Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "hafif" in 土耳其语

Etymology

Arapça

sıfat

  1. tartıda ağırlığı az olan.

  2. kalınlığı ya da yoğunluğu az olan, ince.

    • Yazın hafif kumaşlar giyilir
  3. güç ya da yorucu olmayan, kolay olan (iş).

    • Bu çocuğa hafif işler verin
  4. ağırbaşlılığa aykırı davranışları bulunan (kimse).

    • Onun gibi hafif insanlarla bir arada olmam
  5. (yiyecek için) miktarı az ya da sindirimi kolay olan.

    • Akşamları hafif yemek gerekli
  6. zorlu, ağır, güçlü, yeğin olmayan.

    • Hafif bir hastalıkta yatağa düşerdi
  7. önemli olmayan, küçük, az.

    • Hafif bir cezayla kurtuldu
  8. etkisi az olan, sert olmayan.

    • Bira hafif içkidir
  9. yeğinliği, gücü az olan, belli belirsiz.

    • Hafif bir esinti var
  10. (yokuş için) çok dik olmayan, eğimi az olan.

    • Hafif bir yokuş bile onu yoruyor
  11. sıkıntısız, rahat.

    • Bugün çok hafif geçti
  12. göze batmayacak bir biçimde, belli belirsiz.

    • Kadının hafif eğilmesiyle göğüsleri görünmüştü
  13. parası bulunmayan ya da az olan, züğürt.

  14. yeterli ağırlıkta olmamak.

    • Kolları güçlendikçe kaldırdıkları hafif gelmekteydi
  15. değer verilmemek, önemsiz görülmek.

    • Dayı aradı ama bulduğu hafif geldi, işi olmadı
  16. ağır ağır, yavaş yavaş.

  17. belli belirsiz, ince ince.

    • Yağmur hafif hafif yağıyordu