Learn how to use bakarak in a 土耳其语 sentence. Over 65 hand-picked examples.
Birçok geceyi yıldızlara bakarak geçirdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz güzel manzaraya bakarak ayakta durduk.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, sonuca bakarak aşağıdaki gibi söyledi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom yatak odasındaki akvaryumda yüzen tropik balıklara bakarak oturdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir kişinin nasıl biri olduğunu onun arkadaşlarına bakarak söyleyebilirsin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Judy aynaya bakarak çok fazla zaman harcıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary'nin aksanına bakarak onun bir yerli olmadığını söyleyebiliyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary'nin yüzündeki görüntüye bakarak onun çok heyecanlı olduğunu söyleyebiliyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, zamanının çoğunluğunu çocuklarına bakarak harcar.
Translate from 土耳其语 to 英语
O orada oturarak ve pencereden dışarı bakarak oldukça çok zaman harcamaktadır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Pencereden dışarı bakarak oturuyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Pencereden dışarı bakarak oturdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ne yaparsak yapalım, iyi insanları kötü insanlardan dış görünüşlerine bakarak ayırmak imkansızdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gazetelerin söylediklerine bakarak hükme varma.
Translate from 土耳其语 to 英语
Denize bakarak durdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kız aynaya bakarak durdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Mağazalara bakarak bir saat harcadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Zamanımı çalışıyor olmam gerekirken pencereden dışarıya bakarak geçiriyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom tavana bakarak yatakta yatıyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom tavana boş boş bakarak kanepede yatıyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve Mary sadece birbirlerine bakarak orada oturdular.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom sadece pencereden dışarı bakarak orada oturdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary'ye bakarak sadece orada duruyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gerçeği senden gözlerimin içine bakarak anlatmanı bekliyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Judy aynaya bakarak çok zaman geçirir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bölgede olanlara sadece bugünden bakarak bir çözüm ortaya koyamayız.
Translate from 土耳其语 to 英语
Adamın kişiliğini gözlerine bakarak anlarım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tepkine bakarak şaşırdığını söyleyebilirim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Annesine bakarak gülümsedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom kapıya bakarak oturdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun burada hiç eğlenmediğini sadece Tom'a bakarak söyleyebilirsin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un yüzüne bakarak onun hayal kırıklığına uğradığını söyleyebilirsin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sadece Tom'a bakarak orada oturdum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sadece bakarak söyleyemem.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, denize doğru bakarak durdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Pencereden dik dik dışarı bakarak oturdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun yüzüne bakarak onun sinirlenmiş olduğunu söyleyebilirsin.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, hayatının çoğunu yoksul insanlara bakarak geçirdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sadece yüzüne bakarak iyi haberlerin olduğunu biliyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom kendisine bakarak bir boy aynasının önünde durdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve Mary birbirine bakarak yemek odası masasında oturdu.
Tom pencerelerden birinden dışarı bakarak durdu.
Şaşkınlık ve hayranlık dolu olarak ona baktım. Bir süre sonra o seslendi "Aval aval bakarak orada durma!"
Bir vampir sadece onlara bakarak insanları felç edebilir.
İnsanları görünüşlerine bakarak yargılamamalıyız.
Gençken tanıdığımız insanların yüzlerine bakarak ne kadar yaşlandığımızı söyleyebiliriz.
Sadece ona bakarak, onun seni sevdiğini söyleyebilirsin.
Geceyi çim üzerinde yıldızlara bakarak geçirdi.
"Deniz mi?" diye sordu Elsa bakarak; "Ne o? Ben hiç öyle bir şey duymadım!"
Tom akvaryumdaki balıklara bakarak saatler harcadı.
Tom sadece ekran koruyucuya bakarak bilgisayarının önünde oturdu.
Kız arkadaşıma öyle bakarak ne yapıyorsun?
Orada bana bakarak dayanıyordu.
Tom ateşe bakarak sessizce oturdu.
Bu müzik bakarak çalmak için çok zor.
Tom penceresindeki yansımasına bakarak orada oturdu.
Yaşlı adam zamanının çoğunu gençliğine bakarak geçirdi.
Notalara bakarak çalmada iyi misin?
Tom tüm gün içeride bilgisayara bakarak duruyor.
Bütün zamanını ekrana bakarak geçirdi.
Bazı bölgeler de, Osmanlı Devleti'nin ortadan kaldırılacağına, Osmanlı ülkelerinin paylaşılacağına oldubitti gözüyle bakarak kendi başlarını kurtarmaya çalışıyorlar.
Gidişata bakarak olmanın vaktidir artık.
Bir sonraki adımlarda durumun gidişine bakarak olacağız.
Aynada gözünün içine bakarak söyleyemeyeceğin şeyleri yapma.