Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "ad" in 土耳其语

ad

  1. bir kişiyi, bir hayvanı, bir bitkiyi, bir yeri, bir duygu ve düşünceyi vb. anımsamamıza, onları ötekilerden ayırmamıza yarayan sözcük.

    • Ali, güvercin, kavak, Ankara, akıl, düş sözcükleri birer addır
  2. canlı ve cansız bütün varlıkları, düşünce ve duyguları, durumları bildiren dil öğesi.

  3. herkesçe işitilmiş, bilinmiş, tanınmış olma durumu.

    • Artık o bir ad olmuştur
  4. kendisine öyle denilmek, ad verilmek.

  5. iyi olarak tanınmak, ün almak, ün kazanmak.

  6. adlandırmak, ad koymak, ad vermek.

  7. birine, özel adından ayrı olarak pek de hoşa gitmeyecek bir ad vermek.

    • Çocuklar birbirine ad takmayı sever
  8. adlandırmak, ad koymak.

  9. iyi ya da kötü bir işi kimin yaptığını açıklamak.

    • Çocuk ad vermekten çekindi
  10. kötü bir ün kazanmak.

    • Kadının adı çıkmış bir kez, alan olmadı
  11. pek de hak etmediği halde iyi nitelikli bir ün kazanmak.

    • O terzinin adı çıkmış, yoksa dikişi iyi değil
  12. adı, herhangi bir durum dolayısıyla söz konusu olmak, adı anılmak.

    • Ödül verilecekler arasında onun da adı geçti
  13. kazandığı bir nitelik nedeniyle adı bir yere yazılmak.

    • Adı yazın tarihine geçti
  14. hak etmediği iyi bir nitelikle tanınmış.

    • Orasının yalnızca adı var, yemekleri iyi değil
  15. yalnızca düşte var olan, yaşamayan.

    • Anka yok ki, ancak adı var
  16. birinin adını kötüye çıkarmak.

  17. (biri) kendi adını kötüye çıkarmak.

  18. (birinin) adını açıklamak, bildirmek.

    • Onun adını vermek işime gelmez
  19. başvurduğu kimseye kimin tarafından gönderildiğini söylemek.

    • Ona benim adımı ver, işin olur
  20. ne olduğunu, nerede olduğunu bilen yok.

  21. kimin nesi olduğu bilinmeyen.