Learn how to use veda in a 土耳其语 sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bir veda partisi, Bay Smith'in şerefine düzenlendi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir veda toplantısı, Bay Jones'un şerefinde düzenlendi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Jane'in veda konuşması bizi çok üzdü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu akşam onun için bir veda partisi düzenliyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Başkan Taft arkadaşına sıcak bir veda mektubu yazdı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary için bir veda partisi yapmamızı önerdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom canı eve gitmek istedi ve kimseye veda etmeden gitti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ofis bir veda partisi veriyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Max Julie'ye veda partisine niçin gidemediğini açıkladı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bay Jones için bir veda partisi yapıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bay Jones için bir veda partisi düzenlendi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom o kadar veda etmedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun için bir veda partisi düzenledik.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, veda etmeden ayrıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Veda etmek istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana veda etmek için elini salladı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Veda etmeden ayrıldı odadan.
Translate from 土耳其语 to 英语
Veda etmeden gitti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Herkesten bir veda hediyesi aldım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bay Smith için bir veda partisi düzenlendi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana veda etmeden gitti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onun için veda partisi düzenleyeceğiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yarın Nancy için bir veda partisi vereceğiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un veda etmeden gittiğine inanamıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a veda öpücüğü vermeyi unutma.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom veda bile etmedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom el sallayarak veda etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Veda etmeden gitme.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sanırım güzel kız utangaç genç adama veda edecek.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un bekarlığa veda partisini hatırlıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Veda etmek durumundayım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Veda etmeyecek misin?
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a veda öpücüğü verdin mi?
Translate from 土耳其语 to 英语
Bay Turner meslektaşlarına veda etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
O veda etmeden gitti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bana veda hediyesi olarak en sevdiği kitabı verip Osaka'ya taşındı.
Translate from 土耳其语 to 英语
O veda etmeden ayrıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
O veda etmeden terk etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'un veda partisine gidecekmisin?
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a veda etmeye gideceğim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sana veda etmeliyim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu bir veda değil, vefa kongresidir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu gece benim evimde Tom için bekârlığa veda partisi veriyoruz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom veda etmek için seni arıyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Veda etmek için sen de gelmelisin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom veda etmeden evden ayrıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom veda etmek istiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom bana veda etti ve kapıdan çıktı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şimdi veda zamanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Şimdi veda etme zamanı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom gitmeden önce Mary'ye veda bile etmedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom arkadaşlarına teşekkür etti, veda etti ve gitti.
Veda etme zamanı.
Tom Mary'ye veda etmek istedi.
Bekarlığa veda partisi nasıldı?
Onlara veda ettiğimi söyle.
Ona veda ettiğimi söyle.
Veda etmeye geldim.
Tom Mary'ye veda ediyor.
Tom'un veda etmeye fırsatı bile olmadı.
Tom veda bile etmeden ofisten ayrıldı.
Tom bana veda etmeden ayrıldı.
Tom'un bekârlığa veda partisine gidiyor musun?
Biz onun onuruna bir veda partisi verdik.
Tom, kendi veda yemeğinde birtakım müstehcen espriler yaptı ve bazı meslektaşları bundan rencide oldu.
En azından sarılarak veda edebilir miyiz?
Pekala, Tom'a veda öpücüğü vermeyecek misin?
Tom'a veda ettiğimi söyle.
Yarın Tom için bir veda partisi verelim.
Dan, Linda'nın annesine veda etmesine bile izin vermedi.
Max neden veda partisine gelemediğini Julia'ya açıkladı.
Ben veda etmek istiyorum.
Tom az önce veda etti.
Bana bir veda busesi ver.
Bir veda öpücüğü ver bana.
Tom genellikle Mary'ye veda öpücüğü verir.
Tom genellikle Mary'ye bir veda öpücüğü verir.
Askerlerden çoğu eşlerine veda öpücüğü verdi.
Ben sana bir veda öpücüğü vermek istiyorum.
Tom Mary'ye veda öpücüğü vermek istedi ama yapmaması gerektiğini biliyordu.
Veda etmek istedim.
Tom veda etmek istedi.
Veda etmek için geldim.
Tom Mary'ye bir veda öpücüğü vermek istedi ama belki yapmaması gerektiğini düşündü.
Tom Mary için bir veda partisi vermemizi önerdi.
Emekli olan bir yönetici için bir veda partisi düzenlendi.
Ben Tom'a bir veda hediyesi verdim.
Mademki hepimiz buradayız veda partisine başlayabiliriz.
O bana veda etti.
Ben bu akşam onun için bir veda partisi veriyorum.
O veda bile etmedi.
Veda etmeden nasıl gidebildin?
O, memleketine veda etmek zorunda kaldı.
O doğduğu şehre veda etmek zorunda kaldı.
Veda etmiyorum "bir dahaki sefere" diyorum.
O bana veda öpücüğü verebilirdi ama vermedi ve sadece yürüyerek uzaklaştı.
Dün Bay Jones için bir veda partisi düzenlendi.
Tom Mary'ye veda etmeden gidemediğini söyledi.
Veda etme zamanı geldi.
Seni bir bekarlığa veda partisine atarım.