Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "hesap" in 土耳其语

Etymology

Arapça

ad

  1. ➽aritmetik.

  2. matematiksel işlem.

  3. alacaklı ya da borçlu olma durumu.

    • Şu hesaba bir bakalım
  4. ödenecek ücretin, yapılan masrafın tutarı.

    • Garson, hesabı getir
  5. kestirmeye, oranlamaya çalışma.

    • Onun hesabına göre bugün geleceklerdi
  6. bir işin, bir girişimin başarıya ulaşması için alınan önlemlerin tümü.

    • Bütün hesaplar boşa çıktı
  7. ad tamlamasında tamlanan olarak yer aldığında anlayış, tutum ya da durum anlamına gelir.

    • Seninki bakkal hesabı, yaz deftere!
  8. sayılamayacak denli çok, pek çok, sayısız.

  9. beklenmedik, umulmadık.

    • Böyle hesaba gelmez durumları da düşünmeliydik
  10. (bankada) açılan hesabı kapamak.

  11. alacağını alarak ya da borcunu vererek açık bir hesabı sona erdirmek.

  12. aralarındaki tartışmaya son vermek.

  13. hesabı kapayarak alışveriş yapmaz olmak.

  14. artık görüşmez olmak, her türlü ilişkiye son vermek.

  15. hesap açtırmamış bulunmak.

    • Bankada hesabı yoktu
  16. sayılamayacak denli çok olmak, pek çok olmak, sayısız olmak.

    • Akşama değin içtiği sigaranın hesabı olmazdı
  17. alacağını vererek ilişiğini kesmek.

  18. ortadan kaldırmak, öldürmek ya da döverek vb. cezalandırmak.

  19. (banka) gerektiğinde çekilmek üzere yatırılan para için işlem yapmak.

  20. birine borçlanma olanağı tanımak, kredi açmak.

  21. hesap defterinde, bir kişi için, krediyle alışverişinin yazılacağı bir yer ayırmak.

  22. hesap işlemi yapmak, hesaplamak, hesap yapmak.

  23. bir işin kazancıyla kaybını karşılaştırarak bir sonuca varmak.

  24. enine boyuna düşünüp ona göre davranmak.

  25. bir tür el işlemesi.

  26. iyi hesaplama durumu, hesabını bilme, yapma.

  27. hesaplama sonunda.

  28. iyice düşünüp taşındıktan sonra.

  29. sorumlu olduğu konudaki eylemlerinden, işlemlerinden dolayı açıklama istemek.

  30. (birini) yönteme aykırı ya da yasadışı davranışlarından dolayı sorguya çekmek.

  31. biri adına yaptığı harcamaların nerelere harcandığını ve miktarını hesaplayarak bildirmek.

  • herhangi bir davranışının nedenlerini anlatmak zorunda kalmak.

  • sorumlusu bulunduğu işten ya da kurallara, yasalara aykırı davranıştan dolayı sorguya çekilmek.

  • alacaktan indirmek.

  • yok saymak.

    • O işe yaramaz, hesaptan düş onu sen