Learn how to use yetişmek in a 土耳其语 sentence. Over 77 hand-picked examples.
Trene zamanında yetişmek için acele etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Eğer trene yetişmek istiyorsan derhal hareket etmelisin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sadece trene yetişmek için istasyona aceleyle gittik.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ben ilk otobüse zamanında yetişmek için aceleyle kahvaltı yaptım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom'a yetişmek için koşmak zorunda kaldım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom üst rafa yetişmek için çok kısaydı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Trene vaktinde yetişmek için erken kalktı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom Mary'ye yetişmek için deli gibi koştu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Sally iki haftadır okulda yok, bu yüzden sınıfa yetişmek için çok sıkı çalışmak zorunda.
Translate from 土耳其语 to 英语
11:45 trenine yetişmek istiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Biz otobüse yetişmek için acele ettik.
Translate from 土耳其语 to 英语
Trene yetişmek için yeterli zamanımız var.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, diğer üyelere yetişmek için çok hızlı koştu.
Translate from 土耳其语 to 英语
O, ona yetişmek için elinden geldiğince hızlı yürüdü.
Translate from 土耳其语 to 英语
Son trene yetişmek için hızlı koştu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Otobüse yetişmek için acelesi var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Erkek kardeşine yetişmek için koştu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona yetişmek için koşabildiğim kadar hızlı koştum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Trene yetişmek için hepsi acele ediyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
İlk trene yetişmek için erken ayrıldılar.
Translate from 土耳其语 to 英语
Trene yetişmek için bol miktarda zamanın var.
Translate from 土耳其语 to 英语
Trene zamanında yetişmek için elinden geleni yaptı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom otobüse yetişmek için yeterince hızlı koşmadı.
Translate from 土耳其语 to 英语
Diğerlerine yetişmek için çok çalışıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona yetişmek için çok çalışmalıyım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Ona yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Onlara yetişmek için yeterince hızlı koşamadım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bir haftadan beridir hastaydım, yetişmek için elimden geleni yapıyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
İlk trene yetişmek için erken kalktım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Trene yetişmek için koşuyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
İlk trene yetişmek için erken gidiyorum.
Translate from 土耳其语 to 英语
Bu sabah ilk trene yetişmek için saat 4'de uyandım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Hastalık nedeniyle çalışmalarımda çok geri kaldım, yetişmek için çok çalışmam gerekiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom, ilk trene yetişmek için erkenden hareket etti.
Translate from 土耳其语 to 英语
Toplantıya zamanında yetişmek için acele edelim.
Translate from 土耳其语 to 英语
Toplantıya yetişmek istiyorsanız, hemen çıksanız iyi edersiniz.
Translate from 土耳其语 to 英语
Trene yetişmek istiyorsan koşmak zorundasın.
Translate from 土耳其语 to 英语
Trene yetişmek için acele edin.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom otobüse yetişmek için koşuyor.
Translate from 土耳其语 to 英语
John son trene yetişmek için istasyona koştu.
Translate from 土耳其语 to 英语
İlk trene yetişmek için her zamankinden daha erken kalktım.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom trene yetişmek için acele ediyordu.
Translate from 土耳其语 to 英语
Tom ve Mary'ye yetişmek zorundayız.
Tom ilk trene yetişmek için erken kalktı.
Bu sabah ilk trene yetişmek için istasyona zamanında gidebildin mi?
Tom son trene yetişmek için deli gibi koştu.
Saat altıda New York'a giden trene yetişmek istiyorum.
Buraya zamanında gelmek için bu sabah ilk trene yetişmek zorundaydım.
Tom trene yetişmek için acele etti.
Tom son trene yetişmek için koştu.
Tom çok çalışmak ve sınıfındaki diğer öğrencilere yetişmek zorunda.
O diğerlerine yetişmek için elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Tom Mary'ye yetişmek için koştu.
Tom yetişmeyi planladığı trene yetişmek için istasyona zamanında gitmedi.
Tom Mary'ye yetişmek için acele etti.
Bitkilerin yetişmek için güneş ışığına ihtiyacı var.
O, trene yetişmek için yeterince şanslıydı.
O sınıfın geri kalanına yetişmek için çok çalıştı.
Otobüse yetişmek onların üç saatini aldı.
Tom Mary'ye yetişmek için elinden geldiğince hızlı yürüdü.
Diğer öğrencilere yetişmek için çalışmak zorundaydım.
Diğer öğrencilere yetişmek için çok çalışmak zorundayım.
İlk trene yetişmek için erken çıktım.
Onlara yetişmek için mümkün olduğu kadar hızlı koştum.
O ona yetişmek için yürüyebildiği kadar hızlı yürüdü.
John, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmalıdır.
Tom otobüse yetişmek için acele etti.
Tom sınıfın geri kalanına yetişmek için elinden geleni yaptı.
Tom Mary'ye yetişmek için elinden geleni yaptı.
Tom yetişmek için elinden geleni yaptı.
Onlara yetişmek zorundayız.
Bir kez bir dersi atladığınızda, sınıf arkadaşlarınıza yetişmek zor.
O, sınıf arkadaşlarına yetişmek için çok çalışmak zorunda kaldı.
Yetişmek için gaza kökledi.
Otobüse yetişmek için koşarken telefonunu düşürmüş.
Trene yetişmek için istasyona doğru gidiyorum.