Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "gören"

Learn how to use gören in a 土耳其语 sentence. Over 73 hand-picked examples.

Elektronik sözlüğümü kaybettim. Bir ihtimal gören var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom Mary'nin odaya sessizce sokulduğunu gören tek kişiydi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom Mary'yi gören birinin olup olmadığını sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Jim'den başka onu gören biri var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'u son gören benim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Güzel Gören Güzel Düşünür, Güzel Düşünen Hayattan Lezzet Alır..!
Translate from 土耳其语 to 英语

Güzel Gören Güzel Düşünür, Güzel Düşünen Hayattan Lezzet Alır
Translate from 土耳其语 to 英语

Hâlâ aranızda beni çocuk olarak gören var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Stalin'i bedenlenmiş tanrısal ruh sahibi erişkin bir yüce varlık olarak gören çok insan var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Dün akşam Tom'un yüzdüğünü gören tek kişi ben değilim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Gören de çok matrah bir şey yapıyorsun sanacak!
Translate from 土耳其语 to 英语

Onları gören son kişi bendim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onu gören son kişi benim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yapmadığını söylediği şeyi Mary'nin yaptığını gören sadece Tom değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Doğa ve kitaplar onları gören gözlere aittir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'u gören son kişiydim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir zamanlar Zhuangzi, rüyasında bir kelebek olduğunu gördü ama uyandığında bir kelebek olduğunu gören Zhuangzi mi yoksa şu anda Zhuangzi olduğunu gören bir kelebek mi olduğuna emin olamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sen Tom'u gören tek kişisin.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bunlar patlamayı gören kişiler.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'u gören son kişi olduğunu anlıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'u gören son kişiydin.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'u gören son kişi olabilirsin.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mary, Tom'u canlı gören son kişiydi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom, Mary'yi canlı gören son kişiydi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Son zamanlarda Tom'u gören oldu mu?
Translate from 土耳其语 to 英语

Fark gören var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Cüzdanımı gören var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Kilise, kenti yukarıdan gören tepe üzerindedir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Anahtarımı gören var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir şey gören tek kişi Leyla'ydı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Leyla, Sami'yi canlı gören son kişiydi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'u burada gören var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Bugün burada Tom'u gören var mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Her şeyi gören tek kişi Tom'du.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom, Mary'yi ilk gören ilk kişiydi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Dolkun, yakışıklı bir genç. Onu her gören kız aşık oluyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom, Mary'yi canlı gören en son kişi değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom, Mary'yi hayatta gören son kişi değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mary'nin odaya gizlice sızdığını gören tek kişi Tom'dur.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom her şeyi gören tek kişi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir şey gören tek kişi Tom değil.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir şey gören tek kişi Tom değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ne olduğunu gören tek kişi Tom değil.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ne yaptığını gören olmadı mı?
Translate from 土耳其语 to 英语

Yıldızsporlu bir oyuncunun sakatlık geçirdiğini gören Ali, topu centilmence dışarı bıraktı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kaleyi doğrudan gören bir nokta.

Kalecinin ileri çıktığını gören Ali'nin orta saha çizgisine yakın yerden vuruşu üstten auta gitti.

Gölgeyi hoş gören tekneyi boş görür.

Gören gözün hakkı vardır.

Yüzünü gören cennetlik.

Sami tüm Müslümanları terörist gören bir anlayışla büyüdü.

Yunanlıların İzmir'e gireceğinin açık belirtilerini Mayısın on üçünden beri gören, İzmir'de birtakım genç yurtseverler, ayın 14/15'inci gecesi, bu acıklı durumu aralarında görüşmüşler; bir olupbittiye geldiği kuşku götürmeyen bu girişin, ilhak ile sonuçlanmasını önlemek düşüncesinde birleşmişler ve ilhakı önleme ilkesini ortaya atmışlardır.

Telefonumu gören oldu mu?

Ali'nin yüzünü gören cennetlik.

Baban onu gören tek kişiyidi.

Tom tek başına dağlarda yaşıyor, yıllardır gören yok.

Seni görünce lambadaki ilk ışığı gören Edison kadar heyecanlanıyorum.

Yaptığı faulün ardından sarı kart gören futbolcular kervanına Ali de katıldı.

Ooo, yüzünü gören cennetlik! Seni görmeyeli yıllar oldu. Nerelerdeydin bakalım?

Hata yapmak ve başarısız olmaktan utanıp korkmak da bir tür narsisizmdir. Zira kendini kusursuz gören narsisistler gibi o da kusurlu olma ihtimalini ve düşüncesini hazmedememektedir.

Kitabımı gören var mı?

Kitabımı gören oldu mu?

Temel denizde yüzerken mayosu çıkıp akıntıda kaybolunca eliyle önünü kapatarak hızla kıyıya gelmiş. Onu gören Dursun "Ula Temel, önünü değil yüzünü kapat, yüzünü herkes tanır da!" demiş.

Temel yeni aldığı şemsiyenin bir yerini delmeye çalışırken onu gören Dursun bunun yanlış olduğunu ve şemsiyeyi işlevsizleştireceğini söyleyip engel olmaya çalışmış. Bunun üzerine Temel "Ula ne kafasız adamsın? Ha bu delik olmazsa yağmurun durduğunu nereden anlayacağım da!" diye cevap vermiş.

Ali dönen dolapları öğrenince kendini UFO gören masum köylü gibi hissetti.

Çatalımı gören var mı?

Oradaki o ışığı gören tek kişi ben miydim?

Orada o ışığı gören tek kişi yalnızca ben miydim?

Yüksek talep gören bir uzmanlık alanım var.

O şimdilerde çok fazla talep gören bir aktör.

En çok talep gören mesleklerin bir listesini oluşturduk.

Bu çok talep gören bir meslek değil.

Onu canlı gören son kişi sendin.

Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语