Learn how to use kültürel in a 土耳其语 sentence. Over 47 hand-picked examples.
Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibarıyla, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hiçbir kültürel geçmiş, sanatı anlamak için gerekli değildir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Firmamız farklı kültürel etkinlikleri destekler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yazar Hollandalı ve Amerikalı öğrencilerle çalışırken hangi kültürel farklılıkları buldu?
Translate from 土耳其语 to 英语
Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu kültürel bir şey.
Translate from 土耳其语 to 英语
İki ülke arasında kültürel değişim devam ederken, onların karşılıklı anlayışı daha da derinleşti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Esperanto, kültürel ve entelektüel alanda ufkumu genişletmeme yardımcı oldu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ailenin kültürel geçmişini göz önüne almak çok önemlidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Üniversitedeki öğrencilerin bu şekilde kültürel ufuklarını genişletme olanağı var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu, bağımsızlığın kültürel mirasıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz kültürel haftaları severiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dilimiz, kültürel kimliğimizin önemli bir parçasıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kuzey Afrikalılar az çok İtalyanlar gibidirler. Hepimiz Akdeniz çevresinde yaşayan insanlarız ve birçok kültürel özellikleri paylaşırız.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tatoeba, doğum yeri olan Fransa'da kültürel ve sosyal bir olay haline geldi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Londra ekonomik ve kültürel sebeplerden ötürü çok önemliydi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Doğu ve Batı Almanya arasında hala çok kültürel farklar var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kültürel miras gelecek nesillere aktarılır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz problemi kültürel farklılıklar ışığında düşünmek zorundayız.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sanıyorum ki bu tür tercihler çoğunlukla kültürel.
Translate from 土耳其语 to 英语
O kültürel toplantılarına katılır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu müze Kelt dönemi kültürel eserlerinin muhteşem bir koleksiyonuna sahiptir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir ülke tarafından üretilen kağıt miktarı onun kültürel standartlarıyla yakından ilişkilidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Matematik hiçbir ırk veya coğrafi sınır tanımaz; matematik için, kültürel dünya tek ülkedir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kültürel ödenek nedir?
Translate from 土耳其语 to 英语
Kültürel etkinlikler İngiltere'nin muhafazakar fikirlerine tepki için iyi bir yoldu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Esperanto benim entelektüel ve kültürel ufuklarımı genişletmeme yardımcı oldu.
Translate from 土耳其语 to 英语
O model, kültürel farklılıkları silemez.
Translate from 土耳其语 to 英语
Dünya vatandaşı olarak, kültürel engellerin üstesinden gelmenin yollarını biliyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kültürel ödenek bir şey değildir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Başka bir kültürü yargılamadan önce kültürel göreceliği hesaba katmak önemlidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hollywood tarzı kültürel dans açıkça batılılara amaçlanmıştır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kültürel görecelikle ne demek istiyorsun?
Ejderha, Çin'in kültürel amblemlerinden biridir.
Kültürel görecelik zehirli bir fikirdir.
Kültürel görecelik zehirli bir fikir değildir.
Kültürel görelilik yararlı bir araç olabilir.
Okinawa, Japonya'dan kültürel olarak farklıdır.
Kültürel kalıntılarımıza değer verin; hepsi bizim görevimizdir.
Çoğu batılının kültürel ufku Led Zepplin'in Cashmere şarkısıyla sona erer.
Sami kültürel Müslüman.
Bu eşsiz koleksiyonun kültürel değeri maddi değerinden çok daha büyük.
Onun görevi kültürel çeşitliliktir.
Bu ülke kültürel açıdan gelişmiş
Radyo 3 hem devlete bağlı olup hem de malum siyasi ve kültürel iklimin dişlilerinden fazla etkilenmeyen ender yerlerden biri.
Misafirperverlik kültürel genlerimize işlemiş.
Bütün bu karmaşayı hafifletmek için akademisyenler biyolojik bir kategori olan cinsiyetle kültürel bir kategori olan toplumsal cinsiyeti ayırırlar.