Learn how to use durumu in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Durumu görüşmek istiyorsanız, lütfen bize bildirin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Belgesel, yoksulların durumu hakkında bilinçlendirmek demektir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz her gün hava durumu bültenini alabiliriz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hava durumu tahmini mutlaka güvenilir değildir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hastanın durumu daha iyiye doğru yöneldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hastanın durumu günden güne değişiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hastaların durumu her gün değişir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumu daha sonra size açıklayacağım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sabah hava durumu daha sonra gün içinde gök gürültülü sağanak yağışı öngördü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un durumu istediği yerde bir ev alacak kadar oldukça iyidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom durumu araştırıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un sağlık durumu iyi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bulunduğunuz durumu ebeveynlerinize borçlu olduğunuzu asla unutmayın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom durumu daha farklı şekilde ele almalıydı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom hava durumu ne olursa olsun gitmek niyetinde.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un durumu çözmede sorunu vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom durumu Mary'ye anlattı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom durumu anlamıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un ilgilenilmesi gereken acil bir durumu var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Görünüşe göre onun durumu gerçekti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yarın için hava durumu nasıl?
Translate from 土耳其语 to 英语
Yarın için hava durumu iyi değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom hava durumu hakkında şikâyette bulundu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hava durumu nasıl?
Translate from 土耳其语 to 英语
Hava durumu tahmini doğruydu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sana durumu anlatayım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sen sadece durumu kötüleştiriyorsun.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun durumu iyi gidiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Belki bir ihtimal, durumu sabahkinden iyi denebilir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumu bugün dünkünden biraz daha iyi diyebilirim gibi (geliyor).
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumu tartmalı ve ona göre hareket etmelisin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bir ya-ya da durumu değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiziksel durumu iyidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun durumu her gün daha da kötüleşti.
Translate from 土耳其语 to 英语
O durumu bu kadar mantıklı bir biçimde ortaya koyarken benim ne demem gerekiyor?
Translate from 土耳其语 to 英语
Umarım durumu bir an önce düzeltirsin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumu askıda bıraktılar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumu yeterince iyi biliyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumu dün gece daha kötüleşti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumu bugün çok daha iyi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumu kavrayabilir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun durumu dün gece daha da kötüleşti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Çocuğun su çiçeği durumu var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ken babasının durumu hakkında sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Roosevelt'in durumu hızla düzeldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Babasının durumu hakkında sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hastanın durumu her gün değişir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom durumu Mary'ye açıklamaya çalıştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Roosevelt ve Willkie durumu görüştü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ameliyattan sonra onun durumu düzeliyor.
Durumu değerlendirdi ve derhal harekete geçti.
Bu durumu açıklıyor.
Savaş durumu umutsuzdu.
Sezgileri gerçekten kuvvetli bir insan bütün bir durumu sadece birkaç ipucuyla çözebilir. Bu olmak istediğim kişi türüdür.
Tom'un Mary ne isterse alabilecek maddi durumu var.
Bu durumu Tom'la tartıştım.
Sanırım Tom'un durumu iyi.
Tom durumu sevmedi.
Tom'un fiziksel durumu çok kötü.
Ülkemde ve dünya'da savaşlar yaşanmasa ve ülkemdeki insanların ekonomik durumu iyi olsa ben zaten mutlu olurum.
Tom'un durumu nedir?
Hastanın durumu günden güne iyiye gidiyor.
Tom'un durumu nasıl?
Acaba Tom'un durumu nasıl?
Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var.
Çiftçilerin durumu daha iyiydi.
Tom durumu bana açıkladı.
Ben de bir defasında sizin şu an içinde bulunduğunuz durumu yaşamıştım. O yüzden sizi iyi anlıyorum.
Tom'un durumu kritik.
Tom durumu sabırla Mary'ye açıklamaya çalıştı.
Tom'un sağlık durumu tatmin edici.
Tom durumu Mary'ye açıkladı.
Tom ve Mary hava durumu hakkında sohbet ettiler.
Bu durumu oldukça iyi idare ettin.
Durumu iyi idare ettin.
Tom'a durumu açıkladım.
Lütfen Tom'un durumu hakkında bir şey öğrenir öğrenmez beni ara.
Tom'un durumu hızla kötüleşiyor.
Sen durumu düzeltmek için eline geçen birçok fırsatı kullanmadın. Bunu bilerek yaptın, değil mi?
Yakında durumu çözebileceğini umuyorum.
Hava durumu çok kötü.
O ülkenin ekonomik durumu günden güne değişiyor.
Mary aptal ve paragöz. Durumu tekrar gözden geçirmeliyim.
Bu durumu bana açıklayamadı.
Köylülerin durumu birçok yönden on yıl öncesine göre daha iyi.
Durumu Tom'a açıklarım.
Şimdi acil durumu ilan etmeliyiz.
Şimdi acil durumu bildirmeliyiz.
Şimdi, hava durumu zamanı.
Mali durumu zaten kötü.
Umarım bu durumu yakında çözebilirsiniz.
Önümüzdeki günlerde, durumu bir daha gözden geçireceklermiş.
İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın.
Kimse durumu net biçimde göremiyor.
Bu durumu Tom'la konuşmalıyız.
Hemen bu durumu telafi etmeliyiz.
Bu durumu görmezden gelemem.
Tom'a durumu açıkladın mı?
Durumu nasıl, bir düzelme var mı?
Tom'un durumu gerçekten o kadar ciddi mi?