unknown
çekmek eylemine konu olmak.
kendini geriye ya da herhangi bir yana çekmek.
azalmak, eski düzeyi kalmamak ya da büsbütün yok olmak.
bulunduğu yerden uzaklaşıp gitmek.
bir yere, bir duruma geçmek.
bir yerden ayağını kesmek, oraya hiç uğramamak.
bir görevden, bir işten kendi isteğiyle ayrılmak.
(bir yarışmaya vb.) katılmaktan vazgeçmek.
imbikten geçirilerek elde edilmek, damıtılmak.
(göz için) süzülmek, çekik bir durum almak.
dış dünya ile ilişiğini kesmek, herkesten uzak bir yere kapanmak.
el ayak çekmek, ortadan kalkmak.
cepheden ya da düşmandan herhangi bir yöne doğru uzaklaşmak.