Learn how to use tartışmaya in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Ben tartışmaya katıldım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Senin için tartışmaya son vereceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, tartışmaya katılmadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben tartışmaya bir son vermek istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tartışmaya katıldım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben küçük bir tartışmaya karıştım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Güzel konuşan bilim adamı kolayca tartışmaya katıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kararın oldukça tartışmaya açık
Translate from 土耳其语 to 英语
O tartışmaya değmez.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz tartışmaya katıldık.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar bir tartışmaya girdiler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu tartışmaya son verdik.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun, onunla tartışmaya niyeti yoktu.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, tartışmaya katıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Konu tartışmaya değer.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onunla tartışmaya hiç gerek yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu tartışmaya bir son verelim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlar hararetli bir tartışmaya girdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Kendi aralarında tartışmaya başladılar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom tartışmaya katılmadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tartışmaya katılamadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
O geldikten sonra tartışmaya başlayalım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un Mary ile tartışmaya niyeti yoktu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom konuyu Mary ile tartışmaya çekindi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Buraya Tom'la tartışmaya gelmedim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben tartışmaya girersem kaybedeceğimi düşünmüyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun yer verdiği tartışmaya rağmen, sorun hâlâ çözülmemiş kalmaya devam ediyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tartışmaya saatlerce devam ettiler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu tartışmaya sonra devam edeceğiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bunu daha fazla tartışmaya niyetim yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu konuda seninle tartışmaya niyetim yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tartışmaya değmez.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve Mary tartışmaya başladılar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve Mary planı tartışmaya üç saat harcadılar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tartışmaya daha sonra devam ederiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Niçin benimle tartışmaya girişiyorsun?
Translate from 土耳其语 to 英语
İster kabul edin, ister etmeyin, bu tartışmaya açık bir görüştür.
Translate from 土耳其语 to 英语
Zaten tam olarak bilmediğim bir konuda, o kişiyle karşılıklı tartışmaya girip de sinirlerimi bozmak istemiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu tartışmaya devam etmek için bir neden görmüyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve Mary tartışmaya devam ettiler.
Translate from 土耳其语 to 英语
Herkes tartışmaya başladı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom öfkesini kaybetmeden asla tartışmaya girmez.
Translate from 土耳其语 to 英语
Düşüncenizi tartışmaya gelmedik.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu tartışmaya öğle yemeğinden sonra devam edelim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onunla tartışmaya çalışmanın faydası yok.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary ile tartışmaya çalıştı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şoförler kaza için kimin suçlanacağını tartışmaya başladı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary ile tartışmaya çalışmadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlarla tartışmaya girdim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onunla tartışmaya girdim.
Hakkında tartışmaya değmez.
Bunu tekrar tartışmaya gerek yok.
Tom tartışmaya çalışmadı.
Buraya seninle tartışmaya gelmedim.
Bu tartışmaya açık değil.
O, tartışmaya değer bir şey.
Bu, tartışmaya açık değil.
Onlar birçok konu hakkında hemen tartışmaya başladı.
Onlar tartışmaya başladı.
Tartışmaya başlamıyalım lütfen.
O, tartışmaya açık kişi türü değildir.
Bütün cümleler tartışmaya açıktır.
Tom gittikten sonra tartışmaya başladık.
Bu tartışmaya yarın devam etmek istiyorum.
Senin kararın bir tartışmaya açık.
Dün tartışmaya katıldın mı?
Neden sen ve ben bu tartışmaya özel olarak devam etmiyoruz?
Onlar bir tartışmaya başladı.
Tom tartışmaya katıldı.
Bununla birlikte konu tartışmaya değer.
Onlar tartışmaya bir son vermeye karar verdi.
Bu sorun çok basit, bu yüzden neredeyse tartışmaya değmez.
Tartışmaya yarın sabah devam edilecek.
O, tartışmaya açık.
Artık seninle tartışmaya uğraşamayacağım.
O onunla tartışmaya niyetli değildi.
Tartışmaya değer sorular bunlar.
Bunlar tartışmaya değer sorunlar.
Tom ve Mary tartışmaya devam etti.
Sorunumu tartışmaya geri dönebilir miyiz?
Hakaretler ve tehditler şiddetli bir tartışmaya yol açtı.
Onlar para üzerine tartışmaya başladı.
O soru doğal olarak tartışmaya davet etti.
Onların hararetli tartışmaya bir son vermek için boşuna uğraştı.
Neden Tom'la tartışmaya devam ediyorsun?
Ben tartışmaya devam edilmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu tartışmaya yarın devam edelim.
Korkarım ki seni hayal kırıklığına uğratmak zorunda kalacağım. Canım bu tartışmaya katılmak istemiyor
Tom ve Mary tartışmaya girdi.
Çekinmeden tartışmaya hazırdır.
Tartışmaya girmeyelim.
Leyla ve Sami tartışmaya girdiler.
Tom ve ben tartışmaya başladık.
Tom ve ben tartışmaya girdik.
Tom tartışmaya devam etmek istedi.
Ben tartışmaya katılmadım.
Tom'la tartışmaya girmek istemem.
Tartışmaya başladılar.
Bin liracık için tartışmaya değmez.
Bunun için tartışmaya değmez.