Learn how to use gitme in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Onun okula gitme zamanı geldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun evine gitme hakkında dikkatli olsan iyi olur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Evet, gitme zamanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
İşe gitme zamanı geldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben onun oraya gitme nedenini bilmiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un Boston'a gitme arzusu yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary ile Boston'a gitme fırsatını kaçırdı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary'nin Boston'a gitme nedenini bilmiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
John'un bana Avrupa'ya gitme planından bahsetmesi sadece dündü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir yürüyüş gitme düşüncem yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gitme zamanımız geldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Neredeyse gitme zamanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom gitme zamanı olduğunu fark etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Çoktan eve gitme zamanı geldiğine inanamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom tekrar yüzmeye gitme fırsatını güçlükle bekleyebiliyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun eve gitme zamanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, yurtdışına gitme hakkındaki fikrini değiştirdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kevin Kanada'ya gitme fikrinden vazgeçti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bob'ın saat 10:00 'da yatağa gitme alışkanlığı vardır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Jane eve gitme zamanı olduğunu söyledi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gitme zamanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yatağa gitme zamanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Okula gitme zamanıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Okula gitme zamanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şimdi senin için gitme zamanıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gitmek istemiyorsan, gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hız limitinin üzerinde gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sanırım benim için gitme zamanıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yaklaşık eve gitme zamanı değil mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Hava karardıktan sonra dışarı gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Neredeyse okula gitme zamanıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana ondan daha önce bahsetseydin, boş olabilirdim. Fakat yarın eve geri gitme planlarım var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sanırım benim içim gitme zamanıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Saat ona yaklaştı. Yatmaya gitme zamanımız geçti bile.
Translate from 土耳其语 to 英语
Herhangi bir tür Tayland yiyeceği asla yemedim, bu yüzden büyük annemle birlikte bir Tayland restoranına gitme hakkında oldukça heyecanlıyım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kayağa gitme konusunda onunla tartıştım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Oraya gitme sözünü unuttu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Vedalaşmadan gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yatağa gitme zamanınız gelmedi mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun gitme isteksizliğini anlamıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Pikniğe gitme planından vazgeçtik.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un Mary ile dansa gitme arzusu yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Aniden gitme sebebini anlayamıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
İşe gitme yerine bütün gün evde kaldım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Babasıyla parka gitme konusunda ısrar ediyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Oraya gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şimdi oraya gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen çekip gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Aşırıya gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Çok uzağa gitme.
Eve gitme zamanı.
Ödevimi bitirdim ve uyumak istiyorum ama şimdi tekrar okula gitme zamanı.
Sanırım gitme zamanı geldi.
Sanırım gitme zamanı.
Sanırım gitme zamanımız.
Sanırım Tom'un gitme zamanı.
Gitme zamanının geldiğini düşünmüyor musun?
Oraya gitme, Tom.
Tom'un gitme sebebinin o olduğunu sanmıyorum.
Tom olmadan bir yere gitme.
Tom gitme zamanı olduğuna dair Mary'yi ikna etmeye çalıştı.
Lütfen eve gitme.
Hey, gitme.
Çok ileriye gitme.
Henüz eve gitme.
Hatta oraya gitme.
Bekle. Gitme.
Tom, gitme.
Sadece gitme.
Açıkça çağrılmadan pek bir yere gitme arzusuna sahip olmam.
Eve gitme.
Uzaklara gitme.
Bir yere gitme.
Onun gitme ya da kalma seçeneği vardı.
Veda etmeden gitme.
Gitme mecburiyetin yok.
Bu tünelden gitme.
Okula gitme yerine evde kaldı.
Mary'nin yurt dışına gitme hayali sonunda gerçek oldu.
Sanırım bizim için gitme zamanı geldi.
Sadece çok uzağa gitme riskini alanlar birinin ne kadar uzağa gidebileceğini bilecektir.
Eve gitme vakti geldi.
Tom gitme cesareti olmasını diliyor.
Gitme iznime sahipsin.
Şimdi gitme zamanı.
Gitme zamanınız değil mi?
Gitme zamanı mı?
O tehlikeli bir bölge;Gitme oraya.
Tom müzik eğitimi almak için Boston'a gitme kararı aldı.
Şimdi eve gitme zamanı.
Bakıyorum onun Paris'e gitme rüyasını gerçekleştirmişsin.
Bizim için eve gitme zamanı mı?
Okula gitme vakti.
Sanıyorum, neredeyse gitme zamanı.
Jim'in çok uzaklara gitme eğilimi var.
Boston'a gitme niyetinde olduğunu neden bana anlatmadın?
Hele bir gitme, görürsün.
Gitme, n’olur, bizi terk etme!