Learn how to use işkence in a 土耳其语 sentence. Over 85 hand-picked examples.
O, işkence acısı altında bile bilgileri açıklamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yerlilere uzun süre kurak havayla işkence yapıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Amerika'da güvenlik güçlerinin bilgi almak için işkence yapması yasal değildir.
Translate from 土耳其语 to 英语
ABD'de, onlardan bilgi almak için insanlara işkence yapmak yasaktır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Patron eleştirisiyle işçilere işkence yaptı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Mary'nin sırt ağrısı ona işkence yapıyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a işkence edildi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar Tom'a işkence ettiler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Böyle bir havada ofiste olmak tam bir işkence.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana işkence etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana işkence etmeyi bırak.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana işkence etmeyi bırak. O ne dedi?
Translate from 土耳其语 to 英语
"Bana işkence etmeyi bırak. O ne dedi?" "O evet dedi."
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir makuma işkence ettin.
Translate from 土耳其语 to 英语
"Bana işkence yapmaya son ver. Ne dedi?" "Evet dedi."
Translate from 土耳其语 to 英语
Mary işkence direğinde yakıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sabah uyanınca gözlerine yarım saat boyunca işkence eden bir varlıktır kadın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben işkence gördüm.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a işkence yapacaklar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlara işkence yaptık.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar ona işkence yaptılar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlara işkence yapacağız.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sana işkence yapacaklar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona işkence yapacaklar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kalırsan, Tom yerimizi öğrenmek için sana işkence eder.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a işkence ediliyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar size işkence etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir mahkuma işkence ettim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona işkence etmek anlamsız, o itiraf etmeyecek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlara işkence edildi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar işkence gördüler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kendine işkence etmeyi bırak.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana işkence edildiği için yapmadığım bir şeyi kabullendim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar, tutukluya önce işkence ettiler ve sonra onu öldürdüler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a işkence edildi ve öldürüldü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gün ağarana kadar mahkumlara işkence ediyorlar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bush işkence kullanımını hoş karşılamaz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlara nerede işkence ettin?
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom polis tarafından işkence gördü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dan'a da işkence edildi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Özel kuvvetlerde, işkence bir tabudur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Özel kuvvetlerdeki askerlerin işkence için eğitildiği doğru mu?
Translate from 土耳其语 to 英语
Neden bana işkence yapıyorsun?
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana neden bununla işkence ediyorsunuz?
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana neden bununla işkence ediyorsun?
Translate from 土耳其语 to 英语
O, benim için bitmeyen bir işkence.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen artık bana işkence etme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Cinayet, tecavüz ve işkence savaş zamanlarıyla ilişkili vahşetlerdir.
Translate from 土耳其语 to 英语
O bir tutukluya işkence etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom, polis tarafından öldürülmeden önce birkaç kişiye işkence edip öldürdü.
Biz işkence altında bile bir şey söylemeyiz.
Kimse işkence görmedi.
Uygar Avrupa'da, boğalar eğlence için hala işkence edilip öldürülüyorlar.
Tom'a işkence edilmiş olmalı.
Maurice Papon kime işkence etti?
Tom'a nerede işkence yapıldı?
O bir hükümlüye işkence etti.
Amerika Birleşik Devletleri özgürlük idealleri ile dünyayı aydınlatan bir ülkedir. Siyasi cinayetler, askeri darbeler, işgaller, bombalama ve işkence bütün dünyayı daha iyi bir yer yapmak için Amerika Birleşik Devletleri tarafından yürütülmektedir.
Guido Fawkes'a nerede işkence edildi.
Bu işkence gibiydi.
Tom bana işkence yaptı.
Hukuk işkence altında itirafı kabul etmiyor.
Dania'ya tecavüz edildi ve işkence yapıldı.
Onlar bize işkence yapacaklar.
Leyla, Sami'ye işkence etmek istedi.
Leyla, Sami'ye işkence yapmak istedi.
Leyla bir sandalyeye bağlandı ve işkence gördü.
Heretikler işkence gördü.
"Leyla korkunç biçimde işkence gördü." "Zaten onun cehennemden geçtiğini görebiliyorum."
Bir sinek bile ona işkence ettiğinde hisseder.
Leyla kendine işkence ediyordu.
Bana işkence etmekten hoşlanıyorlardı.
Bana işkence etmek onlara zevk verdi.
İdamdan önce aylar boyunca vahşice işkence gördüler.
Sami'nin bodrumu aslında bir işkence odasıydı.
Sami, kadınları kaçırdı, işkence yaptı ve onları öldürdü.
Umarım bize işkence etmezler.
Sami işkence pornosu izliyordu.
Sami ona yaptıklarından dolayı Leyla'ya işkence yapmak istedi.
Sami'ye işkence ediliyordu.
Mahkûmlara işkence ettim.
Sana işkence edildi.
Maydan’dan Azak Taburu ve türevi onlarca grup ülkenin çeşitli bölgelerinde çeteleşerek yağma, tecavüz, işkence ve cinayet gibi çok sayıda suça karıştı.
Hayvanlara işkence yapılmamalıdır.
Hayvanlar mezbahalarda işkence görüyor. Çoğu insan umursamıyor.