Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Definition of "çökmek" in turco

nesnesiz (nesne almayan) eylem

  1. (yapı, toprak vb.) herhangi bir nedenle, durumunu yitirerek bulunduğu düzeyden aşağıya inmek, çukurlaşmak, göçmek<sup>3</sup>.

    • Köprü ve yol, selden dolayı çökmüş
  2. (yapı) üzerinde bulunduğu yere yıkılmak.

    • Bir apartman çökmüş
  3. (sıvı içindeki bir katı) dibe inmek.

  4. (sis, duman) toprağa doğru inmek ya da her yanı, her yeri kaplamak.

    • Dağlara duman çökmüştü
  5. çömelmek.

    • Çeşmenin başına çöküp elini yüzünü yıkadı
  6. (deve, sığır vb. için) dizlerini bükerek olduğu yere oturmak.

    • Doyan inek çöküp geviş getirmeye başladı
  7. (insan için) birdenbire oturmak.

    • Odaya girip bir koltuğa çöktü
  8. (avurt, göğüs vb. için) diş yokluğu, zayıflama gibi bir nedenle içeri doğru girmek, çukurlaşmak.

    • Birkaç gün içinde avurtları çökmüştü
  9. yıkılıp dağılmak, son bulmak, ortadan kalkmak.

    • Tarihte birçok devletin çöktüğü yazılıdır
  10. yoğun bir biçimde duyumsamak.

    • Ayrılığın acısı içine çökmüştü
  11. vücut, ruh ve akılca güçsüzleşmek, yıpranmak, sarsılıp gençliğini, dinçliğini yitirmek.

    • Onu bu kez çökmüş buldum
  12. (kimi duygusal durumlar, duygular için) yoğun olarak birikmek, etkisine almak, basmak.

    • İçine çöken acıyı kolayca yok edemezdi