Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "demek" in 土耳其语

Phonetics

–

unknown

  1. (bir şey, söz) söylemek.

    • Bunları demek için aramıştım
  2. ad vermek, adlandırmak.

    • Buna yemiş derler
  3. (bir dilde) karşılığı olmak.

    • Tabiat öz Türkçe doğa demektir
  4. anlamına gelmek.

    • Çalışma, başarı demektir
  5. (herhangi bir) ses çıkarmak ya da (herhangi bir) ses çıkaran bir hareket yapmak.

    • Küt deyip düşmek, çat demek, faaaş demek gibi
  6. herhangi bir yargıya varmak.

    • Yargıç buna ne der, bilinmez
  7. kimi kullanımlarda düşünmek, ummak, istemek, sanmak, oranlamak, olmak ya da erişmek gibi anlamlara da gelebilir.

    • Gün akşam dedi mi içkiye başlar. Bu iyi gelir mi dersin? Bir saatte varırız derken iki saatte varamadık
  8. (olumsuz biçimi karşıt anlamlı sözcüklerle kullanıldığında) bir işi, her şeye, her koşula, her duruma karşın kesinlikle yapmak.

    • Sabah demez akşam demez içer durur
  9. (buyruk biçimi kullanıldığında) bir işi yapmaya yeltenmek, kalkışmak.

    • Uyuyayım deme, üşürsün
  10. o halde, şu halde.

    • E, demek bu iş bitti
  11. her istediğini yaptırır, dik başlı.

    • Dediği dedik bir çocuk oldu
  12. söylediği, verdiği sözden geri dönmez, sözünde durur.

    • Benim dediğim dediktir, bunu zamanla anlarsın
  13. yalnız kendi doğrularının doğru olduğunu savunan (kimse).

  14. dediğinin kesinlikle yapılmasını isteyen, buyurgan (kimse).

  15. yalnız kendi doğrularının doğru olduğunu öne sürme durumu.

  16. dediğinin kesinlikle yapılmasını isteme, buyurganlık.

  17. bir kimsenin bir sürü bahane uydurabileceğini, bir sürü şey söyleyebileceğini anlatır.

    • Onu bilirsin, şunu der, bunu der, der oğlu der, işi yapmaz
  18. bir konuda herkesin değişik şeyler söyleyebileceğini anlatır.

    • Kime sorsan herkes ayrı şey söyler, yap der, yapma der, der oğlu der
  19. dediği halde, söylediği halde.

    • Oluyor derken baktık iş olmadı
  20. ... üzere iken, tam o sırada.

    • Çıkıyordum, derken telefon çaldı, arayan o idi

... diye davranırken, ... diye çabalarken.

  • Onu yerden kaldırayım derken ben de düştüm
  • ... diye düşünürken, ... diye umarken.

    • Yaparım derken bozuyorum