Learn how to use bilgiyi in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Sosyal görevliden Stevenson ailesi hakkındaki bilgiyi takip etmesi istedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu konuyla ilgili alabildiğin tüm bilgiyi bana getir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bilgiyi internetten buldu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom çevrim içi aradığı bilgiyi buldu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onunla tanışıncaya kadar, o, bilgiyi bilmiyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bilgiyi yayınlayamam. O özel.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bilgiyi başkasından aldım, bu yüzden hatalı olabilirim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bize gönderebileceğin bir bilgiyi takdir ederim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bilgiyi ona aktardım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bilgiyi bilgisayara girin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bilgiyi doğrudan ondan aldım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sahip olduğum azıcık bilgiyi ona verdim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen bu bilgiyi gizli tutun.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gelecek haftaya kadar ihtiyacın olan bilgiyi sana getireceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Özür dilerim, o bilgiyi size verme iznim yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Özür dilerim, o bilgiyi size vermeye izinli değilim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un o bilgiyi kime verdiğini bulmalıyım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a zaten bilgiyi verdim.
Translate from 土耳其语 to 英语
İstediği bilgiyi Tom'a faksladım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kısmen yeterli bilgiyi alamadığından dolayı Harper'in açıklaması eksik kalıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kalan bilgiyi hâlâ analiz ediyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kişisel bilgiyi vermemek bizim prensibimizdir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom size ihtiyacınız olan tüm bilgiyi sağlayacaktır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom sana ihtiyacın olan bütün bilgiyi verecek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bilgiyi toplayan sensin.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bilgiyi bize bulabilecek birini tanıdığını söyledin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sahip olduğun tüm bilgiyi istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bilgiyi nereden aldın?
Translate from 土耳其语 to 英语
Bütün bu bilgiyi nereden aldın?
Translate from 土耳其语 to 英语
O bilgiyi nereden aldık.
Translate from 土耳其语 to 英语
Size o bilgiyi veremem.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bilgiyi gizli tut.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu broşür, gerekli bilgiyi içerir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bu bilgiyi biriyle paylaşmanı istemiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bilgiyi Tom'a kimin verdiğini merak ediyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bilgiyi hâlâ açığa çıkaramam.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bilgiyi ilk elden aldım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Beyin bilgiyi nasıl depoluyor?
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom onların istediği bilgiyi onlara vermeyi reddetti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bu bilgiyi nasıl aldı?
Translate from 土耳其语 to 英语
Sana bu bilgiyi kim vermişse yanılıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
En kısa sürede o bilgiyi istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
En kısa sürede bana bu bilgiyi sağlayın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bilgiyi ticari amaçlı kullanmak yasak.
Translate from 土耳其语 to 英语
Neden bu bilgiyi istiyorsun?
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz sorunları çözmek ve bilgiyi düzenlemek için bilgisayarlar kullanırız.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bilgiyi senin için birine buldurabilirim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sana istediğin bilgiyi verdim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hangi bilgiyi istiyorsun?
İstedikleri tüm bilgiyi onlara verdim.
Tom Mary'ye istediği bilgiyi verdi.
Ben bilgiyi kaydettim.
Bu soruyu gerekli bilgiyi edindikten sonra yanıtlayacağım.
O bilgiyi muhtemelen kim yayıyor?
İhtiyacın olan bilgiyi aldın mı?
Öğrenciler öğretmenin onlara verdiği tüm bilgiyi öğrendi.
Dan kişisel bilgiyi Linda'yla paylaştı.
Tom bazı önemli bilgiyi sakladı.
Bu bilgiyi sana kim verdi?
Tom istediğim bilgiyi bana vermedi.
Bu bilgiyi Joana'ya taşıma.
Dan Linda'ya ihtiyacı olan bilgiyi verdi.
Onlar Tom'a bana verdikleriyle aynı bilgiyi verdiler.
O bilgiyi seninle paylaşamam.
O tür bilgiyi bildiremeyeceğimi biliyorsun.
Tom'un bilgiyi nasıl elde ettiğini biliyor musun?
Bilgiyi yeterince hızlı benimseyemiyorum.
Sana gerekli tüm bilgiyi temin edeceğim.
Size gerekli tüm bilgiyi sağlayacağım.
Bu bilgiyi dışarı sızdırma.
Tom'un bilgiyi doğrulamasının hiçbir yolu yoktur.
Tom'un bilgiyi doğrulayacak hiçbir yolu yoktu.
Gizli bilgiyi ortaya çıkartamayız.
Onlar askeri operasyonlar hakkındaki bilgiyi gizli tuttular.
Ben bu bilgiyi birinci elden aldım.
Bu bilgiyi paylaşmak için herhangi bir zorunluluk altında değilsin.
Bu bilgiyi Tom'a ileteceğim.
Sadece bana biraz zaman verirsen o bilgiyi senin için bulabilirim.
İhtiyaç duyduğum bilgiyi aldım.
Onun sekreteri, gizli bilgiyi sızdırmayı kesinlikle reddetti.
O örgüt hiçbiri güvenilir olamayacak kadar çok bilgiyi yaymaktadır.
Bilgiyi ezberleme yeteneğine sahibiz.
O bilgiyi nasıl elde ettin?
O bilgiyi nasıl aldın?
Tom bilgiyi bizden sakladı.
Sadece ihtiyacım olan bilgiyi alamıyorum.
Bilgiyi zenginliğe tercih ederim.
Sahip olduğum tüm bilgiyi size verdim.
Leyla bu bilgiyi polisle paylaştı.
İstediği bilgiyi Tom'a vermedim.
Sami ihtiyaç duyduğu bilgiyi bulmayı başardı.
Sami o bilgiyi sadece kendine saklamak istedi.
Sami bu bilgiyi sizinle paylaşamaz.
Teşekkürler, bilgiyi güncelleyeceğim.
Bu bilgiyi Tom'a iletmeliyim.
Tom bu bilgiyi nereden edinmiş?
Bana bu bilgiyi kimin verdiğini anımsamıyorum.
Tom önemli bir bilgiyi kaybetti.
Bu bilgiyi bize içeriden biri sızdırdı.
Tom'a istediği bilgiyi verdim.