Learn how to use olabildiğince in a 土耳其语 sentence. Over 38 hand-picked examples.
Olabildiğince tuhaf, o ölü olduğu söylenilen biriyle karşılaştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom olabildiğince en iyi kişi olmak istiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Olabildiğince üzgün ve yalnızım.
Translate from 土耳其语 to 英语
O olabildiğince fakirdir.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, mümkün olabildiğince hızlı koştu.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, olabildiğince mutluydu.
Translate from 土耳其语 to 英语
O buluşmanın olabildiğince kısa sürede düzenlenmesinde ısrar ediyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Çevirmen olabildiğince çok detay ve bilgi vermeye çalışır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Niçin bana onun burada olduğunu söylemedin? Olabildiğince erkenden bilmem gerekiyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Mümkün olabildiğince çabuk eve gitmek istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Boston'tan olabildiğince uzaklaş.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen Tom'a olabildiğince yardım et.
Translate from 土耳其语 to 英语
Olabildiğince çabuk döneceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Soruna olabildiğince çabuk cevap vermeye çalışıyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve Mary her ikisi de bu durumdan olabildiğince yararlanmaya kararlıydı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Olabildiğince erken geldim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Akıcılığınızı geliştirmek için, olabildiğince sık olarak anadili ile konuşanları denemelisiniz.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, olabildiğince hızla kapıyı kapattı ve kaçtı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Olabildiğince hızlı çalışıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Fadıl olabildiğince çabuk olarak hareket ediyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Eğer yanlış bir şey yaptığınızı fark ederseniz, vicdanınızı dinlemeli ve onu olabildiğince düzeltmelisiniz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Varoluşumuzu olabildiğince kabul etmeliyiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sami parayı olabildiğince hızla harcadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un bunu olabildiğince çabuk yapması gerekiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom, Boston'da olabildiğince uzun kalmayı planladığını söylüyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve ben ikimiz de olabildiğince yüksek sesle bağırdık.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bunu olabildiğince çabuk yapmanı öneririm.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve ben kendimizi olabildiğince rahat ettirdik.
Translate from 土耳其语 to 英语
Mümkün olabildiğince çabuk bir şekilde gel.
Translate from 土耳其语 to 英语
Mümkün olabildiğince yükseğe zıplamaya çalış.
Translate from 土耳其语 to 英语
Olabildiğince kısa sürede geri gel.
Translate from 土耳其语 to 英语
Evet, ben bir çaylağım, bu yüzden yeni bir geliştirme girişimine hızla başlayabilmem için bunu olabildiğince çabuk bitirelim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir adam büyük bir alev gibi yaşamalı ve olabildiğince parlak bir şekilde parlamalıdır. Sonunda canı yanıyor. Ama bu zavallı küçük bir alev olmaktan iyidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Mary, Tom'un hayatını olabildiğince rahat hale getirdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Lütfen olabildiğince sessizce ayrılın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Gunter olabildiğince hızlı bir şekilde uzaklaştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kalman olabildiğince hızlı koştu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kalman kamyona binip olabildiğince hızlı bir şekilde uzaklaştı.
Translate from 土耳其语 to 英语