Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "bulup"

Learn how to use bulup in a 土耳其语 sentence. Over 40 hand-picked examples.

Sadece yaşayacak bir yer bulup bulamadığınızı merak ediyordum.
Translate from 土耳其语 to 英语

O, bana onu bulup bulmadığımı sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ancak bir gün gelir de, biri size bir başkası hakkında "O mu­vaf­fa­ki­yet­siz­leş­ti­ri­ci­leş­ti­ri­ve­re­me­ye­bi­le­cek­le­ri­miz­den­miş." derse, o kişiyi bulup "Siz mu­vaf­fa­ki­yet­siz­leş­ti­ri­ci­leş­ti­ri­ve­re­me­ye­bi­le­cek­le­ri­miz­den­miş­si­niz." deyin.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un iş bulup bulmadığından haberin var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir yolunu bulup ormanı geçeceğiz.
Translate from 土耳其语 to 英语

Beni görmek için biraz zaman bulup bulamayacağınızı merak ediyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hapishaneden sıkıldım bir yolunu bulup kaçtım; hastaneden de sıkılırım bilginize olsun.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir yolunu bulup bu ülkeden giderim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom bana anahtarları bulup bulmadığımı sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Başka bilgi bulup bulamayacağımı etraftakilere soracağım ve anlayacağım.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sorunu nasıl çözeceğime dair birinin fikirleri olup olmadığını bulup bulamayacağımı etraftakilere soracağım ve anlayacağım.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir şey bulup bulmayacağımı etraftakilere soracağım ve sana söyleyeceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Çevredekilere soracağım ve bir şey bulup bulmadığımı sana bildireceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sorunu bulup bulamayacağını anla.
Translate from 土耳其语 to 英语

Nedenini bulup ondan kurtulmalıyız.
Translate from 土耳其语 to 英语

Boş bir şişe bulup suyla doldur.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ne olduğunu bulup bulamayacağımızı merak ediyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom Boston'da yaşamak için bir yer bulup bulamayacağını merak ediyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom boyuna kusur bulup seni azarlıyor gibi görünüyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom anahtarımı bulup bulmadığımı sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom cüzdanını bulup bulmadığımı sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir yolunu bulup kendini kurtardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir yolunu bulup onu getirmeliyiz.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un çalınan parayı nereye sakladığını bulup bulamayacağımı görmek istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onu bulup bulamayacağımı göreyim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Senin bir tane bulup bulmadığını bilmiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Üniversitede okuyup okumayacağıma ya da bir iş bulup bulmayacağıma karar vermedim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom bana aradığımı bulup bulmadığımı sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Senin lanet çocuklarını bulup yakacağım.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom bir yolunu bulup nehrin karşısına yüzerek geçmeyi başarmış.
Translate from 土耳其语 to 英语

Arkadaşım benim ödevimi kopyaladı ve öğretmen bulup çıkardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Biz bulup çıkaracağız.
Translate from 土耳其语 to 英语

İsveç'teyken ona İsveççe öğreten İsveçli bir kız arkadaş bulup onunla evlendi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bu resme iyi bir göz atın ve beni onun içinde bulup bulamayacağınızı söyleyin.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kendime bir yer bulup oturdum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un bir şey bulup bulmadığını merak ediyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bunun üzerine RAB, "Kim seni öldürürse, ondan yedi kez öç alınacaktır" dedi. Kimse Kayin'i bulup öldürmesin diye onun üzerine bir nişan koydu.

Aslında virgülün böyle de bir hem kullanım şekli hem de şartı olduğundan haliyle bu tür bir noktalama kuralının mevcudiyetini göz ardı etmemek elzem niteliği taşısa bile günümüze kadar Türkçe Tatoeba'da bu şekilde bir kullanımda bulunulmadığı gibi buna ek olarak işbu kuralın uygulamaya konulması ise hiçbir suretle münazara edilmediği için bundan sonraki kullanımların yaratacağı durumdan ötürü kaynaklanacak kaçınılmaz kural bütünlüğünün sağlanamaması hadisesinin çok aşikar olacağı yadsınamaz bir gerçektir ve bu kategorideki binlerce cümleyi tek tek bulup analiz ettikten sonra hem pasif üyelerin hatalarının giderilmesi hem de diğer üyelerin cümlelerine uyarı mahiyetinde yorum bırakılarak bunun takibinin ardından aktif olmayan üyelerin cümlelerinin de minimum on beş gün bekleme süresinin ardından değiştirilmesi vuku bulacaktır ya da hiçbir değişikliğe gidilmeden mevcut düzenin sürdürülmesi de bazı kişilerin bunu haklı olarak kaçamak bir fikirmiş gibi görmesine yol açma ihtimali taşısa da tercih edilebilecek seçeneklerden biridir, dedi İlker.

Eskiden haber kanalları şimdiki kadar çok yokken açık oturum programları prime timedan ancak fırsat bulup gece yarısına doğru başlar ve sabaha kadar sürerdi.

Ali'nin kendine bir kapatma bulup yeni bir hane açtığı dedikodusu mahalleyi sarmış durumda.

Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语