Learn how to use yürüyen in a 土耳其语 sentence. Over 50 hand-picked examples.
Acele yürüyen yolda kalır.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona "yürüyen sözlük" deniyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Köpeği ile yürüyen küçük bir çocuk var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tabiri caizse, o yürüyen bir sözlüktür.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom yürüyen insanları gözlemlemeyi sever.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bay Johnson, adeta, yürüyen bir sözlüktür.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ken ile yürüyen kız May'dir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tavanda yürüyen bir örümcek gördüm.
Translate from 土耳其语 to 英语
Orada yürüyen adam öğretmenimiz.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, yürüyen sözlük dediğimiz şeydir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona yürüyen sözlük denilir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Caddede yürüyen iki yabancı var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sokakta yürüyen iki yabancı var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sahilde yürüyen güzel kadını fark etmekten kendimi alamadım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yürüyen merdiven aniden durdu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yürüyen merdivene binerken lütfen tırabzanı tut ve sarı çizginin içinde dur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom arabasında oturuyordu, yürüyen insanlara bakıyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Acelesi olmayan insanlar yürüyen merdivenin sağ tarafında durur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Piet gerçekten yürüyen bir sözlük.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sen yürüyen bir sözlük müsün?
Translate from 土耳其语 to 英语
Mary bandonun önünde yürüyen bir kızdı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Babam, tabiri caizse, bir yürüyen sözlük.
Translate from 土耳其语 to 英语
Çayırda yürüyen bir geyik vardı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir sopa ile yürüyen yaşlı adam Tom'un onun caddeyi geçmesine yardım etmesini istedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, onların dediği gibi, yürüyen bir ansiklopedi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Edward White uzayda yürüyen ilk Amerikalı oldu.
Translate from 土耳其语 to 英语
1965 yılının Mart ayında, Sovyetler Birliğinden Aleksey Leonov uzayda yürüyen ilk insan olmak için Voskhod 2'den ayrıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Benim ayakkabı bağcığım yürüyen merdivene takıldı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Orada yürüyen kız, benim kızım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Neil Armstrong, Ay'ın yüzeyinde yürüyen sadece 12 kişiden biridir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'la yürüyen kız Mary'dir.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom yürüyen merdivenlerden korkar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Karanlıkta yürüyen kör bir adama el feneri tutma.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sami bir yürüyen merdiven tamir ediyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sami'nin ilaçları onu yürüyen zombi gibi hissettirdi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tüm dünya yürüyen merdiven kullanıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yürüyen merdivenlere dikkat et.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yürüyen merdivene ters bindi.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ali yürüyen karizma resmen.
Translate from 土耳其语 to 英语
Derken, günün serinliğinde bahçede yürüyen RAB Tanrı'nın sesini duydular. O'ndan kaçıp ağaçların arasına gizlendiler.
Translate from 土耳其语 to 英语
O'dur tek başına gökleri geren, denizin dalgaları üzerinde yürüyen.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yürüyen merdiven arızalı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yürüyen merdivenlerden korkuyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Aracımızın yürüyen aksamında sıkıntı yoktur.
Translate from 土耳其语 to 英语
Yürüyen merdiven çok kalabalık olduğu için yanındaki normal merdivenden çıktım.
Yürüyen palet zafere gider.
Ali ölmüş ama gömülmemiş yürüyen bir ceset gibi.
Ali sağdan yürüyen bir solcu.
Ali soldan yürüyen bir sağcı.
Tom arabada oturup yürüyen insanlara bakıyordu.