Learn how to use kötüye in a 土耳其语 sentence. Over 81 hand-picked examples.
Kral gücünü kötüye kullandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Diktatör ayrıcalıklarını istediği kadar kötüye kullandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Genellikle bir kötülük korkusu bizi daha kötüye götürür.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom otoritesini kötüye kullanıyor, bu yüzden hiç kimse onu sevmiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom benim güvenimi kötüye kullandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
O yetkisini kötüye kullanıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, güvenimizi kötüye kullandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ayrıcalığı kötüye kullanmıştır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Görevini kötüye kullanmaktan çekinmez.
Translate from 土耳其语 to 英语
İş daha da kötüye gitmeye devam ediyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hava daha da kötüye gidiyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Güvenimi kötüye kullandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Politikacı güvenimizi kötüye kullandığı için özür dileme zahmetinde bulunmadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ya yanlış bir şey yaparsam, işler daha kötüye giderse, bunları da düşünmemiz lazım, değil mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Sen benim güvenimi kötüye kullandın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu daha kötüye gidiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Daha kötüye gidiyorlar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sen güvenimi kötüye kullandın.
Translate from 土耳其语 to 英语
İşlerin bu kadar kötüye gideceğine dair hiçbir fikrim yoktu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Risk almamız gerekebilir ya da durumun daha kötüye gitmesine seyirci kalırız; seçim sizin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Alkolün kötüye kullanımı genç insanlar arasında ciddi bir sorundur.
Translate from 土耳其语 to 英语
En iyiyi umut et; en kötüye hazırlan.
Translate from 土耳其语 to 英语
Nezaketini kötüye kullanıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şefin, otoritesini kötüye kullanmayı sevdiğini söyledik.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kral, nüfuzunu kötüye kullandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Otoriteni kötüye kullanıyorsun.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un sağlığı bir süredir kötüye gidiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu öğleden sonra hava kötüye gidecek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu vali, yetkisini kötüye kullandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumun daha kötüye gitmediği ortada.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom, en son altı ay önce gördüğünden beri, annesinin ne kadar kötüye gittiğini görmekten şok olmuştu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu kötüye işaret mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
İşler kötüye gitmeden gidelim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bulunduğumuz durumu kötüye kullanıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Durumun daha da kötüye gitmemesini umalım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu kötüye işaret.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yetkisini kötüye kullanıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom alkol ve ağrı kesicileri kötüye kullandı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şimdi sadece kötüye gidiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom yetkisini kötüye kullanıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Her şey kötüye gidiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Her kişi, ayrıcalıklarını kötüye kullanma gücüne sahiptir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz düzeni kötüye kullanmıyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, gücün kötüye kullanılmasıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dünya iyiye mi gidiyor yoksa kötüye mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom görevi kötüye kullanmayı defalarca reddetti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom görevi kötüye kullandığını reddetti.
Bu otoriteyi kötüye kullanmadır.
İşler daha iyiye gidiyor, daha kötüye değil.
Bu ürünü kötüye kullanma.
Korkarım ki işler kötüye gitmeye başlayacak.
Durum herhangi bir anda kötüye gidebilir.
O, kamu fonlarını kötüye kullandığı için tutuklandı.
Her şey sürekli kötüye gidiyor.
Tom'un durum kötüye gitmektedir.
Hava kötüye çeviriyor.
Göçmenler, Avrupa'nın konukseverliğini kötüye kullanıyorlar.
Şu andan itibaren işler kötüye doğru gidecek.
Durumun kötüye gitmesinden korkuyorum.
Bu TV dizisindeki polis, otoritesini kötüye kullanan kötü bir polis gibi görünüyor.
İşler aniden kötüye gitmeye başladı.
Neden Japonya, kirliliğin bu kadar kötüye gitmesine izin verdi?
İşlerin bu kadar kötüye gitmesine nasıl izin verebildiler?
Alkolü kötüye kullanma kampüste ciddi bir sorundur.
Ben sadece kötüye gidiyor olduğunu görebiliyorum.
Kendimi hep duygusal olarak kötüye kullanılmış hissettim.
Güçlerini kötüye kullananları memnuniyetle karşılamıyorum.
İşlerin daha iyi olacağını umuyorduk, ama olduğu gibi, kötüye gidiyorlar.
Kötülük yöntemden gelmez ama onu kötüye kullanandan gelir.
Seninle ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Bir problem varsa, çözülmeli. Pazar gününü az kalsın polisi arayarak ve kapıyı kırarak sonlandırıyorduk. Komşuların bunu kapamayacaktır, bir dahaki sefer polisi arayacaklar. İşlerin böyle kötüye gitmesine izin verme. Ayrıca dediler ki sen deliymişsin ve bir volkanın üzerindeymiş gibi yaşıyorlarmış.
Biliyorum, daha da kötüye gidiyor.
Tom daha da kötüye gidiyor, değil mi?
İşler kötüye gitti.
Daha kötüye gitmesi mümkün değil.
Aslında ilaçlar AIDS hastalığını tedavi edememesine rağmen koşulların kötüye gitmesini durduruyor.
Kral otoritesini kötüye kullandı.
Ali görevi kötüye kullanmaktan yargılanıyor.
Beteri olduğunda kötüye iyi denir.
Durum her kış kötüye gidiyor.
O andan itibaren işler daha da kötüye gitti.
Durumun daha da kötüye gideceğini sanmıyorum.