan tarafına koy. Alt, orta ve üst güverteler yap.
Translate from турецька to англійська
Görmek istersen denizi, yukarıya çevir yüzü; deniz gibidir gökyüzü.
Translate from турецька to англійська
Hey, şu yukarıya bak.
Translate from турецька to англійська