Learn how to use bütünüyle in a 土耳其语 sentence. Over 71 hand-picked examples.
Bütünüyle sipariş edilmiş bir takıma çoğunlukla bir " zincir" denilir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Debby'ye merhaba dedim fakat o beni bütünüyle görmezlikten geldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bütünüyle yanlış değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dünya bütünüyle güzel ama gerçekten savaşlar yüzünden çok acılar yaşandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bütünüyle bunun gibi bir şey hiç görmedim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Zevk bütünüyle benim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle korkunç bir hata.
Translate from 土耳其语 to 英语
Birkaç şey, Tom'un beklentilerini bütünüyle karşılamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un söylediği bütünüyle doğru değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un söylediği bütünüyle doğru.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle doğru değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bütünüyle kötü olamaz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana karşı bütünüyle dürüst müydün?
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle aynı değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle aynı olmayacak.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bütünüyle bunu incelememiz gerekiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bütünüyle abartmıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bütünüyle aynı fikirdeyim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle farklı.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bütünüyle adil değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sen bütünüyle cahilsin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bütünüyle mahcup görünüyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bütünüyle kafası karışmış görünüyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bütünüyle gizliydi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle olağan dışı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar bütünüyle farklı görünüyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bütünüyle hatalıydım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Araban bütünüyle harap olmuş.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bütünüyle farklıydı.
Translate from 土耳其语 to 英语
İşler şimdi bütünüyle farklı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onu bütünüyle yapmalısın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ikiz erkek kardeşinden bütünüyle farklıydı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle işe yaramaz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle mantıklı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben bütünüyle sarhoşum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bütünüyle ikna olmuş görünmüyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bütünüyle cahil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bütünüyle kontrolünü kaybetmiş.
Translate from 土耳其语 to 英语
Seninle bütünüyle aynı fikirdeyim.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bütünüyle müthiş.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle benim hatam.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben bunu bütünüyle onaylıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sen bütünüyle hatalı değilsin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle beklenmedikti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bütünüyle ailesine muhtaç.
Translate from 土耳其语 to 英语
Konuyu bütünüyle öğrenmek istiyorum, hiçbir detayı es geçme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu sözleşme bütünüyle gülünç.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onu bütünüyle anlamıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle yanlış.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle eşi benzeri görülmemiş.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sen bütünüyle onları dehşete düşürdün.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sen bütünüyle onu dehşete düşürdün.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bütünüyle bir atışa değer.
Translate from 土耳其语 to 英语
Cadde bütünüyle sessizdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben bütünüyle aşırı heyecanlanmıştım.
Tom size karşı bütünüyle dürüsttü.
Ben Tom'a bütünüyle katıldım.
Ben bütünüyle inanıyorum.
Ben bütünüyle ciddiyim.
Bu kadar bütünüyle dolu günlerden sonra bir dinlenmeye ihtiyacım var.
Onun önerisi bütünüyle söz konusu olamaz.
Sana bütünüyle bir tane borçluyum.
Ben bütünüyle berbattım.
Sami hâlâ bütünüyle tatmin olmuş değil.
Bütünüyle tükenmiştim.
Yılan köpeği bütünüyle yuttu.
Tom'dan neler olup bittiğini bütünüyle öğrendim.
Bu zavallıların, İngiltere Devleti'nin, bütünüyle, bir Osmanlı Devleti bırakmak ve korumak isteğinde olup olamayacağını bir kez düşünüp düşünmedikleri üzerinde durmak gerekir.
Osmanlı toprakları bütünüyle parçalanmıştı.
Ama, baştan sona bütün evreleri kapsayan sezgilerimizi ilk anda bütünüyle açığa vurmadık ve söylemedik.
Kuran'da bütünüyle İsa ve Meryem'den bahseden bir sure var.