Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "örnek" in 土耳其语

ad

  1. (nakış, örgü vb. için) benzeri yapılmak üzere göz önüne alınan, kendisine bakılarak benzeri yapılan şey.

    • Bu örneği bir komşudan aldım
  2. bir bütünün niteliğini anlatmak, göstermek için ondan verilen küçük parça.

    • Ekilecek tohumun örneğine bakıp, iyi olduğunu gördü
  3. bir şeyin benzeri, tıpkısı.

    • Bu sarayın yeryüzünde bir örneği yoktur
  4. durumu, davranışı ya da niteliği benimsenmeye değer kimse ya da şey.

    • O bize örnek olamaz
  5. anlatılmak istenen bir görüşü, savı, gözlemi vb. açıklamak için gösterilen, öne sürülen ve onu bir olay durumunda ortaya koyan şey.

    • Kötü şiire örnek isterseniz, her ozanda bulunur
  6. en iyi biçimde olan.

    • Okulumuz örnek okul seçildi
  7. bir kimseye huy ve davranış yönünden uymak, onu örnek olarak benimsemek.

  8. bir şeyden kendisi için ders çıkarmak.