Learn how to use örümcek in a 土耳其语 sentence. Over 71 hand-picked examples.
Büyük bir örümcek görünce donup kaldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yasalar örümcek ağı gibidir, küçük sinekleri yakalayabilirler fakat yaban arısı ve eşek arılarının geçmesine izin verirler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcekler örümcek ağı yapmayı severler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tavanda yürüyen bir örümcek gördüm.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hiç ağını ören bir örümcek gördün mü?
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcek öldü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tavanımda bir örümcek var ve o kiraya katkıda bulunmuyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek ısırır mı?
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bir Japon kaplıcasına girebilmek için küçük örümcek dövmesinin üzerine bir yara bandı yapıştırdı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom örümcek öldürdü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Büyük bir örümcek bir ağ örüyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Neden örümcek korkusu için Wikipedia sayfasının altında büyük bir örümceğin bir resmi var?
Translate from 土耳其语 to 英语
Açtığım mandalin'in içinden kapkara bir örümcek çıktı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Odada kocaman bir örümcek var! Çabuk onu yok et!
Translate from 土耳其语 to 英语
Melanie eliyle bir örümcek öldürdü.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, böcek ve örümcek yedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcek hızlı bir saldırı ile cevap verir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek Güney Afrika'da çok yaygın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek insanları nadiren ısırır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek inanılmaz derecede agresif.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek oldukça saldırgan.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek Kuzey Afrika'nın birçok yerinde meydana gelir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek 6 inçe kadar bir bacak uzunluğuna sahip olabilir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu sadece bir örümcek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek değil bir ucube!
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek zehirli mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Banyoda bir örümcek var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Duşta bir örümcek var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcek bahçede narin ağını ördü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Uçaktan bakıldığında, ada büyük bir örümcek gibi görünüyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcek adam havalıdır. Örümcekler ise asla.
Translate from 土耳其语 to 英语
Köşede büyük bir örümcek ağı var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu plastik bir örümcek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcek bir ağ örüyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Eğer Peter Parker bir örümcek tarafından değilde bir gelincik tarafından ısırılsaydı ne olurdu?
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcek bir ağ ördü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kızarmış örümcek, Kamboçya'da bölgesel bir yiyecektir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Çadırın içinde bir örümcek var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcek ısırması akrep sokması kadar tehlikeli değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Araknofobya örümcek korkusudur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Araknofobi örümcek korkusudur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu ev örümcek ağlarıyla dolu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Örümcek beni gıdıklıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un örümcek korkusu var.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bir örümcek ısırığı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şifonyerin arkasında büyük bir örümcek yaşıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu örümcek son derece zehirlidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun bir örümcek fetişi var.
Tom'un en sevdiği süper kahraman Örümcek Adam'dır.
Örümcek ağ ördü.
Çoğu örümcek ağ örer.
Kutuda bir örümcek var.
Ali gönderdiği müthiş füzeyle örümcek ağlarını temizledi.
Sen adam mısın yoksa örümcek misin?
Omzunda küçük bir örümcek var.
Kolunda bir örümcek var.
Kımıldama. Omzunda bir örümcek var.
Örümcek hala orada.
Orada hiç örümcek yoktu.
O yer örümcek kaynıyordu.
Ya odanda öldürdüğün örümcek hayatı boyunca onun oda arkadaşın olduğunu sanıyorsa?
Yasalar örümcek ağı gibidir, sadece zayıflar takılır. Güçlülerse delip geçer.
Kanunlar örümcek ağı gibidir. Sadece zayıflar takılır, güçlüler delip geçer.
Havada büyük siyah bir örümcek asılıydı.
Ali çok örümcek kafalı biri.
Evde örümcek ağının olduğu yerde hastalık vardır.
İpeksi kumaş örümcek ağı gibi incecikti.
Bu yara örümcek ısırığını andırıyor.
Çiy örümcek ağı üzerinde gümüşten bir damla gibi parıldıyor.
Saçında minik bir örümcek var.
Bak, bir sıçrayan örümcek!