Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "yediği"

Learn how to use yediği in a 土耳其语 sentence. Over 67 hand-picked examples.

Oğlumun yediği bir çeşit ve tek tatlı çikolatalı pastadır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun yediği tek şey şekerlemedir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom biraz bozulmuş sığır eti yediği için öldü.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun bu akşam yediği akşam yemeğinin o akşam yemeğine göre kalitesi düşük.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un yediği lezzetliydi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un yediği onun midesini bozdu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un akşam yemeği için yediği pahalıya mal olmadı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un yediği neredeyse onu öldürüyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom bir zamanlar ucuz bir restoranda yemek yedi ve gıda zehirlenmesi oldu, bu yüzden artık nerede yemek yediği hakkında çok dikkatli.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom yediği hakkında çok seçici.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom yediği hakkında seçicidir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom yediği tüm sebzeleri yetiştirir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un yediği tek çeşnili dondurma vanilyadır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun yediği gerçekten odur.
Translate from 土耳其语 to 英语

Zehirli bir şey yediği için, onlar Tom'u midesini pompalatmak için hastaneye götürdüler.
Translate from 土耳其语 to 英语

Doktor Tom'a yediği kırmızı et miktarını azaltmasını söyledi.
Translate from 土耳其语 to 英语

O yediği kirpi balığından zehirlendi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onun ne yediği umurumda değil.
Translate from 土耳其语 to 英语

O, köpeğini yediği aynı şeyle besliyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir kadının öğle yemeğini yediği için bir adamı bıçakladığını duydum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Babasının yediği kadar çok et yedi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom ne yediği hakkında dikkatli olmalı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom neredeyse yediği her şeye tuz atar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom lokantalarda yediği şeylere dikkat etmeli, çünkü birçok yiyeceğe alerjisi var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom çok yemek yediği için hastalandı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un hasta olmasının nedeni fazla yediği içindi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom çok fazla yediği için hastalandı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom yediği yemekler konusunda çok titizdir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yaptığı kendi yediği boku kadere yüklemeye çalışmaktı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom ne yediği hakkında seçici değil.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom her gün konserve ton balığı yediği için civa zehirlenmesi oldu.
Translate from 土耳其语 to 英语

"Taştandır demirdendir, Yediği hamurdandır, Bütün dünyayı doyurur, Kendi doymaz nedendir?" "Fırın."
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un yediği aynı şeyden yemek istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom yediği elmaya baktığında yarım solucan yediğini fark etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom bazı gıda alerjileri var, bu nedenle o ne yediği konusunda dikkatli olmak zorunda.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom ne yediği konusunda çok dikkatlidir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom ne yediği ve içtiği hakkında dikkatlidir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom yediği bir şeye alerjik bir reaksiyon yaşıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom'un tek yediği muzdu.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom o hafta yediği tüm yiyeceklerin bir listesini tuttu.
Translate from 土耳其语 to 英语

O çok fazla yediği için hasta hissetti.
Translate from 土耳其语 to 英语

O yumurta yediği zaman kurdeşen olur.

Tom yaklaşık haftada üç kere yemek yediği restorana girdi.

Aslında kocam bizim düğün pastamızın birazını yediği için şaşırdım.

Tom diyetteydi, bu yüzden tatlı için yediği tek şey bir çilekti.

O pizza yediği için kız kardeşine kızdı.

Bazı insanların yerel hayvanat bahçesindeki bazı hayvanları öldürdüğü ve yediği bildirildi.

Burası Tom'un genellikle yemek yediği yer.

Tom sandviçini yediği için Mary'den özür diledi.

Sami, Leyla'nın yediği hamur işlerinden bazılarına bakteri enjekte etti.

Tom yediği herzenin farkında.

Yıldızspor art arda yediği gollerle 2-0 geriye düştü.

Rakip yediği golden sonra demoralize oldu.

Yediği önünde, yemediği ardında.

Yediği önünde, yemediği arkasında.

Köpek bile yal yediği kaba pislemez.

Köpek bile yediği kaba pislemez.

Arının yediği bala dönüşür, yılanın yediği ise zehre.

Ali ekmek yediği kapıya ihanet etti.

Tom'un yediği sadece bir dilim ekmekti.

Tom'un tek yediği bir dilimcik ekmekti.

Yediği şeyler az kalsın onu öldürecekti.

Gezileri sırasında yediği enfes yemeklerden bahsediyordu.

Kurt kışı geçirir, ama yediği ayazı unutmaz.

Yediği operasyonun ardından yurt dışına kaçan Ali'nin ismi yakında alemlerden silinecek.

Türk kışı geçirir ama yediği elektrik ve doğalgaz faturasını unutmaz.

Tom'un tek yediği şey meyvedir.

Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语