Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "imkan"

Learn how to use imkan in a 土耳其语 sentence. Over 17 hand-picked examples.

Bir pasaport sizi bir ülkenin bir vatandaşı olarak tanımlar ve yabancı ülkelere seyahat etmene imkan verir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bu para bir araba almama imkan verecek.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bu hesap makinesi bölme işlemi yapmaya imkan tanımıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yapmak için bir şey düşünmeye imkan bulamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Geçtiğimiz 30 yıl içinde gök bilimcileri radyo dalgaları, gama ışınları ve arasında kalan tüm enerjilerle evreni inceleme yeteneğini geliştirdiler. Bu yetenek evrenimizdeki şaşırtıcı olayları keşfetmemize imkan verdi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bu cümle, çevrilmeye çalışıldığında göz önünde bulundurmam gereken birden fazla çeviriye imkan tanıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mesele hiçbir izaha imkan vermiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bilmeme imkan yok.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yağmur, pikniğe gitmemize imkan vermedi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bu şirket, işçilerinin evden çalışmalarına imkan veriyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yağmur zeminin parlamasına imkan verir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Seni insan gibi değil de imkan gibi görene sırtını dön.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir ümidim yok, bu sondu. Artık hiçbir şeyin değişmesine imkan yok, lüzum da yok.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bunu bilmemize imkan yoktu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bunu sen olmadan tek başıma yapmama imkan yok.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un Mary'yi tanımasına imkan yok.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir olasılık/imkan düşüneceğiz.
Translate from 土耳其语 to 英语