Learn how to use içeri in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Kapıyı iterek açtı ve içeri yürüdü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Birisi içeri girmeye çalışır diye kapıyı kilitledim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biri beni içeri itti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kim gelirse gelsin, içeri girdirmeyeceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Pat elbiselerini çıkardı ve içeri daldı
Translate from 土耳其语 to 英语
Rahip kilisede dua ederken insanlar ağır ağır içeri giriyorlardı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ya içeri gel ya da dışarı git.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu dumanlı havanın odadan çıkmasına ve biraz temiz havanın içeri girmesine izin ver.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen içeri girmeme izin verin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Okul müdürü, öğretmenden sonra içeri geldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom kapıda, lütfen onu içeri davet et.
Translate from 土耳其语 to 英语
Otomatik kapı açıldı ve Tom içeri girdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
O içeri girdiğinde, o iki saattir ders anlatıyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şu anda kapıdaki içeri gelen kız her zaman geç kalıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom tamir edilmesi için bilgisayarını içeri götürdü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar Tom'u bir sedyenin üstünde içeri getirdiler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun yumuşak konuşmasıyla kolaylıkla içeri alındım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Köpek bana kapıda havlamayı sürdürdü ve içeri girmemi engelledi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Mary içeri geldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben içeri girdiğimde, Kuniko çoktan yemişti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Carol içeri yürüdüğünde hizmetçi zaten odayı temizlemişti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un yağmurdan dolayı içeri gelmeye niyeti yoktu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben içeri gireceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onu içeri getirin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen içeri girin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen içeri gel.
Translate from 土耳其语 to 英语
O içeri girdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen beni içeri alın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar içeri gelsinler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben içeri giremedim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onu içeri davet etti
Translate from 土耳其语 to 英语
O, akşam 9.00'da içeri girdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
O içeri geldiğinde, o iki saat boyunca kitap okuyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
O içeri geldiğinde, ben yaklaşık bir saattir bir kitap okuyordum.
Translate from 土耳其语 to 英语
O içeri geldiğinde, bir saattir kitap okuyordum.
Translate from 土耳其语 to 英语
O içeri geldiğinde iki saattir İngilizce çalışıyordum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kedi yavrusu içeri girmek istedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Çamaşırı içeri getir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Köpeğin içeri girmesine izin vermeyin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gelgit içeri geliyor
Translate from 土耳其语 to 英语
O, onun içeri girmesine izin vermezdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom gömleğini içeri soktu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary'nin içeri girmesine izin vermezdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bana içeri girmem için işaret etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Allah aşkına içeri nasıl girdin?
Translate from 土耳其语 to 英语
O, içeri girdiğinde hava kararmıştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun içeri gelişini fark ettin mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
O, içeri girmemi açıkça reddetti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar art arda içeri girdiler.
O tebessüm ederek hepimizi içeri aldı.
Birisi beni içeri itti.
18 yaşın altındaki çocuklar içeri alınmazlar.
Tam dışarı çıkıyorken, o içeri geldi.
O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.
O, kapıdan içeri girdiğinde o, onu aramak üzereydi.
O, onu almak için içeri girdi.
Ben kedinin içeri girmesine izin verdim.
Şimdi içeri girebilirsin.
Çocuklar içeri giremez.
Bakarken, onun içeri geldiğini gördüm.
Adam cinayetten ötürü içeri atıldı.
Sorumlu memur içeri girmeme izin verdi.
Kediyi içeri aldım.
Yağmur yağarsa, çamaşırı içeri getir.
Çocuk pencereden içeri girdi.
Gözlerinde yaşlarla içeri girdi.
Bir fincan çay için içeri gelmez misin?
Kapıyı çaldı, sonra içeri girdi.
Polis bir adamın gizlice içeri girdiğini fark etti.
Dışarıda hava soğuk olduğu için içeri gel.
Sen içeri girdiğinde ayrılmak üzereydim.
Öğretmen içeri girdiğinde ayağa kalktı.
O uyurken içeri bir hırsız girdi.
Pencereyi aç da içeri biraz temiz hava girsin.
Hırsız fark edilmeden içeri girdi.
Yağmur yağmadan önce çamaşırı içeri alacağım.
O, içeri girdiğinde, ben bir kitap okuyordum.
Perdeleri aç ve güneş ışığı içeri girsin.
Tom ön kapıdan içeri girdi.
Gazete muhabirlerine içeri girmesine izin verilmedi.
Bir adam içeri geldi ve onun yanındaki tabureye oturdu.
Onu içeri gönderin.
Lütfen içeri gelme.
Tom içeri girmeme izin verdi.
Tom içeri nasıl girdi?
Onun içeri girmesine kim izin verdi?
Acele edin ve içeri girin.
Sanırım hepimiz içeri girmeliyiz.
Sanırım içeri gireceğim.
Tom'un içeri girdiğini gördüm.
Niçin içeri dalmıyoruz?
Tam içeri geldiğimde Tom ayrıldı.
Tom'un arabasının yaklaştığını duydum fakat o henüz içeri gelmedi.
Tom'un içeri girdiğini duydum.
Tom'un içeri gelmesini istedim.
Tom, Mary'nin içeri girmesine izin vermedi.
Tom doğru içeri gitmedi.
Onlar Tom'u içeri sokmayacaklar.
Tom içeri girmeyecek.