Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "hakim"

Learn how to use hakim in a 土耳其语 sentence. Over 91 hand-picked examples.

Onlar bir hakim atadılar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir yıl ya da benzer sürede İngilizceye hakim olmak imkansızdır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Davadaki hakim adil değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom hiçbir zaman duruma hakim değildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Eğer gayret etmezse, hiç kimse İngilizceye hakim olamaz.
Translate from 土耳其语 to 英语

Jim öfkesine hakim oldu ve bir kavgadan kaçabildi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Oda, güzel bir göl manzarasına hakim.
Translate from 土耳其语 to 英语

İngilizceye hakim olmak zordur.
Translate from 土耳其语 to 英语

O, Fransızcaya hakim olmaya çalıştı.
Translate from 土耳其语 to 英语

İngilizceye hakim olmak istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Daha fazla sinirine hakim olamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim davacı aleyhine karar verdi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tutuklu, bir hakim huzuruna çıkarıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kendinize hakim olun.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kendine hakim ol.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim itirazı kabul etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Daha fazla yalan konuşmayacağıma ve sinirlerime hakim olacağıma söz veriyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un kendine hakim olma sorunu var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un bazen kendine hakim olma sorunu var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim sanığa doğruyu söyleme ve yalan söyleme arasındaki farkı bilip bilmediğini sordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim Tom'u üç yıl hapis cezasına çarptırdı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim Tom'u üç yıl hapse mahkûm etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim davanın onun görevinin dışında olduğunu söyledi.
Translate from 土耳其语 to 英语

İnsanın hayvandan farkı nefsine hakim olabilmesidir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Affedersiniz hanımefendi, önünüzde böyle ağlıyor olmaktan utandım ama gözyaşlarıma hakim olamıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir dile hakim olmak istiyorsan o dilde düşünmeyi öğrenmelisin.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim juriden bir karara varmalarını istedi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tanıklar hakim karşısına çıktı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim ömür boyu hapishaneye gitmek zorunda olacağını söylediğinde adam kendinden geçti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim olmak istemezdim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim Scopes'i yasayı ihlal etmekle suçlu buldu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim kısa sürede davayı tamamladı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"
Translate from 土耳其语 to 英语

Pekala, millet, kendinize hakim olun.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bu oda şehrin iyi bir görünümüne hakim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim Tom'u üç bin dolar para cezasına çarptırdı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kısa sürede İngilizceye hakim olmak çok önemli.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim Tom'u ölüm cezasına çarptırdı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Korku hakim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Şehrin manzarasına katedral hakim durumda.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim görevsizlik kararı verdi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim onun lehine karar verdi.
Translate from 土耳其语 to 英语

İnşallah aklıselim hakim olur.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom gözyaşlarına hakim olamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bazen duygularıma hakim olamıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakim onu bir yıl hapis cezasına çarptırdı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kuran-ı Hakim bir maide-i semaviyedir. Ruhların gıdalarını kulub ve ukulun erzaklarını cami'dir.

Hakim onu beş yıllık bir hapis cezasına çarptırdı.

Sanık hakim ile romantik biçimde bağlıydı.

Hakim tutuklunun suçsuz olduğuna karar verdi.

Hakim Bey, ben vazgeçtim. Ben kocamı çok seviyorum. Hem de her şeyden çok. Ben boşanmak istemiyorum.

Kendimize hakim olalım.

Diline hakim ol, Tom.

Hakim itirazı reddetti.

Hakim Tom'u altı ay hapse mahkum etti.

Hakim konuştuğunda, mahkeme salonundaki herkes dinler.

Hakim, Tom'u susturmak için elini kaldırdı.

Bir hakim tarafından çağrıldım.

Emekli hakim, düzenli olarak fahişeleri ziyaret ederdi.

Dünyaya barış hakim olacak.

Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.

Hakim, sanığın bütün para cezalarını ödeyecek parayı bulana kadar hapiste kalacağını söyledi.

Hakim nerede?

Hakim keyifsiz.

O kız o kadar güzel ki kendine en hakim erkekleri bile çekiyor.

Hakim mahkeme kararını okumaya başladı.

Fadıl'a hakim tarafından Leyla ile hiçbir zaman temas kurmaması emredildi.

Zaman hakim olacak.

Hakim, Tom'a 30 yıl verdi.

Sami'nin hikâyesi manşetlere hakim oldu.

Sami, Leyla Bekir cinayetinden dolayı hakim karşısına çıktı.

Topa hakim ol ve topu bana şutla.

Kediler dünyaya hakim.

Öfkene hakim olmaya çalış.

Batı rüzgarları, batıdan doğuya doğru esen hakim rüzgarlardır.

Amerika'ya erken ticaret, ticaret rüzgarlarına, yani Dünya'yı ekvator yakınında çevreleyen hakim doğu rüzgarlarına dayanıyordu.

Yelken Çağı boyunca, Kükreyen Kırkların kuvvetli hakim rüzgarları, gemileri Pasifik boyunca, genellikle çok yüksek bir hızda hareket ettirirdi.

Ekvatorun her iki tarafında hakim rüzgarlar zıt yönlerde eser. Sınırın kuzeye ve güneye kayması muson rüzgarlarını oluşturur.

İki taraf da fakirse adalet sağlanır. Bir taraf zenginse adalet ondan yana olur. İki taraf da zenginse hakim istifa eder.

Bu davaya on sekiz hakim baktı.

Avrupa genelinde elle tutulur bir endişe hakim.

Kosovalı hakim ve savcılar bu gibi davaları görebiliyorlar mı?

Duygularına hakim olmalısın.

Ali ellerini kullanmanın verdiği avantajla topa hakim oldu.

Hakim varılan hükmü açıkladı.

Fransızcaya hakim olmak kolay değil.

Doğam gereği kendine hakim olamayan bir insanım.

Adalet hakim olacak.

Kendinize hakim olmanızı istiyorum.

Bir dile asla yeterince hakim olamazsınız.

Bunun gibi durumlarda kendine hakim olmak gerçekten çok zordur.

Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语