Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "önünde"

Learn how to use önünde in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.

Irene Pepperberg, Alex adını taktığı bir papağanın önünde yuvarlak bir tepsi tutuyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bahçe evin önünde.
Translate from 土耳其语 to 英语

Evimin önünde bir göl var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Evimin önünde bir postane var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Önünde ne var?
Translate from 土耳其语 to 英语

Hepimiz halkın önünde bir şarkı söylemeye utandık.
Translate from 土耳其语 to 英语

Eyfel Kulesi'nin önünde bir düğün resmi istediler.
Translate from 土耳其语 to 英语

Miktarı göz önünde bulundurmaksızın,Brian gelecek haftaya kadar doğru,tam miktar istiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Öğretmen ödevimi sınıfın önünde okumamı istedi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bob bazı kızların önünde tedavi edildiği için utandı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Devlet başkanının korumaları girişin önünde konuşlandırıldılar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yürüdüğün yolu göz önünde bulundur.
Translate from 土耳其语 to 英语

Valentino Rossi, Xavi'nin önünde diz çöker!
Translate from 土耳其语 to 英语

Adam, bir bankın önünde oturuyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kapının önünde genç bir adam şarkı söylüyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Biri odasının önünde duruyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ben bütün gün bilgisayar ekranı önünde otururum, bu yüzden elektro-manyetik dalgalar tarafından oldukça şiddetli şekilde bombardıman edilirim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Evin önünde bir bahçe vardır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Çok sayıda araba benim evin önünde park edilmiş.
Translate from 土耳其语 to 英语

Dün evin önünde bir trafik kazası vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yarın istasyonun önünde onu göreceğiz.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ben insanların önünde konuşmayı sevmiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir gün hayatın gözlerinin önünde hızla akıp gidecektir. Emin ol, izlemeye değer.
Translate from 土耳其语 to 英语

İstasyonun önünde bir postane vardır.
Translate from 土耳其语 to 英语

İstasyonun önünde bir çeşme vardır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sadece binanın önünde duran insanlar polis.
Translate from 土耳其语 to 英语

Herkesin önünde böyle şeyler söylememelisin.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom topluluk önünde konuşmayı sevmiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sorunu göz önünde bulundurmalısınız.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yeni bir öğretmen sınıfın önünde durdu.
Translate from 土耳其语 to 英语

İstasyonun önünde kalabalıktaki birinin benim adımı seslendiğini duydum.
Translate from 土耳其语 to 英语

İstasyonun önünde bir banka vardır.
Translate from 土耳其语 to 英语

İstasyonun önünde büyük bir park yeri vardır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Birçok bisiklet istasyonun önünde yasa dışı olarak park edilmektedir.
Translate from 土耳其语 to 英语

İstasyonun önünde bir taksiye bindim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Biz istasyonun önünde bir otelde kaldık.
Translate from 土耳其语 to 英语

Avukat yargıca suçlananların yaşlarını göz önünde tutmasını rica etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Düzinelerce insan istasyonun önünde toplandı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom, Mary'yi John'un evinin önünde bıraktı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom otobüsün önünde oturuyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mağazanın önünde Tom'la karşılaştım.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom ve Mary 2.30'da müzenin önünde buluştular.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom Mary'ye onu kütüphanenin önünde beklemesini rica etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom, Mary'nin önünde geldi.

Tom geniş kitlenin önünde konuşma yapmaktan hoşlanmaz.

Tom evinin önünde kaldırımda vuruldu.

Tom Mary ile çamaşırhanenin önünde buluşmayı kabul etti.

Bütün gününü televizyonun önünde geçirmemelisin.

Hesap yapmak herkesin önünde tatmin olmanın kabul edilebilir tek sosyal yoludur.

Tom'un önünde uzun bir sürücü kuyruğu var.

Tom'un böylesine büyük bir izleyicinin önünde konuşma hakkında hiç endişesi yoktu.

Tom insanların çocukların önünde küfretmelerini sevmiyor.

Tom herkesin önünde Mary'yi eleştirdi.

Barın önünde çok sayıda acayip kılıklı tipler takılıyordu.

Araba garajın önünde.

Kütüphanenin önünde beni bekleyen bir arkadaşım var.

Tom herkesin önünde konuşmak zorunda olduğunda sinirlenir.

Tom'un arabası dükkânın önünde park edilmişti.

Tom evinin önünde bir kargaşa duyabiliyordu, bu yüzden neler olduğunu görmek için dışarı çıktı.

Suçlu önünde sonunda yakalanır.

Herkesin önünde küfretmeyin.

Hiç kimse onun önünde koşmadı.

Biz okulun önünde buluştuk.

O, kapının önünde.

Herkesin önünde ona gülündü.

Allah önünde bütün insanlar eşittir.

Herkesin önünde konuşmaktan hoşlanmam.

Herkesin önünde rezalet çıkarmayın.

O, önünde ya da sonunda gelecektir.

O, herkesin önünde konuşmaktan nefret eder.

Herkesin önünde hiç şarkı söyledin mi?

Herkesin önünde şarkı söylemekten hoşlanmam.

Onun önünde büyük bir gelecek uzanıyor.

O topluluk önünde konuşmaktan nefret eder.

O, herkesin önünde konuşmaya alışkındır.

Yasalar önünde bütün insanlar eşittir.

Ben diğerlerinin önünde geldim.

O herkesin önünde konuşmaya alışkındır.

Herkesin önünde bana gülünmesine katlanamam.

Ben herkesin önünde konuşmaya alışık değilim.

Herkesin önünde konuşmalar yapmaya alışık değilim.

O, bana herkesin önünde hakaret etti.

Herkesin önünde aşağılandım.

O, adamların önünde yürüdü.

Bu kaza onun gözünün önünde oldu.

Ailemi kariyerimin önünde tuttum.

Lütfen oda 213'ün önünde bekleyin.

Aynanın önünde durdu.

Önünde sonunda pişman olacaktır.

Topluluk önünde konuşmaya alışkındır.

Önünde sonunda hepimiz öleceğiz.

Tiyatronun önünde buluşalım.

Otobüs evimin önünde durur.

Öğretmen sınıfın önünde durdu.

Onun önünde bu konuda konuşmayın.

Herkesin önünde konuşmayı sevmez.

O otobüs evimin önünde durur.

Kadınlar bir kütüphanenin önünde.

Tom topluluk önünde konuşmayı sevmez.

Onların dinlerini göz önünde bulundurmalısın.

Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语