Learn how to use ayak in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Senin planına ayak uyduramam.
Translate from 土耳其语 to 英语
Herkes ayak diredi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Zamana ayak uydurabileyim diye her gün gazete okurum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Zamana ayak uydurmak için kitaplar ve dergiler okurum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Zamana ayak uydurmak için gazeteler okurum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sana ayak uyduramıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir taşa takıldım, ayak bileğimi incittim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir bebek olarak dört ayak üzerinde emekler, sonra iki bacak üstünde yürümeyi öğrenir, sonunda yaşlılıkta bir değneye ihtiyacı olur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Masanın üstünde bir kedinin ayak izleri var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu dergi benim dünyaya ayak uydurmama yardımcı oluyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom sessizce elbiselerini giydi ve ayak uçlarına basarak odadan çıktı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Eğer zihninizi ayağınıza koyarsanız, o, ayak olur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ayak bileği burktu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Joneses'lara ayak uydurmaktan bıktığını söylüyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, babasının ayak izlerini takip etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary'ye ayak uydurmaya çabalamaktan vazgeçmeye karar verdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Polisler Tom'un yatak odası penceresinin dışında herhangi bir ayak izi bulamadılar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Maaşın enflasyona ayak uyduruyor mu?
Translate from 土耳其语 to 英语
Arkadaşlarına ayak uydurmadığı için, o sonunda geride kaldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ayak parmaklarımda hiç his yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Küçük ayak parmağımda ağrı var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Burkulmuş bir ayak bileği onu bir ay yürümekten alıkoydu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yerde ayak izleri bırakılmıştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ayak izleri nehre kadar devam ediyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben sana ayak uyduramam.
Translate from 土耳其语 to 英语
Greg'in babasının ayak izlerini takip edeceğinden eminim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Mike, sınıfına ayak uyduramadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Harry sınıfa ayak uyduramadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Beverly Hills gibi zengin kasabada Joneses ailesine ayak uydurmak zordur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom, Mary'ye ayak uyduramıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom modaya ayak uydurmaya bile çalışmaz.
Translate from 土耳其语 to 英语
O ayak altındadır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar ayak altındalar.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, ayak bileğini burktu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona ayak uydurmaya çalış.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dışarıda ayak sesleri duyuyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ayak parmaklarıma kolayca dokunabilirim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Amcam doksana ayak bastı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben kaydım ve ayak bileğimi burktum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Küçük ayak parmağımda bir ağrı var.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, ayak sesleri duydu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ayak bileğimi burktum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Zamana ayak uydur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ayak parmağını çarptı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Suçlu ayak izleri bıraktı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana ayak uydurmanı istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Zamana ayak uydurmalıyız.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom sık sık Mary'nin ayak işlerini yapar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Oturdu ve ayak ayak üstüne attı.
Bebek dört ayak üstünde emekliyordu.
O mahalleye ayak basmayın.
Modadaki bu değişimlere ayak uyduramıyorum.
Odayı temizledi, ve ayak işlerini yaptı.
Bu eve tekrar asla ayak basmayacağım.
Aya ayak basan ilk insandı.
Onun aylığı enflasyona ayak uyduramıyor.
Oğlumuz sınıfa ayak uyduramıyordu.
Narita'ya ayak basmadan, hava kararacak.
Bana ayak uydurdu.
Ayak parmaklarımı hissedemiyorum.
O ona ayak uydurdu.
Bütün bu yürüme ayaklarımın tabanlarını ve ayak parmaklarımı mahvediyor. Doğru ölçüde ayakkabılar alıp almadığımı merak ediyorum.
Ayak parmağım kanamaya başladı.
Hatta yabancı topraklara asla ayak basmadı.
Bir büyük ayak izi ve birkaç farklı boyutta daha küçük ayak izleri bulduk.
Tom'un sınıfın geri kalanına ayak uydurmada sorunu var.
Tom'a ayak uyduramadım.
Ayak bileğimi incittim.
Ayak parmaklarını oynatma.
Ona ayak uydururum.
Ayak sesleri duydum.
Yalın ayak okula giden çocukları anlarım.
Elbiseleri modaya ayak uyduramıyor.
Tom ayak uydurdu.
Lütfen çok hızlı yürüme. Sana ayak uyduramıyorum.
Tom sana ayak uyduramayacak.
Tom yalın ayak yürümeye alışık değildir.
Ayak uydurmaya çalışıyorum.
Askerler Yunanistan'a ayak bastı.
Tom'un sınıfının geri kalan kısmına ayak uydurma sorunu vardı.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalaya dağlarında bulunduğunu duydum.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerinin Himalayalarda keşfedildiğini duydum.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalayalarda bulduklarını duydum.
İğrenç bir kardan adamın ayak izlerini Himalaya dağlarında keşfettiklerini duydum.
Tom'un ayağı takıldı ve ayak bileği burkuldu.
Tom yerde çamurlu ayak izleri gördü.
Tom motosikletini ayak marşıyla çalıştırdı.
Ayak bileğine ne oldu?
Kumda ayak izleri bulduk.
O ona ayak bileğini gösterdi.
Tom eğildi ve ayak parmaklarına dokundu.
O, tüm ayak işlerini yaptı.
El tırnakları ayak tırnaklarına göre yaklaşık dört kat daha hızlı büyür.
Tom ayak ile bacak arasındaki farkı bilmiyor.
Hiçbir ayak izi gördünüz mü?
İnsan yeni şartlara ayak uydurmalıdır.
Baş nereye giderse, ayak oraya gider.
Işıyan tavana az az yerleşir gölge, el çapraz, ayak çapraz, çapraz kader de.
Az önce ayak parmağımı çarptım.
Blok, oldukça yüksek bir yerden onun ayak parmağına düştü.