Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "kuru" in 土耳其语

sıfat

  1. suyu, nemi, ıslaklığı olmayan.

    • Camı önce ıslak, sonra kuru bir bezle sildi
  2. (bitki için) canlılığını, yeşilliğini yitirmiş, kurumuş durumda bulunan.

    • Ağacın kuru dallarını kestiler
  3. yağış almayan ya da üzerinde bitki bulunmayan.

    • Ovada birkaç kuru tepe göze çarpıyordu
  4. (meyve, sebze vb. için) daha sonra kullanılmak üzere kurutulmuş olan.

    • Bu yıl kuru üzüm çok pahalı
  5. eti budu olmayan, arık, sıska, zayıf.

    • Kuru bir kadın köyde koca bulamaz
  6. salgısı olmayan.

    • Kuru öksürük insanı yorar
  7. döşenmemiş, çıplak.

    • Kuru bir evde oturulur mu?
  8. (yiyecek için) yanında ek şeyler olmayan, katıksız.

    • Bir kuru ekmeği zor bulurdu
  9. sonuç vermeyen, geçersiz, etkisiz.

    • Kuru sözlerle bizi oyaladı
  10. (anlatım için) duygudan ve akıcılıktan uzak.

    • Yazarın kuru bir dille anlattığı olay, etkisiz kalıyor
  11. coşkusu, çekiciliği, tadı olmayan, tekdüze.

    • Böyle kuru bir yaşam istememişti
  12. gibi kimi deyimlerde işe yaramazlık, yoksunluk, yoksulluk, yalnızlık vb. bildirir.

  13. kuru olan şey.

    • Odunun kurularını yaktın mı yaşları da yanar
  14. esrar.

  15. kuru fasulye.

    • Bu akşam yemekte kuru var
  16. fasulyenin olgunlaşmış ve kabuğundan çıkarılmış tohumu, tanesi.

  17. bu tohumdan yapılan etli, salçalı ve sulu yemek.

    • Akşama kuru fasulye varmış
  18. hiçbir işe yaramayan, olumlu hiçbir iş yapmayan kişiler topluluğu.

  19. işe yaramaz kırık dökük eşya.

  20. yanında herhangi bir içecek ya da yiyecek olmaksızın.

    • Ekmeği kuru kuruya yemek zorunda kalmıştık
  21. boş yere, boşu boşuna, yararsız yere.

  22. suyu çekilmiş kuyu.

  23. pissuyun toprak altına sızdırılması için kullanılan, duvarı harçsız kuyu.

  24. özel olarak kurutulmuş meyve.

  25. olgunlaştığı zaman dış kabuğu kuruyan meyve.