Learn how to use fiyat in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bu fiyat makul mü?
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat düşündüğümden daha da fazla düştü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ev iyi görünüyordu, üstelik fiyat en uygundu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu son fiyat mı?
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz fiyat hakkında düşünmedik.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bazen müşterilerinden fahiş fiyat ister.
Translate from 土耳其语 to 英语
O fiyat değişikliği konusunda bir uyarı koydu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen bize Çelik Peyzaj Kenar taşları # STL3456'ın fiyat ve en erken teslimini bildirin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat sana kalmış.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar fiyat üzerinde anlaştılar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat makul.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat makul değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana daha iyi bir fiyat verir misin?
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben fiyat konusunda endişeli değilim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat yükseldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat düşüyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana daha iyi bir fiyat verebilir misiniz?
Translate from 土耳其语 to 英语
Pazartesiye kadar bir firmanın fiyat teklifine ihtiyacımız var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat endeksi tüm zamanların en yükseğine ulaştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ürün yüksek bir fiyat etiketi taşımaktadır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Benim için fiyat etiketini çıkarır mısınız?
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat kullanılmış bir araba için biraz yüksek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat geçen yılkinin iki katı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Teknik özellikler ve fiyat değişebilir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat iyi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat doğru.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir fiyat üzerinde anlaştık.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat yükseliyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat çok yüksek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Doğu Asya ekonomileri enerji fiyat artışlarından çok etkilenmiştir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Son beş yıldır fiyat artışımız yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
İki yerde keçi peyniri gördüm fakat ikinci gördüğüm yere fiyat sorup bilgi almadım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat nedir?
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom fiyat etiketine baktıktan sonra onu almamaya karar verdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
İstediğin fiyat nedir?
Translate from 土耳其语 to 英语
Gerçek fiyat düşündüğümden daha aşağıdaydı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom fiyat etiketine baktı yeterli parası olmadığının farkına vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bir defa daha fiyat etiketine baktı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom fiyat etiketine baktı ve başını salladı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana bir broşür ve fiyat bilgisi gönderir misiniz lütfen?
Translate from 土耳其语 to 英语
Onları satın aldığımız mağaza, aşırı yüksek fiyat koymaya başladı, o yüzden başka bir mağaza bulmak zorunda kaldık.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat biraz yüksek ama buna değer.
Translate from 土耳其语 to 英语
”Hayır.” dedi dükkân sahibi. ”Oldukça ciddiyim. Fiyat etiketini gördün.”
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir fiyat indirimi yapabileceğinize inanıyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
En kısa sürede fiyat teklifini almayı sabırsızlıkla bekliyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben fiyat etiketini göremiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fiyat etiketine bak.
Tom fiyat etiketine bakmak için eğildi.
Kırmızı fiyat etiketi ile ürünler satışa sunulmuştur.
Seninle fiyat hakkında konuşmak istiyorum.
Onlar benim fiyat aralığının dışında.
Bu fiyat makul.
Köprü inşaatı için fiyat verilmişti.
Talebe göre fiyat değişir.
Bizi fahiş fiyat uygulamasıyla mı suçluyorsun?
Makul bir fiyat.
Fiyat talebe göre değişecek.
Fiyat konusunda pazarlık yaptım.
Fiyat yanlış.
Fiyat adildi.
Sana iyi bir fiyat vereceğim.
O oldukça makul bir fiyat.
Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde, herhangi bir ürünü alıp almayacağımıza karar verirken fiyat baskın faktör haline gelir.
Fiyat etiketi hâlâ Tom'un giydiği gömlekte.
Biz bir fiyat üzerinde bir anlaşmaya vardık.
Sana adil bir fiyat vereceğim.
Bunu için makul bir fiyat ödedik.
Tom sana yanlış fiyat söyledi.
Bunun üzerine bir fiyat koyamazsın.
Daha sonra fiyat üzerine pazarlık yapabiliriz.
Bize %5'lik bir fiyat indirimi vermenizi istiyoruz.
Fiyat üç yüz dolar.
Fiyat yaklaşık 50 dolar civarındaydı.
Fiyat için endişelenme.
Lütfen bana fiyat listeni göster.
Fiyat önemli değil.
Fiyat artışları reel ve nominal büyüme oranları arasındaki farkı açıklar.
Bu fiyat çok yüksek.
Fiyat benim için biraz yüksek.
Fiyat yüksek.
Bu biraz modaya uygun ama fiyat çok fazla.
Fiyat düşük ama kalitesi çok iyi değil.
Fiyat yıllardır değişmedi.
Fiyat bir sorun değil.
O iyi bir fiyat.
Fiyat üç yüz değil, iki yüz.
Gerçek fiyat olacağını düşündüğümden daha düşüktü.
O kadar yüksek fiyat veremezsin.
Tom cazip bir fiyat aldı.
O gerçekten iyi bir fiyat.
O fiyat meselesi değil.
Onlar onun kafasına bir fiyat koydu.
Fiyat düşük ama ayrıca kalite çok iyi değil.
Lütfen her şeyin üzerine fiyat etiketlerini koymama yardım eder misin?
Fiyat talebi yansıtır.
Bu, bu tür bir cihaz için cazip bir fiyat.
Onların istediği fiyat makul görünüyor.
Bu biraz modaya uygun ama fiyat çok yüksek.
Fiyat boyuta bağlıdır.