Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "hakkını"

Learn how to use hakkını in a 土耳其语 sentence. Over 61 hand-picked examples.

Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ana ve çocuk özel ihtimam ve yardım görmek hakkını haizdir. Bütün çocuklar, evlilik içinde veya dışında doğsunlar, aynı sosyal korunmadan faydalanırlar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Her şahıs memleketin kamu hizmetlerine eşitlikle girme hakkını haizdir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ben söylediğini doğru bulmuyorum fakat onu söyleme hakkını ölünceye kadar savunacağım.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onlar onun özgürce konuşma hakkını destekledi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Rahip bana hakkını helal etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kazandığım paranın hakkını vermek istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kazandığım paranın hakkını verdiğimi düşünüyor musun?
Translate from 土耳其语 to 英语

Ben kazandığım paranın hakkını vermek istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Beni yargılama hakkını siz kendinizde göremezsiniz.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakkını helal et baba.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom hakkını helal etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Kitabımın yayın hakkını geri alabildim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Benimle o şekilde konuşma hakkını sana kim veriyor?
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom’un hakkını yememek lazım.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onu yapma hakkını sana ne veriyor?
Translate from 土耳其语 to 英语

Sezarın hakkını Sezara verin.
Translate from 土耳其语 to 英语

Senin hakkını arayacağım.
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakkını sonuna kadar savun.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sana böyle bir şey yapma hakkını kim verdi?
Translate from 土耳其语 to 英语

Size böyle bir şey yapma hakkını kim verdi?
Translate from 土耳其语 to 英语

Hakkını yemeyelim, Tom oldukça iyi bir adamdır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Eğer bu yapmaya değer bir işse hakkını vererek yapmak lazım.
Translate from 土耳其语 to 英语

İşinin hakkını verir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onlar bir gün oy verme hakkını elde edeceklerini hayal etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom hakkını almayacak.
Translate from 土耳其语 to 英语

Biz birine hizmet etmeyi reddetme hakkını saklı tutuyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bu konuda hakkımı daha sonra kullanma hakkını alabilir miyim?
Translate from 土耳其语 to 英语

Ona hakkını ver.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ona hakkını ödeyeceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'a hakkını ver.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sana sorma hakkını veren şey nedir?
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'a onu yapma hakkını ne veriyor?
Translate from 土耳其语 to 英语

Herkesin oy hakkını kullanması gerekir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'a bunu yapma hakkını ne veriyor?
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom Goodman hayır kurumlarına her yıl binlerce dolar bağış yapar. Gerçekten isminin hakkını veriyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Her yıl yardım kuruluşlarına binlerce dolarlık bağışta bulunan Tom Goodman gerçekten adının hakkını veriyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Anadoluspor stat isim hakkını yabancı bir şirkete kiraladı.

Lig maçlarının yayın hakkını Ali'nin sahibi olduğu kanal aldı.

Ali bu maç formasının hakkını verdi.

Anadoluspor maçta ilk oyuncu değişikliği hakkını kullandı. Ali oyundan alınırken, Mehmet onun yerine oyuna dâhil oldu.

Anadoluspor 3 oyuncu değiştirme hakkını da kullandı.

Hakkını helal et.

Onun hakkını ödeyemem.

Tom'a hakkını verin.

Hakkı, Hakkı'nın hakkını yemiş. Hakkı, Hakkı'dan hakkını istemiş. Hakkı, Hakkı'ya hakkını vermeyince Hakkı da Hakkı'nın hakkından gelmiş.

Siz kapıcının, apartman görevlisinin, taşeron işçisinin hakkını savunuyorsanız o zaman halkın partisi oluyorsunuz demektir. Ezilenlerin partisi oluyorsunuz demektir.

Anne-babanızın hakkını asla ödeyemezsiniz.

Kısa çöp uzun çöpten hakkını alır elbette.

Yiğidi öldür, hakkını yeme.

Miletiç ise sessiz kalma hakkını kullandı.

Seçmen listelerinin her vatandaşın oy kullanma hakkını güvence altına almasını sağladınız mı?

Sırp Cumhuriyeti eşit temsil hakkını ihlal etti mi?

Fiyatının hakkını veren bir ürün değil bence.

Dönüp arkana baktığında hakkını vererek yaşadığını düşünüyor musun?

Çalıştırdığın kişinin hakkını vermek zorundasın.

Herkese hakkını ödedi.

Sayısız ülke Filistinlilerin kendilerini savunma hakkını tanıyor.

Kimin var olma hakkını savunacağız?

Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语