Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kalkmak" in 土耳其语

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. oturuş durumundayken dik duruma gelmek, ayakları üzerinde dikilmek.

    • Delikanlı kalkıp yaşlı adama yer verdi
  2. uyanıp yataktan ayrılmak.

    • Babam erken kalkar
  3. gitmek üzere yerinden doğrulmak.

    • Böyle çabucak kalkmak olmaz, biraz daha kalın
  4. yukarı doğru yükselmek.

    • Basılan çimler bir süre sonra kalkıyordu
  5. havalanmak, uçmak.

    • Uçak kalktı
  6. (taşıtlar için) yola çıkmak.

    • Otobüs kalkmak üzere
  7. birden ortaya çıkıp yol almaya başlamak.

    • Önümüzden bir keklik sürüsü kalkmıştı
  8. (boya, kaplama vb.) yerinden ayrılmak, kabarmak.

    • Arabanın boyaları yer yer kalkmıştı
  9. derlenip toplanıp götürülmek.

    • Köyün harmanları kalktı
  10. artık bulunmamak, yok olmak ya da kullanılmaz olmak.

    • O vakit kahve bile kalkmıştı. Kısa konçlu çoraplar kalktı
  11. varlığı, yaşamı son bulmak.

    • Cumhuriyetle padişahlık kalkmış oldu
  12. (kapak, örtü vb.) alınmak, kaldırılmak.

    • Baktım, masanın örtüsü kalkmıştı
  13. iyileşip gezecek duruma gelmek, hastalıktan kurtulmak.

    • Hastamız çabuk kalktı
  14. artık uygulanmaz olmak.

    • Olağanüstü hal kalktı
  15. güncelliği, yürürlüğü kalmamak.

    • Yasanın bu maddeleri kalktı
  16. artık geçerli olmamak, geçerliğini yitirmek, geçmez olmak.

    • Bu para kalktı, haberin yok mu?
  17. başka yere gitmek, taşınmak.

    • Banka buradan kalktı
  18. başlamak, davranmak, girişmek, kalkışmak, yeltenmek.

    • Hemen gitmeye kalkmıştı. Beni aldatmaya kalkmak sana yakışır mı?
  19. (hayvanlar için) geçmek.

    • At dört nala kalkmıştı
  20. ayakta beklemek.

    • Sınıfta sık sık cezaya kalkardı