Learn how to use dışındaki in a 土耳其语 sentence. Over 37 hand-picked examples.
Yurt dışındaki Japon turistler çok para harcarlar.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, yurt dışındaki deneyimi hakkında çok sayıda kitaplar yazdı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Otelin dışındaki Tom için bekleyen bir limuzin vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun penceresinin dışındaki gürültü onun uyumasını engelledi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Penceresinin dışındaki gürültüden dolayı o uyuyamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary'nin dairesinin dışındaki koridorda bir saat bekledi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Pencerenin dışındaki bir şey Tom'un dikkatini çekti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Genel müdür ofisin dışındaki protestocuları görmezden geldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yurt dışındaki gezin sırasında benim örneklerimi izlemeyi unutma.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun dışındaki herkes güldü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir sıcak yaz öğleden sonra o, erkek arkadaşını şehrin dışındaki bir çiftliğe götürmeye karar verdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
İnsan bünyesi, Dünya dışındaki ortamlara uyum sağlayabilecek kadar esnek mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom kabinin dışındaki güveyi izledi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
94 yaşındaki bir adam evinin dışındaki karı kürekle temizlerken kalp krizi geçirdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir filozof, kendininkinin dışındaki tüm sorunları çözebilen bir adamdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ve sonra o, sığırları, koyunları ve tapınağın dışındaki herkesi kovaladı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Terör örgütü, elçilik dışındaki bomba patlamasından sorumluydu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kulübün dışındaki kuyruk köşeye kadar uzanıyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar lahana dışındaki tüm sebzeleri severler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ötegezegenler, güneş sistemi dışındaki gezegenlerdir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Başkent Nairobi'de bir polis karakolunun dışındaki bir araba bombası patlamasında en az dört kişi öldü.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, lahana dışındaki tüm sebzeleri sever.
Translate from 土耳其语 to 英语
John, evin dışındaki bir başka kişidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Son bahar tatilim sırasında yurt dışındaki gezi masraflarımı ödemek için bir restoranda iş buldum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom hipnotize edilmiş görünüyordu ve çadırın dışındaki sesi izledi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Evinin dışındaki mavi araba senin mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Sami, Kahire'nin dışındaki bir mezarlığa gömüldü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şehrin epey dışındaki bir evde oğluyla beraber yaşıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kendi kontrolünüz dışındaki şeyler için endişe etmeyin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bunun dışındaki her şey spekülasyondur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bunun dışındaki her şey lüks.
Translate from 土耳其语 to 英语
Banvit dışındaki markaların nuggetlarını yiyemiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kendin dışındaki şeylere ne kadar bağımlı olursan o kadar az mutlu olursun.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen iç çamaşırlarınız dışındaki tüm giysilerinizi çıkarın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Amerika ülkedeyken görev yapan Afganistan başkanlarına, başkentin dışındaki bölgelerde hakimiyetlerinin sınırlı olmasından dolayı bazen "Kabil Belediye Başkanı" deniyordu.
Hamas'ın İsrail'i Gazze dışındaki başka yerlerden vurma kapasitesi var mı?