Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "yaşamak" in 土耳其语

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. canlılığını, yaşamını sürdürmek, yaşamda bulunmak, sağ olmak.

    • O zamanlar babası henüz yaşamaktaydı
  2. varlığını sürdürmek, yaşam sürmek.

    • Ayılar ormanda yaşar
  3. yerleşmiş olmak, oturmak.

    • Köyde yaşamakla kentte yaşamak farklıdır
  4. herhangi bir durumda bulunmak ya da olmak.

    • Kadının, çocuksuz yaşamak gücüne gitmişti
  5. geçinmek.

    • Bu pahalılıkta yaşamak iyice zorlaştı
  6. sürüp gitmek, sürmek, anımsanmak.

    • O ölmedi, içimizde hep yaşayacaktır
  7. zevk ve eğlence içinde hoş vakit geçirmek.

    • Bu akşam biraz yaşayalım
  8. varlık içinde, keyifli bir yaşam sürmek.

    • Adamlar yaşıyor, biz sürünüyoruz
  9. işleri yolunda gitmek, mutlu olmak, keyfi yerine gelmek.

    • Öğretmen sınav yapmayınca çocuklar yaşadılar
  10. bir durumu yaşar gibi olmak, bir durumla özdeşleşmek, onu duyumsamak.

    • Geçirdiği kazayı anlatırken olayı yaşıyordu
  11. bir durumu, bir duyguyu yaşamış olmak.

    • Aşkı yaşadığını söylüyordu