Learn how to use insanı in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Oyun birçok insanı heyecanlandırdı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı tanımak için, onunla sadece bir hafta seyahat etmelisin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fakir olduğundan dolayı bir insanı hor görmemeliyiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
O tipik bir Japon insanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana gelince, uluslararası klas bir insan olmaya çabalamak yerine açık fikirli bir dünya insanı olmak istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı gerçekten tanımanın en iyi yolu o tamamen özgürken onun nasıl davrandığını görmektir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom silahsız bir insanı vurmakla suçlandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı görünüşüne göre yargılama.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı birinin arkadaşı yapmak kolaydır fakat onu öyle sürdürmek zordur.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, bir yetenek insanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı görüntüsüyle yargılama.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı dış görünüşüyle yargılama.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar uzaya ilk insanı gönderdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Eski dönemlerde veba birçok insanı öldürmüştür.
Translate from 土耳其语 to 英语
O ofisteki birçok insanı taklit ediyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insan başka bir insanı tümüyle anlamayabilir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Çok şaşırdım, şarkım birçok genç insanı cezbetti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı görünüşü ile yargılamamalısın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı elbiseleri ile yargılamamalısın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Pirinç milyonlarca insanı besleyen bir tahıldır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı görünüşüyle yargılamamalısın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Allah insanı yarattı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Erken yatmak, erken kalkmak bir insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Herkesin önünde aşağılanmak insanı üzer mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Bugün 4 Haziran. Çin hükümetinin Tiananmen alanında barışsever bir gösteride yüzlerce insanı öldürdüğü bir gün.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ölümden korkulmaz da arkada bıraktıklarının üzüleceğini düşünmek insanı biraz ürpertir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı kalıba sokmanız mümkün mü?
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben beni öldükten sonra da sevecek insanı bekledim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı hobisi var yok diye değerlendirebilir misiniz, veya yapmış olduklarını iş dışında da yapıp yapmamasına göre?
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı topluma ve insanlığa kazandırmak zor ama onu harcamak kolaydır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı görünümü ile yargılamayın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dedektif olay hakkında binlerce insanı tam olarak sorguladı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kesinlikle daha fazla insanı istihdam etmeliyiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom insanı insan olduğu için sever.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir insanı sevmemem için hiçbir sebep yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Birkaç yüzyıl önce kızıl hastalığı salgını kıtanın her yanında binlerce insanı öldürdü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Maria bir gün dünyanın en mutlu insanı oldu.
Asteroid binden fazla insanı yaraladı ve birçok pencereyi kırdı.
Kral yalnızca bizi değil birçok başka insanı da davet etti.
Aynı anda iki insanı seviyorsan, ikinciyi seç çünkü birinciyi sevseydin ikinciye tutulmazdın zaten.
Bir insanı sevmekle başlıyordu her şey.
Çalışmak insanı yüceltir.
İş insanı yüceltir.
Ne bu insanlara, ne de bu havalara aldanma; ikisi de hasta eder insanı.
Acı çektiği her hâlinden belli olan yaşlı bir insanı, zorla yatağından kaldırıp toplantılara sürüklüyoruz.
Yaşlı bir insanı, yapamayacağı bir işte çalıştıramazsınız.
Ağacı kurt, insanı dert yer.
Ağacı nem, insanı gam yer.
Bir damla zehir 160 insanı öldürmeye yeter.
Sen insanı yarı yolda bırakırsın.
Siz insanı yarı yolda bırakırsınız.
Tanrı'nın insanı yarattığına ilişkin hiçbir kanıtım yok ama insanların her zaman tanrılar yarattıklarını biliyorum.
Daha fazla insanı işe almamız gerek.
Açgözlülük insanı kör eder.
Primatlar sadece maymunları değil fakat aynı zamanda insanı da kapsıyor.
Allah aşkına böyle iyi bir insanı nerede bulmayı umuyorsunuz?
Akabindeki patlama birçok insanı öldürdü.
Kültür bir insanı özgür yapar.
Bir insanı dış görünüşüne göre yargılayamazsınız.
Bu birçok insanı kızdırdı.
Bir insanı bir havalı tüfekle öldürebilirsin.
Bir insanı sadece görünüşü ile yargılamamalısın.
Kötü anıları anımsamak insanı olumsuz etkiler.
Bir sürü insanı şaşırttın.
Bir insanı fakir olduğu için hor görmemelisin.
Bu, insanı hayrete düşürüyor.
Bu, insanı şok ediyor.
Daha fazla insanı işe alacaklar mı?
O düşünce şekli birçok insanı etkiledi.
Aslında insanı en çok acıtan şey, hayal kırıkları değil, yaşanması mümkünken yaşayamadiği mutluluklardir.
Pas demiri yer; endişeler insanı yer.
Tom şu an dünyanın en mutlu insanı.
Kaç tane insanı iyi biliyorsun?
Çinli bir insanı Japon'dan ayırt edebilir misin?
Depresyon insanı intihara sürükleyebilir.
Virüs sağlıklı bir insanı kolayca enfekte edebilir.
Bu bomba bir sürü insanı öldürebilir.
Bir insanı eleştirmeden önce her zaman kendini onun yerine koymalısın.
Bir insanı öldürebilirsin ama bir fikri öldüremezsin.
Biz neden herkesi kovmuyoruz ve bir grup yeni insanı işe almıyoruz?
Ben bir gece insanı değilim.
Bir kuşu tüyleriyle ve bir insanı arkadaşlarıyla tanırsın.
Çeviri bir insanı yıpratır.
Daha fazla insanı istihdam etmeliyiz.
Bir insanı kurtar. Bir yamyam ye.
O birçok insanı aradı.
İkinci Dünya Savaşı sırasında, Alman Nazileri Auschwitz toplama kampında birçok insanı öldürdüler.
Eğlenen çok sayıda insanı görmek harika.
Bir insanı öyle kandırmak haksızlık.
Alzheimer hastalığı tüm dünyada yaklaşık 50 milyon insanı etkilemektedir.
Kara mayınları her yıl çoğu çocuk 15.000 ila 20.000 insanı öldürür.
Emek, insanı yarattı.
Şistozomiazis milyonlarca insanı etkileyen ve ağır sakatlıklara ve hatta ölüme yol açabilen tropikal bir hastalıktır.
Para insanı değiştirir.
Tom, çoğu insanı başarıyla paranormal güçleri olduğuna ikna etti.
Tom, çoğu insanı başarıyla normal ötesi güçleri olduğuna ikna etti.
Tom, çoğu insanı paranormal güçleri olduğuna başarıyla ikna etti.