Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
主页
应用程序
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
博客帮助中心联系我们
应用程序

iPhone + iPad

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Mac + Safari

帮助中心, 新版本推出通知, 下载

Google Chrome

帮助中心, 下载

Mozilla Firefox

帮助中心, 下载

Opera

帮助中心, 下载

Microsoft Edge

帮助中心, 下载
支持
下载帮助中心支持的语言申请退款恢复密码恢复序列码隐私政策
保持联系
联系我们Twitter博客
语言
免费服务
网页翻译工具动词词形变化Der Die Das 查询Usage examplesWordsDefinitionIdioms

土耳其语 example sentences with "yoksulluk"

Learn how to use yoksulluk in a 土耳其语 sentence. Over 52 hand-picked examples.

Yoksulluk onu çalmaya zorladı.
Translate from 土耳其语 to 英语

O yoksulluk nedeniyle oğlunu üniversiteye gönderemedi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk kapıdan içeri girdiğinde, sevgi pencereden dışarı uçar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom yoksulluk içinde büyüdü.
Translate from 土耳其语 to 英语

Tom yoksulluk içinde yaşıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk bütün kötülüklerin kaynağıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mahallem yoksulluk tehdidi altında.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk onun okula devam etmesini engelledi.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ülkenin temel sosyal sorunu yoksulluk.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk insanlardaki en kötüyü ortaya çıkarmak ve en iyiyi gizlemek için dünyadaki başka her şeyden daha fazlasını yapar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk tesadüf değildir. Kölelik ve apartheid gibi insan ürünüdür ve insan etkinlikleriyle ortadan kaldırılabilir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir araştırmaya göre dünyada bir milyar insan yoksulluk çekiyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk kurnazlık öğretir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Dünyadaki birçok insan hala yoksulluk içinde yaşar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Biz yoksulluk içinde büyüdük.
Translate from 土耳其语 to 英语

Sen yoksulluk içinde büyüdün, değil mi?
Translate from 土耳其语 to 英语

Çavdara yoksulluk tahılı denirdi.
Translate from 土耳其语 to 英语

O kasabanın gümüşçülerinin aşırı yoksulluk nedeniyle gümüş yedikleri söylenilmektedir.
Translate from 土耳其语 to 英语

Mary yoksulluk içinde büyüdü.
Translate from 土耳其语 to 英语

Aile yoksulluk içinde yaşadı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk bütün ahlaksızlıkların anasıdır.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk her yerde.
Translate from 土耳其语 to 英语

Her yerde yoksulluk var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk ön kapını çaldığında sevgi arka kapıdan kaçar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk içinde yaşamak, bazı kadınların fantezisidir. Onlar bunun biraz romantik olduğunu düşünüyorlar.
Translate from 土耳其语 to 英语

Eğitim olmadan, sen her zaman yoksulluk hissedeceksin.
Translate from 土耳其语 to 英语

O, yoksulluk içinde büyüdü.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk, oğlanı eğitimden mahrum etti.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ben yoksulluk içinde yaşadım.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk bazen insanları suç işlemeye tahrik eder.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk soğuk iklimlerde muhtemelen daha zordur.
Translate from 土耳其语 to 英语

Büyük Sahra'nın güneyindeki birçok Afrika ülkesinde yoksulluk var.
Translate from 土耳其语 to 英语

Bir haftada kırk saat çalışan hiç kimse yoksulluk içinde yaşıyor olamaz.
Translate from 土耳其语 to 英语

Haftada kırk saat çalışan hiç kimse yoksulluk içinde yaşamamalı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk 2000'lerde Latin Amerika'da yüzde 50'den fazla azaldı.
Translate from 土耳其语 to 英语

Afgan halkı büyük yoksulluk içinde yaşıyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ben yoksulluk içinde büyüdüm.
Translate from 土耳其语 to 英语

Onlar yoksulluk içinde büyüdüler.
Translate from 土耳其语 to 英语

Ben zenginlik ve korku içinde yaşamaktansa huzurlu yoksulluk içinde yaşamayı tercih ederim.
Translate from 土耳其语 to 英语

Durumu iyileştirmek için on yıllardır devam eden uluslararası çabalara rağmen, savaş, hastalık ve kıtlık yoksulluk çeken ülkeyi yok etmeye devam ediyor.
Translate from 土耳其语 to 英语

Yoksulluk içinde yaşıyoruz.

Ve iyi haber şu ki ekonomi tekrar büyüyor. Maaşlar, gelirler, ev fiyatları ve emeklilik hesapları yeniden artıyor. Yoksulluk yine düşüyor.

Geçen yıl, bu ülkede yoksulluk yaklaşık 50 yıldaki en hızlı oranda düştü.

Kanada'daki her yedi kişiden biri yoksulluk içinde yaşıyor.

Araştırmamız, bu politikalar devam ederse yoksulluk oranlarının önümüzdeki otuz yılda iki katına çıkacağını gösteriyor.

Bu kitabı yazmasaydım yoksulluk içinde ölürdüm.

Başkan, halkı yoksulluk ve hastalıklarla mücadelede birleşmeye çağırdı.

Yoksulluk size ekmeği yağsız yemeyi öğretir.

Yaşamı boyunca yoksulluk çekti.

İnsanlığı tehdit eden yoksulluk, terörizm, İslam düşmanlığı, ırkçılık, göç, savaş, hastalık ve çeşitli çatışmalardan kaynaklanan sorunların üstesinden, ancak küresel işbirliğiyle gelinebilir.

Nüfusunun çoğunluğu yoksulluk, hatta açlık sınırında yaşayan ülkemizde dizi oyuncuları bölüm başına on binlerce lira para kazanıyor.

Bu yüzden bazı kadınlar yoksulluk içinde yaşıyor.

Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语
Translate from 土耳其语 to 英语