Learn how to use geçmek in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Kendi kendine çalışma ile, vergi muhasebecisi sınavını geçmek mümkün mü?
Translate from 土耳其语 to 英语
Denizaltı yüzeye doğru ince bir buz tabakasını yarıp geçmek zorunda kaldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kamusal alanda onunla dalga geçmek iyi değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
O çölü geçmek tehlikelidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Testi geçmek için çok çalışmalıyım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek için şanslıydı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Nehri yüzerek geçmek imkânsız. Çok geniş!
Translate from 土耳其语 to 英语
Yüzerek geçmek imkânsız. Nehir çok geniş.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary ile temasa geçmek istiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek için sıkı çalıştım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek için elimden geleni yapacağım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek için çok çalıştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek için çok çalışıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
O eski köprüden geçmek tehlikelidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Burada caddeyi geçmek tehlikelidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Testi geçmek için çok çalıştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu caddeyi geçmek tehlikelidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek için gerçekten çok çalıştım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Harekete geçmek zorundayız.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun amacı testi geçmek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dikkatli ve çalışkan olmak gereklidir, fakat bu kursu geçmek için yeterli değildir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Düzensizden düzenli bir yaşama geçmek için çabalayacağım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben iletişime geçmek için ekstra bir çaba harcamalı mıyım?
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu köprüyü şimdi geçmek gerçekten güvenli değil.
Translate from 土耳其语 to 英语
Boston'da temasa geçmek zorunda olduğum birisi var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ne yazık ki geçmek zorunda kalacağız.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sizinle temasa geçmek için en iyi yol hangisidir?
Translate from 土耳其语 to 英语
Her iki tarafa bakmadan yolları geçmek tehlikelidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu reklamı es geçmek için buraya tıkla.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hedefimiz karşıya geçmek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek istiyorsan ciddi olarak çalışmalısın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek istiyorsan çok çalışmalısın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sanırım geçmek için yeterince iyi Fransızca konuşabilirim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Matematik testini geçmek için çok çalıştım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Giriş sınavını geçmek için çok çalışıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
O sınıfı geçmek için biraz ekstra kredi çalışması yaptım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu köprüyü geçmek güvenli mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben bu sınavı geçmek zorundayım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gemi ile okyanusu geçmek çok güzel.
Translate from 土耳其语 to 英语
Alışık olunmayan araziyi geçmek zor olabiliyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ne yardan ne de serden geçmek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Nehri geçmek için bir tekne ya da köprüyü kullanabilirsiniz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sınavı geçmek istiyorsanız, ciddi bir şekilde çalışmalısınız.
Translate from 土耳其语 to 英语
Köprüyü geçmek tehlikelidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Köprüden geçmek tehlikeli.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, sınavı geçmek için her türlü çabayı sarf ediyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Giriş sınavını geçmek için elimden geleni yapacağım.
Sence tüm sınavları geçmek mümkün müdür?
Tom harekete geçmek istiyor.
Güvenlik kapısından geçmek için acele edin, uçak yakında havalanacak.
Sen bizimle tekrar temasa geçmek istedin mi?
Gölü yüzerek geçmek neredeyse beni bitirdi.
O giriş sınavını geçmek zorunda.
O nehri yüzerek geçmek istedi ama başarısız oldu.
O, sınavı geçmek için çok çabaladı.
O, sınavı geçmek için canını dişine taktı.
Giriş sınavını geçmek için tüm yapmanız gereken bu kitabı okumaktır.
Caddeyi geçmek için bu düğmeye basın.
Tom orada durdu, işlek yolu geçmek için bekliyordu.
O benimle dalga geçmek istiyor.
Bu gemi, kanaldan geçmek için fazla büyük.
Girişinizde gümrükten geçmek gerekiyor.
Tom artık harekete geçmek zorunda.
Hepimiz geçmek istiyoruz.
Fabrikalar kömürden temiz bir yakıta geçmek için teşvik edilmiştir.
O, sınavı geçmek için bir çaba harcadı.
Sınavı geçmek istersen, ders çalışman gerek.
Fadıl harekete geçmek zorunda olduğuna karar verdi.
Sokağı geçmek zorundayız.
Caddeyi geçmek zorundayız.
Leyla hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorunda kaldı.
Tom nehri yüzerek geçmek için yeterince iyi bir yüzücü değil.
Bunu geçmek zorunda kalacağım.
Tom seninle iletişime geçmek istiyor.
Tom Mary ile temasa geçmek istedi.
Tom, bu dersi geçmek istiyorsa daha fazla çalışması gerekir.
Tom'un bir telefonu yok, bu yüzden onunla iletişime geçmek zor.
Güvenlikten geçmek zorundayız.
Sami hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorundaydı.
Sami, İslam'a geçmek istemiyor.
Kuyruktakilerin önüne geçmek çok kabaca.
Bu köprüyü geçmek istiyorum.
Havaalanında gümrükten geçmek ne kadar sürer?
Girişi sonlandırıp esas kısımların icrasına geçmek istiyorum.
Sırf Rusları geçmek gibi bir amacım var.
Sami İslam'a geçmek istiyor.
Sami'nin İslam'a geçmek gibi bir niyeti hiç olmamıştı.
Hayvancağızla bu kadar dalga geçmek yeter.
Tom vatandaşlığa geçmek istiyordu.
Nehri yüzerek geçmek çok zordu.
Vatandaşlığa geçmek istiyor.
İslam'a geçmek istiyorum.
Fakat bunu yapmak için ülke sınırını geçmek gerekmedi mi?
Onunla dalga geçmek istiyorlar.
Ali harekete geçmek için boşluğumu arıyor.
Sınavı geçmek istiyorsan çok çalışman gerekecek.
"Sokağın diğer tarafına gitmeliyiz." "Buradan geçmek yasak. Bir sonraki trafik ışığında geçmeliyiz."
Benimle dalga geçmek mi istiyorsun?
Ali'nin yaptığı bölüm geçmek için tüm tuşlara basmak.
Bazen saatler geçmek bilmiyor.