Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "elinde"

Learn how to use elinde in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.

O elinde olmadan gülümsedi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Erkek kardeşim elinde bir kamera tutuyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tebeşirden nefret ederim. Elinde toz bırakır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onlar rüzgar ve havanın elinde, denizde kayboldular.
Translate from 土耳其语 to 英语

O, elinde bir kalem tutuyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ülke düşmanın elinde.
Translate from 土耳其语 to 英语

Elinde olmadan gözyaşlarına boğuldu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Polisin elinde hâlâ hiçbir ipucu yok.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sol elinde ne varsa bana göster.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom elinde bir tabanca ile öldü.
Translate from 土耳其语 to 英语

Gemi dalgaların elinde sürükleniyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un elinde ne var?
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom elinde bir cin ve tonikle odanın köşesinde durdu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un sağ elinde bir şeyi var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un elinde cin ve toniğe benzeyen bir şey vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un elinde hiç nakiti yok.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom şu anda 100 yarda hızlı koşmada okul rekorunu elinde tutuyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Gülmemek Tom'un elinde değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mary'nin elinde bir çiçek var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mary onu elinde tarttı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mary için üzülmemek Tom'un elinde değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mary'ye kızmamak Tom'un elinde değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Elinde ne var?
Translate from 土耳其语 to 英语

Elinde bir mektupla merdivenlerden aşağı indi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun elinde bir kitap vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun elinde bir gülü vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun elinde çiçekler var.
Translate from 土耳其语 to 英语

O, elinde bir çiçeğe sahiptir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Çocuğun elinde bir saati var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Topu her iki elinde tut.
Translate from 土耳其语 to 英语

O, elinde bir dolma kalem tutuyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ağlamamak elinde değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

O, yüzmede rekoru elinde tutuyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun elinde bir şeyi var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un elinde bir şey var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Cüzdanını elinde tuttu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bana elinde ne olduğunu söyle.
Translate from 土耳其语 to 英语

Her zaman elinde bir sopa tutar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kızın elinde bir teleskobu vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Elinde bir bıçakla bana saldırdı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun için üzülmemek elinde değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Elinde bir bastonla yürüyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Oğlu hakkında endişelenmemek elinde değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un elinde değil.
Translate from 土耳其语 to 英语

Elinde bir çiçek vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

İmkanları iyileştirmek insanın elinde değil midir?
Translate from 土耳其语 to 英语

Sağ elinde ne var?
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom sağ elinde bir şey tutuyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom sol elinde küçük bir el feneri tuttu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un elinde üç bileti var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Budistler 2000 küsur yıldır Buda'yı elinde lotus çiçeği ile resmederler.
Translate from 土耳其语 to 英语

Elinde küçük bir şemsiye tutuyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un elinde bir bıçak vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语

O Allah'ın elinde.

Tom elinde bir silah ile öldü.

Tom hâlâ onların elinde.

"Geçmişi ve geleceği bırak, gününü yaşa", "nasıl hissediyorsan öyle davran", "başkaları için değil kendin için yaşa", "sen de herkes kadar değerlisin, düşüncelerin ve duyguların da onlar kadar değerlidir" gibi aslında hiç de yanlış olmayan felsefi yargılar, köşe yazarlarının ve sunucuların elinde ve dilinde, toplumsal geleneklere, göreneklere, kültüre ve dile aykırı bireysel davranışların, nezaketsizliklerin, terbiyesizliklerin ve kültürsüzlüklerin yani "öğrenilmiş cehaletin" gerekçeleri olmaktadır.

Yüz metre için dünya rekorunu elinde tutuyor.

Tom bir elinde silah ve diğerinde bir bıçak taşıyor.

Tom sağ elinde bir kalem tutuyordu.

Tom'un sağ elinde keskin bir ağrısı vardı.

Ders sırasında elinde olmadan uyuyakaldı.

Tom'un yapması gerekmeyen şeyleri yapan bir sürü insan olduğunu fark etmesi elinde değildi.

Neden dünya piyasalarında dönen para belli bir milletin elinde?

Tom elinde bir boya fırçası vardı.

Tom elinde şapkasını tutuyor.

Tom elinde bir paket tutuyor.

Tom sağ elinde yanan bir mum tutuyor.

Tom sağ elinde büyük bir av bıçağı var.

Dr. Valeri 8 ocak 1994 ten Mart 1995 e kadar uzayda kalan bir Rus kozmonottur. Uzayda en uzun süre kalma rekorunu elinde bulunduruyor.

Tom sol elinde şarapla dolu bir bardak tutuyordu.

Elinde küçük bir kutu vardı.

Tom'un sol elinde üç parmağı eksik.

Bu senin elinde, Tom.

Tom'un elinde bir içki vardı.

Tom'un elinde bir şey vardı.

Tom elinde olmayan sebeplerle Boston'da tutuklandı.

Tom elinde olmayan sebeplerle gözaltına alındı.

Ona düşmanlarının elinde kötü muamele edildi.

Güç Tom'un elinde.

Tom'un elinde üç bilet var.

Ne kadar sevindirici ki rızkım başkasının elinde değil.

Bir erkeğin elinde bir demet çiçek varsa, bu onun botanik çalışmayacağı, fakat anatomi çalışacağı anlamına gelir.

Elinde ne olduğunu bana göster.

Tom sol elinde bir şey taşıyor.

Elinde ne olduğunu göreyim.

Tom elinde bir içki olan kadına doğru yürüdü ve ona adının ne olduğunu sordu.

Tom'un elinde bir dolma kalem var.

Polis odaya girdiğinde Tom elinde kanlı bir bıçak tutuyordu.

Tom elinde tuttuğu kitabı Mary'ye verdi.

Onun elinde bir çiçek var.

Tom kitabı elinde tuttu.

O, elinde bir çiçek tutuyordu.

Tom sol elinde bir şey tutuyordu.

Elinde iddianı haklı gösterecek bir şey var mı?

Elinde çekiç olan bir adama her şey bir çivi gibi görünür.

O her zaman elinde bir mendil tutar.

Tom sağ elinde bir sineklik ile mutfağa yürüdü.

Elinde ne olduğunu görmek istiyorum.

Elinde tavşan olan kişi avcıdır.

Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语