unknown
bir şeyi, yüksek ya da geçilmesi zor bir yerin üstünden öte yanına geçirmek.
birini, atlatmak, savmak, uzaklaştırmak.
tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak, uzaklaştırmak.
başkasının yapıtından parçalar alıp kendininmiş gibi göstermek.
kimse görmeden, kimsenin haberi olmadan almak, alıp götürmek, çalmak, hırsızlamak.